Sahîh-i Müslim · 6608
Arapça metin
حَدَّثَنَا هَارُونُ بْنُ سَعِيدٍ الأَيْلِيُّ، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي سُلَيْمَانُ، - وَهُوَ ابْنُ بِلاَلٍ - عَنِ الْعَلاَءِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، حَدَّثَهُ عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " لاَ يَنْبَغِي لِصِدِّيقٍ أَنْ يَكُونَ لَعَّانًا " .
Bize Harun b. Saîd El-Eylî rivayet etti, (Dediki): Bize rivayet etti. (Dediki): Bana Süleyman (bu zât İbni Bilâl'dir) Alâ' b. Abdirrahman'dan naklen haber verdi. AIâ' ona babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etmiş ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Sıddik bir kimseye lânetçi olması yakışmaz.» buyurmuşlar
Benzer hadisler
حَدَّثَنَا هَارُونُ بْنُ سَعِيدٍ الأَيْلِيُّ، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي عَمْرُو بْنُ الْحَارِثِ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، حَدَّثَهُ أَنَّ أَبَا سَلَمَةَ بْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ حَدَّثَهُ عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ قَالَ " إِنَّمَا الْمَاءُ مِنَ الْمَاءِ " .
Bize Harun b. Said el-Eyli rivayet etti (Dediki): Bize İbni Vehb rivayet etti. (Dediki): Bana Amr b. Haris, İbni Şihab'dan naklen haber verdi. Ona da Ebu Selemete'bnü Abdirrahman, Ebu Saîd-i Hudrî'den o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etmişki,. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Su ancak su'dan dolayı icab eder.» buyurmuşlar
حَدَّثَنِي هَارُونُ بْنُ سَعِيدٍ الأَيْلِيُّ، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي عَمْرٌو، أَنَّ أَبَا يُونُسَ، مَوْلَى أَبِي هُرَيْرَةَ حَدَّثَهُ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ قَالَ " إِنِّي لأَنْقَلِبُ إِلَى أَهْلِي فَأَجِدُ التَّمْرَةَ سَاقِطَةً عَلَى فِرَاشِي ثُمَّ أَرْفَعُهَا لآكُلَهَا ثُمَّ أَخْشَى أَنْ تَكُونَ صَدَقَةً فَأُلْقِيهَا " .
Bana Hârûn b. Saîd El-Eylî rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb rivayet etti. (Dediki): Bana Amr haber verdi; Ona da Ebû Hureyre'nin azatlısı Ebû Yûnus, Ebû Hureyre'den o da Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etmşi ki: şöyle buyurmuşlar: — «Bazen ben ailem nezdine döner de döşeğimin üzerine düşmüş bir hurma bulurum, sonra onu yemek için yerden alırım, arkasından da sadaka olduğundan korkarak onu elimden atarım.»
وَحَدَّثَنَا حَسَنُ بْنُ عَلِيٍّ الْحُلْوَانِيُّ، حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ، - وَهُوَ ابْنُ إِبْرَاهِيمَ بْنِ سَعْدٍ - حَدَّثَنَا أَبِي، عَنْ صَالِحٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَنَّ أَبَا سَلَمَةَ بْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، وَسُلَيْمَانَ بْنَ يَسَارٍ، أَخْبَرَاهُ عَنْ نَاسٍ، مِنَ الأَنْصَارِ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِ حَدِيثِ ابْنِ جُرَيْجٍ .
