İslami Delil
Aramaya dön
Hadis

Sünen-i Ebû Dâvûd · 1083

Prayer (Kitab Al-Salat)

Arapça metin

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عِيسَى، حَدَّثَنَا حَسَّانُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ لَيْثٍ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنْ أَبِي الْخَلِيلِ، عَنْ أَبِي قَتَادَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ كَرِهَ الصَّلاَةَ نِصْفَ النَّهَارِ إِلاَّ يَوْمَ الْجُمُعَةِ وَقَالَ ‏ "‏ إِنَّ جَهَنَّمَ تُسْجَرُ إِلاَّ يَوْمَ الْجُمُعَةِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو دَاوُدَ هُوَ مُرْسَلٌ مُجَاهِدٌ أَكْبَرُ مِنْ أَبِي الْخَلِيلِ وَأَبُو الْخَلِيلِ لَمْ يَسْمَعْ مِنْ أَبِي قَتَادَةَ ‏.‏

Ebû Katâde (r.a.)'den; rivayet edildiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) cum'a günü müstesna -günün tam yarısında öğleden önce güneş tam tepede iken- namaz kılmayı hoş görmedi ve: "Şüphesiz cum'a günlerinin dışında cehennem (işte bu vakitte) tutuşur" buyurdu. Ebû Dâvûd dedi ki: Bu hadis mürseldir. Çünkü Mücâhid, Ebu'l-HaliVden daha büyüktür. VeEbu'l-Halil, Ebû Katâde’den birşey duy­mamıştır. Sadece Ebû Dâvûd rivayet etmiştir

Sünen-i Ebû Dâvûd, 1083

Benzer hadisler

HadisSünen-i Ebû Dâvûd

حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ سَعِيدٍ الْهَمْدَانِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي مُسْلِمُ بْنُ خَالِدٍ، عَنِ الْعَلاَءِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ خَرَجَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَإِذَا أُنَاسٌ فِي رَمَضَانَ يُصَلُّونَ فِي نَاحِيَةِ الْمَسْجِدِ فَقَالَ ‏"‏ مَا هَؤُلاَءِ ‏"‏ ‏.‏ فَقِيلَ هَؤُلاَءِ نَاسٌ لَيْسَ مَعَهُمْ قُرْآنٌ وَأُبَىُّ بْنُ كَعْبٍ يُصَلِّي وَهُمْ يُصَلُّونَ بِصَلاَتِهِ ‏.‏ فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ أَصَابُوا وَنِعْمَ مَا صَنَعُوا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو دَاوُدَ لَيْسَ هَذَا الْحَدِيثُ بِالْقَوِيِّ مُسْلِمُ بْنُ خَالِدٍ ضَعِيفٌ ‏.‏

Ebû Hureyre (r.a.)'den; demiştir ki: (Bir gece) Resûlullah (s.a.v.) (mescide) çıktı. Bir de gördü ki, halk ramazanda mescidin bir köşesinde (cemaatle) namaz kılıyorlar. Bunun üzerine: "Bunlar(ın hâli) ne?" buyurdu. Bunlar ezberlerinde Kur'ân olmayan kimselerdir. Übeyy b. Ka'b namaz kılıyor. Onlar da onun namazına (uyarak) namaz kılıyorlar, diye cevab verildi. Nebi (s.a.v.) de: "Doğru hareket ediyorlar. Yaptıkları ne güzel!" buyurdu. Ebû Dâvûd dedi ki: Bu hadis sahih değildir. (Çünkü) Müslim b. Hâlid zayıftır. Sadece Ebû Dâvûd rivayet etmiştir

Sünen-i Ebû Dâvûd, 1377
HadisSünen-i İbn Mâce

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ بْنِ عُقْبَةَ، عَنْ كُرَيْبٍ، عَنْ أُسَامَةَ بْنِ زَيْدٍ، قَالَ أَفَضْتُ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَلَمَّا بَلَغَ الشِّعْبَ الَّذِي يَنْزِلُ عِنْدَهُ الأُمَرَاءُ نَزَلَ فَبَالَ وَتَوَضَّأَ قُلْتُ الصَّلاَةَ ‏.‏ قَالَ ‏ "‏ الصَّلاَةُ أَمَامَكَ ‏"‏ ‏.‏ فَلَمَّا انْتَهَى إِلَى جَمْعٍ أَذَّنَ وَأَقَامَ ثُمَّ صَلَّى الْمَغْرِبَ ثُمَّ لَمْ يَحِلَّ أَحَدٌ مِنَ النَّاسِ حَتَّى قَامَ فَصَلَّى الْعِشَاءَ ‏.‏

