Sünen-i Ebû Dâvûd · 263
Arapça metin
حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ عَمْرٍو، أَخْبَرَنَا سُفْيَانُ، - يَعْنِي ابْنَ عَبْدِ الْمَلِكِ - عَنِ ابْنِ الْمُبَارَكِ، عَنْ مَعْمَرٍ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ مُعَاذَةَ الْعَدَوِيَّةِ، عَنْ عَائِشَةَ، بِهَذَا الْحَدِيثِ . قَالَ أَبُو دَاوُدَ وَزَادَ فِيهِ فَنُؤْمَرُ بِقَضَاءِ الصَّوْمِ وَلاَ نُؤْمَرُ بِقَضَاءِ الصَّلاَةِ .
Ma'mer Eyyub'dan, Eyyub Muaze'den, O da Hz. Aişe (r.anha)dan, bir önceki hadisi rivayet etmişler.(Ma'mer rivayetinde ilave olarak Aişe (r.anha)'in: "Biz orucu kaza etmekle emrolunur, namazı kaza etmekle emrolunmazdık" demiştir. Diğer tahric: Müslim, hayz
Benzer hadisler
حَدَّثَنَا أَبُو الرَّبِيعِ الزَّهْرَانِيُّ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ أَبِي قِلاَبَةَ، عَنْ مُعَاذَةَ، ح وَحَدَّثَنَا حَمَّادٌ، عَنْ يَزِيدَ الرِّشْكِ، عَنْ مُعَاذَةَ، أَنَّ امْرَأَةً، سَأَلَتْ عَائِشَةَ فَقَالَتْ أَتَقْضِي إِحْدَانَا الصَّلاَةَ أَيَّامَ مَحِيضِهَا فَقَالَتْ عَائِشَةُ أَحَرُورِيَّةٌ أَنْتِ قَدْ كَانَتْ إِحْدَانَا تَحِيضُ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ لاَ تُؤْمَرُ بِقَضَاءٍ .
Bize Ebu'r Rabi'ez Zehram rivayet etti. (Dediki): Bize Hammad Eyyub'dan, o da Ebu Kılabe'den, o da Muaze'den naklen rivayet etti. H. Bize Hammad da Yezid er-Rişk'den, o da Muaze'den naklen rivayet etti ki bir kadın Aişe'ye bizden herhangi birisi ay hali olduğu günlerdeki namazı kaza etmeli mi, diye sordu. Aişe: Sen Haruri misin? Bizden herhangi birimiz Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) döneminde ay hali olurdu sonra da (kılamadığı namazlarını) kaza etmesi emredilmezdi, dedi. Diğer tahric: Buhari, 321; Ebu Davud, 262, 263; Tirmizi, 130; Nesai, 380, 2317; İbn Mace, 631; Tuhfetu'l-Eşraf
حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، قَالَ حَدَّثَنَا هَمَّامٌ، قَالَ حَدَّثَنَا قَتَادَةُ، قَالَ حَدَّثَتْنِي مُعَاذَةُ، أَنَّ امْرَأَةً، قَالَتْ لِعَائِشَةَ أَتَجْزِي إِحْدَانَا صَلاَتَهَا إِذَا طَهُرَتْ فَقَالَتْ أَحَرُورِيَّةٌ أَنْتِ كُنَّا نَحِيضُ مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَلاَ يَأْمُرُنَا بِهِ. أَوْ قَالَتْ فَلاَ نَفْعَلُهُ.
Muaze'den şöyle nakledilmiştir: "Bir kadın Aişe (r.anha)'ye, 'Hayızdan çıkınca namazımızı kaza edelim mi?' diye sordu. Bunun üzerine Aişe (r.anha) şöyle cevap verdi: 'Yoksa sen, Haruriye fırkasından mısın? Biz Nebi SÜRESİ varken hayız olurduk. O, bize böyle bir şey emretmedi.' Ya da Aişe (r.anha) ( son cümle yerine) 'biz kaza etmezdik' demiştir." Diğer tahric: Tirmizi Tahare; Müslim, Hayz
حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا وُهَيْبٌ، حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ أَبِي قِلاَبَةَ، عَنْ مُعَاذَةَ، أَنَّ امْرَأَةً، سَأَلَتْ عَائِشَةَ أَتَقْضِي الْحَائِضُ الصَّلاَةَ فَقَالَتْ أَحَرُورِيَّةٌ أَنْتِ لَقَدْ كُنَّا نَحِيضُ عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَلاَ نَقْضِي وَلاَ نُؤْمَرُ بِالْقَضَاءِ .
Muaze (radiyallahu anha) demiştir ki; Bir kadın Aişe (r.anha)'ya; "Hayızlı kadın (namazını) kaza eder mi?" diye sordu. Hz. Aişe: "Yoksa sen Haruri'misin? Bilesin ki, biz Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) yanında (zamanında) hayız olur, (hayız günlerindeki namazları) kaza etmez ve kaza etmekle de emrolunmazdık" karşılığını verdi. Diğer tahric: Buhari, hayz; Müslim, Hayz; Nesai, hayz, siyam; İbn Mace, Tahare ;Darimî, vudu'; Ahmed b. Hanbel, VI
وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ يَزِيدَ، قَالَ سَمِعْتُ مُعَاذَةَ، أَنَّهَا سَأَلَتْ عَائِشَةَ أَتَقْضِي الْحَائِضُ الصَّلاَةَ فَقَالَتْ عَائِشَةُ أَحَرُورِيَّةٌ أَنْتِ قَدْ كُنَّ نِسَاءُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَحِضْنَ أَفَأَمَرَهُنَّ أَنْ يَجْزِينَ قَالَ مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ تَعْنِي يَقْضِينَ .
Bize Muhammedü'bnü'I - Müsenna da rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Cafer rivayet etti: (Dediki): Bize Şu'be Yezid'den naklen rivayet eyledi. Demişki. Ben Muaze'den dinledim. Muaze, Aişe'ye: Ay hali kadın namazı kaza eder mi diye sordu. Aişe: Sen Haruri misin, dedi. Biz Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in hanımları ay hali olurduk. Onun karşılığını (kılamadıkları namazlarını kaza etmelerini) emretti mi hiç, dedi. Muhammed b. Cafer dedi ki: Namazlarını kaza etmelerini kastetmektedir, dedi
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، قَالَ سَمِعْتُ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ تَقُولُ كَانَ يَكُونُ عَلَىَّ الصَّوْمُ مِنْ رَمَضَانَ، فَمَا أَسْتَطِيعُ أَنْ أَقْضِيَ إِلاَّ فِي شَعْبَانَ. قَالَ يَحْيَى الشُّغْلُ مِنَ النَّبِيِّ أَوْ بِالنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم.
Aişe r.anha'nın şöyle dediği nakledilmiştir: "Benim Ramazan'da tutamayıp kazaya kalan oruçlarım olurdu ve bunları ancak Şa'ban ayında kaza edebilirdim." Hadisin ravilerinden Yahya: "Hz. Aişe'nin kaza orucunu bu şekilde geciktirmesi Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den kaynaklanıyordu" demiştir
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، عَنْ عُبَيْدَةَ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ: كُنَّا نَحِيضُ عِنْدَ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَيَأْمُرُنَا بِقَضَاءِ الصَّوْمِ .
Aişe (r.anha)'dan; şöyle demiştir: Biz, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanındayken (Ramazan ayında) aybaşı adetini görürdük. (Temizlendikten) sonra bize (tutmadığımız günler sayısınca) orucu kaza etmemizi emrederdi. Diğer tahric: Tirmizi de bu hadisi rivayet ederek hasen olduğunu söylemiştir