{…} Bize Hasan b. Aliy El-Hulvânî de rivayet etti. (Dediki): Bize Ya'kûb —ki ibni İbrahim b. Sa'd'dır— rivayet etti. (Dediki): Bize babam, Sâlih'den, o da İbni Şihâb'dan naklen rivayet etti ki, kendisine Ebû Seleme b. Abdirrahmân ile Süleyman b. Yesâr, Ensârdan bazı kimselerden, onlar da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen İbni Cüreyc hadîsi tarzında haber vermişler
حَدَّثَنِي هَارُونُ بْنُ سَعِيدٍ الأَيْلِيُّ، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، حَدَّثَنَا مَالِكٌ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " قَالَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ أَعْدَدْتُ لِعِبَادِيَ الصَّالِحِينَ مَا لاَ عَيْنٌ رَأَتْ وَلاَ أُذُنٌ سَمِعَتْ وَلاَ خَطَرَ عَلَى قَلْبِ بَشَرٍ ذُخْرًا بَلْهَ مَا أَطْلَعَكُمُ اللَّهُ عَلَيْهِ " .
Bana Harun b. Saîd El-Eylî rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb rivayet etti. (Dediki): Bana Mâlik Ebû'z-Zinad'dan, o da Arac'dan, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti ki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuşlar: «Allah (Azze ve Celle): Ben sâlih kullarıma —size Allah'ın bildirdikleri bir tarafa— zuhru ahiret olmak üzere hiç bir gözün görmediği, kulağın işitmediği ve insan kalbinden geçmeyen şeyler hazırladım, buyurdu.»
حَدَّثَنَا هَارُونُ بْنُ مَعْرُوفٍ، وَهَارُونُ بْنُ سَعِيدٍ الأَيْلِيُّ، قَالاَ حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي أَبُو صَخْرٍ، عَنِ ابْنِ قُسَيْطٍ، عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الزُّبَيْرِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا صَلَّى قَامَ حَتَّى تَفَطَّرَ رِجْلاَهُ قَالَتْ عَائِشَةُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَتَصْنَعُ هَذَا وَقَدْ غُفِرَ لَكَ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِكَ وَمَا تَأَخَّرَ فَقَالَ " يَا عَائِشَةُ أَفَلاَ أَكُونُ عَبْدًا شَكُورًا " .
Bize Harun b. Mâruf ile Harun b. Saîd EI-Eylî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bire İbni Vehb rivayet etti. (Dediki): Bana Ebû Sahr, İbni Kuseyt'den, o da Urve b. Zübeyr'den, o da Âişe'den naklen haber verdi. (Şöyle demiş): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namaz kıldığı vakit ayakları patlayacak derecede ayakta dururdu, Aişe : — Ya Resûlallah! Allah senin gelmiş geçmiş bütün günahlarını sana bağışladığı halde yine bunu mu yapıyorsun? demiş. Bunun üzerine: «Ya Aişe! Şükreden bir kul olmayayım mı?» buyurmuşlar
حَدَّثَنَا هَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا الأَسْوَدُ بْنُ عَامِرٍ، عَنْ زُهَيْرٍ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، قَالَ سَمِعْتُ سَعِيدَ بْنَ جُبَيْرٍ، يَقُولُ قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ - رضى الله عنهما - وَقَصَتْ رَجُلاً رَاحِلَتُهُ وَهُوَ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَمَرَهُمْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ يَغْسِلُوهُ بِمَاءٍ وَسِدْرٍ وَأَنْ يَكْشِفُوا وَجْهَهُ - حَسِبْتُهُ قَالَ - وَرَأْسَهُ فَإِنَّهُ يُبْعَثُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَهُوَ يُهِلُّ .
Bize Harun b. Abdillâh rivayet etti. (Dediki): Bize Esved b. Âmir, Züheyr den, o da Ebû'z-Zübeyr'den naklen rivayet etti. Demişki: Ben Saîd b, Cübeyr'î şunu söylerken işittim: İbni Abbâs (Radiyallahu anhünıa) (Dediki): «Bir adamı, hayvanı düşürerek boynunu kırdı. Bu zât, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte bulunuyordu. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ashabına onun cenazesini su ve sidirle yıkamalarını, yüzünü -zannederim başını da, dedi.- açmalarını emretti. Ve: — Çünkü o, kıyamet gününde ihlâl yaparak diriltilecektir buyurdu.»