Sahîh-i Müslim · 6067
Arapça metin
حَدَّثَنَا شَيْبَانُ بْنُ فَرُّوخَ، حَدَّثَنَا جَرِيرُ بْنُ حَازِمٍ، حَدَّثَنَا قَتَادَةُ، قَالَ قُلْتُ لأَنَسِ بْنِ مَالِكٍ كَيْفَ كَانَ شَعَرُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ كَانَ شَعَرًا رَجِلاً لَيْسَ بِالْجَعْدِ وَلاَ السَّبِطِ بَيْنَ أُذُنَيْهِ وَعَاتِقِهِ .
Bize Şeyban b. Ferrûh rivayet etti. (Dediki): Bize Cerir b. Hazım rivayet etti. (Dediki): Bize Katâde rivayet etti. (Dediki): Enes b. Mâlik'e: — Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in saçı nasıldı? diye sordum. — Orta bir saçtı. Kıvırcık değil, düz de değildi. İki kulağı ile omuzu arasında idi, dedi
Benzer hadisler
حَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا حَبَّانُ بْنُ هِلاَلٍ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الصَّمَدِ، قَالاَ حَدَّثَنَا هَمَّامٌ، حَدَّثَنَا قَتَادَةُ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَضْرِبُ شَعَرُهُ مَنْكِبَيْهِ .
Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Habbân b. Hilâl rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Abdü's-Samed rivayet etti. Her iki râvi demişlerki: Bize Hemmam rivayet etti. (Dediki): Bize Katâde Enes'den rivayet ettiki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in saçları omuzlarına çahyormuş
وَحَدَّثَنِي حَجَّاجُ بْنُ الشَّاعِرِ، حَدَّثَنَا مُعَلَّى بْنُ أَسَدٍ، حَدَّثَنَا وُهَيْبُ بْنُ خَالِدٍ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ سِيرِينَ، قَالَ سَأَلْتُ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ أَخَضَبَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ إِنَّهُ لَمْ يَرَ مِنَ الشَّيْبِ إِلاَّ قَلِيلاً .
Bana Haccâc b. Şâir de rivayet etti. (Dediki): Bize Mualla b. Esed rivayet etti. (Dediki): Bize Vüheyb b. Hâlid, Eyyub'dan, o da Muhammed b. Sîrîn'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Enes b. Mâlik'e sordum. — Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hiç saçını boyadı mı? (Dedim). — O saçının ağarmasından ancak az bir şey gördü, dedi
حَدَّثَنَا شَيْبَانُ بْنُ فَرُّوخَ، حَدَّثَنَا هَمَّامٌ، حَدَّثَنَا عَطَاءٌ، عَنْ صَفْوَانَ بْنِ يَعْلَى ابْنِ، مُنْيَةَ عَنْ أَبِيهِ، قَالَ أَتَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم رَجُلٌ وَقَدْ عَضَّ يَدَ رَجُلٍ فَانْتَزَعَ يَدَهُ فَسَقَطَتْ ثَنِيَّتَاهُ - يَعْنِي الَّذِي عَضَّهُ - قَالَ فَأَبْطَلَهَا النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَقَالَ " أَرَدْتَ أَنْ تَقْضَمَهُ كَمَا يَقْضَمُ الْفَحْلُ " .
Bize Şeybân b. Ferrûh rivayet etti. (Dediki): Bize Hemmâm rivayet etti. (Dediki): Bize Atâ', Safvân b. Ya'lâ b. Münye'-den, o da babasından naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bîr adam geldi, bu adam birinin elini ısırmış; o da elini çekmiş ve iki ön dişi (yâni ısırdığı kimsenin dişleri) düşmüştü. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu dâvayı iptâl etti; ve: «Onu aygırın kemirdiği gibi kemirmek mi istedin?» buyurdular
وَحَدَّثَنَاهُ شَيْبَانُ بْنُ فَرُّوخَ، حَدَّثَنَا سَلاَّمُ بْنُ مِسْكِينٍ، حَدَّثَنَا ثَابِتٌ الْبُنَانِيُّ، عَنْ أَنَسٍ، بِمِثْلِهِ .
{M-51} Bize bu hadîsi Şeyban b. Ferruh dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Sellam b. Miskin rivayet etti. (Dediki): Bize Sabit El-Bünânî, Enes'den bu hadîsin mislini rivayet etti
حَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ الْجَهْضَمِيُّ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا الْمُثَنَّى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ يُكْرَهُ أَنْ يَنْتِفَ الرَّجُلُ، الشَّعْرَةَ الْبَيْضَاءَ مِنْ رَأْسِهِ وَلِحْيَتِهِ - قَالَ - وَلَمْ يَخْتَضِبْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِنَّمَا كَانَ الْبَيَاضُ فِي عَنْفَقَتِهِ وَفِي الصُّدْغَيْنِ وَفِي الرَّأْسِ نَبْذٌ .
Bize Nasr b. Alî El-Cehdamî rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Müsennâ b. Saîd Katâde'den, o da Enes b. Mâlik'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Bir kimsenin başından ve sakalından beyaz kılı yolması mekruhdur. Hem Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) boyanmamıştır. Beyazlık onun ancak alt dudağında, şakaklarında ve başında birkaç tane vardı
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَمُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا إِسْحَاقَ، قَالَ سَمِعْتُ الْبَرَاءَ، يَقُولُ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَجُلاً مَرْبُوعًا بَعِيدَ مَا بَيْنَ الْمَنْكِبَيْنِ عَظِيمَ الْجُمَّةِ إِلَى شَحْمَةِ أُذُنَيْهِ عَلَيْهِ حُلَّةٌ حَمْرَاءُ مَا رَأَيْتُ شَيْئًا قَطُّ أَحْسَنَ مِنْهُ صلى الله عليه وسلم .
Bize Muhammed b. Müsennâ ile Muhammed b. Beşâr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b, Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki): Ebû ishâk'ı dinledim. (Dediki): Bera'ı şunu söylerken işittim: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) orta boylu, omuzlarının arası geniş, saç demedi kulaklarının yumuşağına inecek kadar büyük bir zat idi. Üzerinde kırmızı bir hülle vardı. Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den daha güzel hiç bir şey görmedim