Sünen-i Ebû Dâvûd · 1832
Arapça metin
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ حَنْبَلٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، قَالَ سَمِعْتُ الْبَرَاءَ، يَقُولُ لَمَّا صَالَحَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَهْلَ الْحُدَيْبِيَةِ صَالَحَهُمْ عَلَى أَنْ لاَ يَدْخُلُوهَا إِلاَّ بِجُلْبَانِ السِّلاَحِ فَسَأَلْتُهُ مَا جُلْبَانُ السِّلاَحِ قَالَ الْقِرَابُ بِمَا فِيهِ .
Ebû İshâk'dan; demiştir ki: Ben el-Berâ b. Âzib'i şöyle derken işittim: "Rasûlullah (S.A.V.), Hudeybiye (de Mekke) halkı ile barış yapınca, Mekke'ye sadece silah dağarcığı ile girmek şartıyla onlarla anlaşma yaptı... (Şu'be der ki: Ben Ebû İshâk'a); Silah dağarcığı nedir? diye sordum. (Ebû îshâk da); "Kın ve içindeki (kılıç)dır, diye cevâb verdi
Benzer hadisler
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ رَجَاءٍ، حَدَّثَنَا إِسْرَائِيلُ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، حَدَّثَنَا الْبَرَاءُ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ غَزَوْتُ مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم خَمْسَ عَشْرَةَ.
Ebu İshak: Bize Bera r.a. anlatarak dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte onbeş gazaya katıldım
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ إِسْمَاعِيلَ، قَالَ قُلْتُ لِعَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي أَوْفَى ـ رضى الله عنهما ـ بَشَّرَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم خَدِيجَةَ قَالَ نَعَمْ بِبَيْتٍ مِنْ قَصَبٍ، لاَ صَخَبَ فِيهِ وَلاَ نَصَبَ.
İsmail dedi ki: "Abdullah b. Ebi Evfa r.a.'a dedim ki: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hatice'yi müjdeledi mi? O şöyle buyurdu: Evet (onu cennette) içinde gürültü, patırtı ve yorgunluk olmayan, içi oyulmuş inciden bir köşk ile müjdeledi
{….} Bana bu hadîsi Ishak b. Mansur da rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Âmir haber verdi (Dediki): Bize Süfyan, Talhatü'bnü Yahya'dan, o da îsa b. Talha'dan naklen rivayet etti. îsa: Ben Muâviye'yi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdular diyerek bu hadisin mislini rivayet ederken dinledim, demiş
وَحَدَّثَنَاهُ إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا الضَّحَّاكُ بْنُ مَخْلَدٍ أَبُو عَاصِمٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الْحَسَنِ بْنِ عُبَيْدِ اللَّهِ، بِهَذَا الإِسْنَادِ . مِثْلَهُ .
{…} Bize bu hadîsi İshak b. İbrahim de rivayet etti. (Dediki): Bize Dahhâk b. Mahled Ebû Âsim haber verdi. (Dediki): Bize Süfyân, Hasen b. Ubeydillah'dan bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet eyledi
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ غِيَاثٍ، عَنِ الْحَجَّاجِ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، قَالَ قُلْتُ لِلْبَرَاءِ بْنِ عَازِبٍ أَيْنَ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَضَعُ وَجْهَهُ إِذَا سَجَدَ فَقَالَ بَيْنَ كَفَّيْهِ . قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنْ وَائِلِ بْنِ حُجْرٍ وَأَبِي حُمَيْدٍ . قَالَ أَبُو عِيسَى حَدِيثُ الْبَرَاءِ حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ غَرِيبٌ . وَهُوَ الَّذِي اخْتَارَهُ بَعْضُ أَهْلِ الْعِلْمِ أَنْ تَكُونَ يَدَاهُ قَرِيبًا مِنْ أُذُنَيْهِ .
Ebû İshâk (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Berâ b. Âzib’e; Rasûlullah (s.a.v.) secdeye vardığında yüzünü nereye koyardı diye sormuştum da o da iki ellerinin arasına diye cevap verdi.”
وَحَدَّثَنَاهُ أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْمُبَارَكِ، عَنْ سَعْدِ بْنِ سَعِيدٍ، قَالَ سَمِعْتُ عُمَرَ بْنَ ثَابِتٍ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا أَيُّوبَ، - رضى الله عنه - يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِهِ .
{…} Bu hadâsi bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki) Bize Abdullah b. Mübarek Sa'd b. Saîd'den rivayet etti. (Demişki): Ben, Ömer b. Sâbit'den işittim. (Dediki): Ben, Ebû Eyyûb (Radiyallahû anh): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdu... diyerek yukarki hadîsin mislini rivayet ederken işittim