Usame b. Zeyd (r.a.)'den; şöyle demiştir: Ben (veda haccında) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in beraberinde Arafat'tan Müzdelife'ye döndüm. Resulullah Halifelerin mola verdikleri Şi'b (denen boğaz)'a vardığı zaman devesinden indi ve küçük abdest bozup sonra abdest aldı. Ben: Ya Resulallah! Akşam namazı (kıl yada kılacakmısın?) dedim. Resul-i Ekremh (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Namaz önünde (bulunan Müzdelife de kılınacaktır,») buyurdu. Sonra Müzdelife varınca ezan okunmasını ve kamet getirilmesini emretti. Sonra akşam namazını kıldırdı. Sonra kalkıp yatsı namazını kıldırıncaya kadar halk'tan hiç kimse develerin sırtındaki eşyasını çözmedi. Diğer tahric: Bu hadisin benzeri; Buhari, Müslim Ebu Davud, Muvatta ve Şafii de geçmektedir

Sünen-i İbn Mâce, 3019
HadisMuvatta (İmam Mâlik)

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ صَفْوَانَ بْنِ سُلَيْمٍ، - قَالَ مَالِكٌ لاَ أَدْرِي أَعَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَمْ لاَ - أَنَّهُ قَالَ ‏ "‏ مَنْ تَرَكَ الْجُمُعَةَ ثَلاَثَ مَرَّاتٍ مِنْ غَيْرِ عُذْرٍ وَلاَ عِلَّةٍ طَبَعَ اللَّهُ عَلَى قَلْبِهِ ‏"‏ ‏.‏

İmam Malik, Safvan b. Süleym'den rivayet olunan «Özürsüz ve sebepsiz üç kere Cuma namazını terkeden kimsenin, Allah kalbini mühürler.» hadisi hakkında: «Resulul-lah'dan mı rivayet etti, yoksa kendi görüşü müdür, bilmiyorum» dedi. İbn Abdilber der ki: «Bu hadis, çeşitli yollarla müsneddir; ama en güzeli, Ebu'l-Ca'd ed-Damrî hadisidir.» Diğer tahric: Ebu Davud, Salat; Tirmizî, Cum'a; Nesaî, Cum'a; ibn Mace, Ebvabu İkameti's-Salat

Muvatta (İmam Mâlik), 244
HadisSünen-i İbn Mâce

حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ سَوَّادٍ الْمِصْرِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، عَنْ عَمْرِو بْنِ الْحَارِثِ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِي هِلاَلٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَيْمَنَ، عَنْ عُبَادَةَ بْنِ نُسَىٍّ، عَنْ أَبِي الدَّرْدَاءِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏"‏ أَكْثِرُوا الصَّلاَةَ عَلَىَّ يَوْمَ الْجُمُعَةِ فَإِنَّهُ مَشْهُودٌ تَشْهَدُهُ الْمَلاَئِكَةُ وَإِنَّ أَحَدًا لَنْ يُصَلِّيَ عَلَىَّ إِلاَّ عُرِضَتْ عَلَىَّ صَلاَتُهُ حَتَّى يَفْرُغَ مِنْهَا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ قُلْتُ وَبَعْدَ الْمَوْتِ قَالَ ‏"‏ وَبَعْدَ الْمَوْتِ إِنَّ اللَّهَ حَرَّمَ عَلَى الأَرْضِ أَنْ تَأْكُلَ أَجْسَادَ الأَنْبِيَاءِ ‏"‏ ‏.‏ فَنَبِيُّ اللَّهِ حَىٌّ يُرْزَقُ ‏.‏

