Sahîh-i Müslim · 6417
Arapça metin
حَدَّثَنِي أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، جَمِيعًا عَنِ ابْنِ عُلَيَّةَ، - وَاللَّفْظُ لِزُهَيْرٍ - حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ، - وَهُوَ ابْنُ صُهَيْبٍ - عَنْ أَنَسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم رَأَى صِبْيَانًا وَنِسَاءً مُقْبِلِينَ مِنْ عُرْسٍ فَقَامَ نَبِيُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مُمْثِلاً فَقَالَ " اللَّهُمَّ أَنْتُمْ مِنْ أَحَبِّ النَّاسِ إِلَىَّ اللَّهُمَّ أَنْتُمْ مِنْ أَحَبِّ النَّاسِ إِلَىَّ " . يَعْنِي الأَنْصَارَ .
Bana Ebû Bekr b. Ebi Şeybe ile Züheyr b. Harb hep birden İbni Uleyye'den rivayet ettiler. Lâfız Züheyr'indir. (Dedilerki): Bize İsmail Abdi'l-Aziz'den (bu zât İbni Suhayb'dır), o da Enes'den naklen rivayet ettiki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kalkıp doğrularak : «Allah'ım! Siz bana insanların en makbullerindensiniz. Allah'ım! Siz bana insanların en makbullerindensiniz!» buyurmuş. Ensârı kasdediyormuş. İzah 2510 da
Benzer hadisler
حَدَّثَنِي عَمْرٌو النَّاقِدُ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، ح قَالَ وَحَدَّثَنِي أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، - وَاللَّفْظُ لِزُهَيْرٍ - قَالُوا حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم صَلَّى فِي خَمِيصَةٍ لَهَا أَعْلاَمٌ وَقَالَ " شَغَلَتْنِي أَعْلاَمُ هَذِهِ فَاذْهَبُوا بِهَا إِلَى أَبِي جَهْمٍ وَائْتُونِي بِأَنْبِجَانِيِّهِ " .
Bana Amru'n-Nâkıd ile Züheyr b. Harb rivayet ettiler. H. Bana Ebu Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. Lâfız Züheyr'indir. (Bunların hepsi) Dedilerki: Bize Sûfyân b. Uyeyne, Zührî'den, o da Urve'den, o da Âişe'den naklen rivayet ettiki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) çizgili bir elbise içinde namaz kılmış ve: «Bunun çizgileri beni meşgul etti. Siz bunu Ebu Cehm'e götürün de bana onun enbicânîsini getirin!» buyurmuşlar
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَشُجَاعُ بْنُ مَخْلَدٍ، - وَاللَّفْظُ لأَبِي بَكْرٍ - قَالاَ حَدَّثَنَا حُسَيْنٌ، - وَهُوَ ابْنُ عَلِيٍّ الْجُعْفِيُّ - عَنْ زَائِدَةَ، عَنِ السُّدِّيِّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ الْبَهِيِّ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ سَأَلَ رَجُلٌ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم أَىُّ النَّاسِ خَيْرٌ قَالَ " الْقَرْنُ الَّذِي أَنَا فِيهِ ثُمَّ الثَّانِي ثُمَّ الثَّالِثُ " .
Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe ile Şuca' b. Mahled rivayet ettiler. Lâfız Ebû Bekrindir. (Dedilerki): Bize Hüseyn (bu zât ibni Ali El-Cu'fi'dir) Zâide'den, o da Süddi'den, o da Abdullah El-Behi'den, o da Âişe'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Bir adam Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e insanların en hayırlıları kimlerdir? diye sordu : «İçinde benim bulunduğum asırdır. Sonra ikinci, daha sonra üçüncü {asırdır).» buyurdular
وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، - يَعْنِي ابْنَ عُلَيَّةَ - عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ، - وَهُوَ ابْنُ صُهَيْبٍ - قَالَ سُئِلَ أَنَسٌ عَنِ الثُّومِ، فَقَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَنْ أَكَلَ مِنْ هَذِهِ الشَّجَرَةِ فَلاَ يَقْرَبَنَّا وَلاَ يُصَلِّي مَعَنَا " .
Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki) : Bize İsmail (yâni İbni Uleyye) Abdûlâzîz'den— ki İbni Sühayb'dır — naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Enes'e sarımsağın hükmünü sordular da şunu söyledi: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Her kim şu sebzeden yerse bize yaklaşmasın ve bizimle namaz kılmasın!» buyurdular. İzah 566 da
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، - وَهُوَ ابْنُ عُلَيَّةَ - عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ صُهَيْبٍ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَنْ لَبِسَ الْحَرِيرَ فِي الدُّنْيَا لَمْ يَلْبَسْهُ فِي الآخِرَةِ " .
Size Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İsmail (bu zat İbni Uîeyye'dir), Abdulaziz b. Suheyb'den, o da Enes'den naklen rivayet etti. Enes şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ; «Her kim ipeği dünyada giyerse, onu âhirette giymez.» buyurdular. İzah 2075 te
وَحَدَّثَنِي عَمْرٌو النَّاقِدُ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، كِلاَهُمَا عَنِ ابْنِ عُلَيَّةَ، قَالَ زُهَيْرٌ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ أَبِي قِلاَبَةَ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم أَتَى عَلَى أَزْوَاجِهِ وَسَوَّاقٌ يَسُوقُ بِهِنَّ يُقَالُ لَهُ أَنْجَشَةُ فَقَالَ " وَيْحَكَ يَا أَنْجَشَةُ رُوَيْدًا سَوْقَكَ بِالْقَوَارِيرِ " . قَالَ قَالَ أَبُو قِلاَبَةَ تَكَلَّمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِكَلِمَةٍ لَوْ تَكَلَّمَ بِهَا بَعْضُكُمْ لَعِبْتُمُوهَا عَلَيْهِ .
Bana Amru'n-Nâkıd ile Züheyr b. Harb da ikisi birden İbni Uleyye'den rivayet ettiler. Züheyr (Dediki): Bize İsmail rivayet etti. (Dediki): Bize Eyyub Ebû Kılâbe'den, o da Enes'den naklen rivayet etti ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zevcelerinin yanına gelmiş. Enceşe denilen bir sürücü hayvanlarını sürüyormuş. Bunun üzerine: «Vah sana yâ Enceşe! Camlar’ın hayvanlarını yavaş sür!: buyurmuşlar. Ravi diyorki: Ebû Kılâbe şunu söyledi: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Öyle bir söz söyledi ki, onu sizden biriniz söylese kendisini ayıplardınız
وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي أُوَيْسٍ، حَدَّثَنِي عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ الْمُطَّلِبِ، عَنْ سُهَيْلِ بْنِ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَنْ حَلَفَ عَلَى يَمِينٍ فَرَأَى غَيْرَهَا خَيْرًا مِنْهَا فَلْيَأْتِ الَّذِي هُوَ خَيْرٌ وَلْيُكَفِّرْ عَنْ يَمِينِهِ " .
Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki): Bize ibni Ebi Üveys rivayet etti. (Dediki): Bana Abdülâzîz b. El-Muttalib, Süheyl b. Ebî Sâlih'den, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bir kimse bir şeye yemîn eder de başkasını ondan daha hayırlı görürse hemen o hayırlı işi yapsın; yemininden dolayı da keffâret versin!» buyurdular