Ebü'd-Derda' (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Cum'a günü benim üzerime bol salavat getiriniz. Çünkü o salavatta melekler hazır buiunur. Ve şüphesiz, her hangi (mu'min) bir kimse benim üzerime salavat getireceği zaman behemehal onun salavatı bitinceye kadar (aynı anda) bana sunulur.» Ebü'd-Derda* (r.a.) demiştir ki: Ve ölümünüzden sonra da (böyle mi)? dedim. Efendimiz: «Ölümümden sonra da. Şüphesiz Allah Teala, Nebilerin cesedlerini yemesini yere yasak etmiştir. Allah'ın Nebii diridir, rızıklanır.» buyurdu. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu, hadis sahihtir. Ancak iki yerde munkati'dir. Çünkü Ubade'nin Ebu'd-Derda (r.a.)'den rivayeti mürseldir. El-Ala' böyle demiştir. Zeyd bin Eymen'in Ubade'den rivayeti de mürseldir. Bunu Buhari söylemiştir

Sünen-i İbn Mâce, 1637
HadisSünen-i Ebû Dâvûd

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ يَعْنِي ابْنَ بِلاَلٍ، ح وَحَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ حَنْبَلٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ الثَّقَفِيُّ، - الْمَعْنَى وَاحِدٌ - عَنْ جَعْفَرِ بْنِ مُحَمَّدٍ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم صَلَّى الظُّهْرَ وَالْعَصْرَ بِأَذَانٍ وَاحِدٍ بِعَرَفَةَ وَلَمْ يُسَبِّحْ بَيْنَهُمَا وَإِقَامَتَيْنِ وَصَلَّى الْمَغْرِبَ وَالْعِشَاءَ بِجَمْعٍ بِأَذَانٍ وَاحِدٍ وَإِقَامَتَيْنِ وَلَمْ يُسَبِّحْ بَيْنَهُمَا ‏.‏ قَالَ أَبُو دَاوُدَ هَذَا الْحَدِيثُ أَسْنَدَهُ حَاتِمُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ فِي الْحَدِيثِ الطَّوِيلِ وَوَافَقَ حَاتِمَ بْنَ إِسْمَاعِيلَ عَلَى إِسْنَادِهِ مُحَمَّدُ بْنُ عَلِيٍّ الْجُعْفِيُّ عَنْ جَعْفَرٍ عَنْ أَبِيهِ عَنْ جَابِرٍ إِلاَّ أَنَّهُ قَالَ فَصَلَّى الْمَغْرِبَ وَالْعَتَمَةَ بِأَذَانٍ وَإِقَامَةٍ ‏.‏

Muhamrned (b. Ali b. Huseyn el-Bâkır)dan rivayet olunduğuna göre, Nebi (S.A.V.) Arafat'ta öğle ile ikindiyi aralarında sünnet kılmaksızın, bir ezan ve iki kametle, kılmıştır. Akşam ile yatsıyı da (Müzdelife'de) aralarında sünnet kılmaksızın, birleştirerek bir ezan ve iki kametle kılmıştır. Ebu Davud dediki: Bu hadisi Hatim b. îsmail de (muttasıl bir senedle) uzunca bir hadiste (Resulullah s.a.v.'e) ulaştırdı. Bu hadisi Ca­fer, babası (Muhammed) ve Câbir senediyle (muttasıl olarak Resûl-i Ekrem'e) isnâd etmekte, Muhammed b. Ali el-Cu'fi de Hatim b. İsmail'e uymuştur. Ancak Muhammed b. AH el-Cu'fî (ondan farklı olarak) "Akşam namazıyla yatsıyı bir ezan ve bir kametle kıldırdı" demiştir

Sünen-i Ebû Dâvûd, 1906
HadisSünen-i İbn Mâce

حَدَّثَنَا مَحْمُودُ بْنُ خِدَاشٍ، حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ زَكَرِيَّاءَ الْقُرَشِيُّ، حَدَّثَنَا الزُّبَيْرُ بْنُ سَعِيدٍ الْهَاشِمِيُّ، عَنْ عَبْدِ الْحَمِيدِ بْنِ سَالِمٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ مَنْ لَعِقَ الْعَسَلَ ثَلاَثَ غَدَوَاتٍ كُلَّ شَهْرٍ لَمْ يُصِبْهُ عَظِيمٌ مِنَ الْبَلاَءِ ‏"‏ ‏.‏

Ebû Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Kim her ay üç (gün) sabahleyin bal yalarsa o kimsenin başına büyük belâ gelmez.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi ortadır. Bununla beraber munkati'dir, yâni kesiktir. Çünkü Buhârî: Biz Abdulhamid'in Ebû Hureyre (r.a.)'den hadis işittiğini bilmeyiz, demiştir

Sünen-i İbn Mâce, 3450

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.