Sünen-i Ebû Dâvûd · 277
Arapça metin
حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، حَدَّثَنَا صَخْرُ بْنُ جُوَيْرِيَةَ، عَنْ نَافِعٍ، بِإِسْنَادِ اللَّيْثِ وَبِمَعْنَاهُ قَالَ " فَلْتَتْرُكِ الصَّلاَةَ قَدْرَ ذَلِكَ ثُمَّ إِذَا حَضَرَتِ الصَّلاَةُ فَلْتَغْتِسِلْ وَلْتَسْتَثْفِرْ بِثَوْبٍ ثُمَّ تُصَلِّي " .
Sahr b. Cüveyriye Nafi'den, Leys'in hadisinin senet ve manasına uygun olarak rivayet etti. (Bu rivayette) Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bu gün ve geceler miktarınca namazı terk etsin. Namaz vakti gelince gusletsin, bir elbise ile (fercini) bağlasın sonra da namaz kılsın" buyurdu
Benzer hadisler
حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا حُجَيْنٌ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ عُقَيْلٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَخْبَرَنِي أَبُو بَكْرِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْحَارِثِ، أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا قَامَ إِلَى الصَّلاَةِ يُكَبِّرُ حِينَ يَقُومُ بِمِثْلِ حَدِيثِ ابْنِ جُرَيْجٍ وَلَمْ يَذْكُرْ قَوْلَ أَبِي هُرَيْرَةَ . إِنِّي أَشْبَهُكُمْ صَلاَةً بِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم .
Bana Muhammed b. Râfi rivayet etti. (Dediki): Bize Huceyn rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, Ukayl'den, o da İbni Şihâb'dan naklen rivayet etti. (Demişki): Bana Ebu Bekr b. Abdirrahman b. Haris, Ebu Hureyre'yi şöyle derken işittiğini haber verdi: — Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namaza kalktığı vakit (tam) namaza dururken tekbîr alırdı... (Bundan sonra) hadisi İbni Cüreyc'in rivayeti gibi tahdîs etmiş; yalnız Ebu Hureyre'nin: — «Şüphesiz ki içinizde namazı Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in namazına en ziyade benzeyeniniz benim» sözünü zikretmemiş
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ، حَدَّثَنَا أَنَسٌ، - يَعْنِي ابْنَ عِيَاضٍ - عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ رَجُلٍ، مِنَ الأَنْصَارِ أَنَّ امْرَأَةً، كَانَتْ تُهَرَاقُ الدِّمَاءَ فَذَكَرَ مَعْنَى حَدِيثِ اللَّيْثِ قَالَ " فَإِذَا خَلَّفَتْهُنَّ وَحَضَرَتِ الصَّلاَةُ فَلْتَغْتَسِلْ " . وَسَاقَ الْحَدِيثَ بِمَعْنَاهُ .
Süleyman b. Yesar, Ensardan olan birisinden rivayet etmiştir ki; Kendisinden devamlı kan gelen bir kadın vardı... (dedikten sonra Leys, yukarıdaki hadisinin manasını nakletti.) Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "O günleri geçip namaz vakti gelince yıkansın..." buyurdu ve ravi önceki hadisi mana olarak nakletti
حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ مُحَمَّدٍ، أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، أَخْبَرَنَا يُونُسُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، أَخْبَرَنِي سَالِمٌ، أَنَّ ابْنَ عُمَرَ، حَدَّثَهُ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " بَيْنَمَا رَجُلٌ يَجُرُّ إِزَارَهُ مِنَ الْخُيَلاَءِ خُسِفَ بِهِ، فَهْوَ يَتَجَلْجَلُ فِي الأَرْضِ إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ ". تَابَعَهُ عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ خَالِدٍ عَنِ الزُّهْرِيِّ.
İbn Ömer'den rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Bir adam kibirinden ötürü elbisesini sürüklerken yerin dibine geçirildi. o, kıyamet gününe kadar yerin içine doğru gitmeye devam edecektir." Hadis 5790 numara ile gelecektir
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، وَيَزِيدُ بْنُ خَالِدِ بْنِ يَزِيدَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَوْهَبٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ يَسَارٍ، أَنَّ رَجُلاً، أَخْبَرَهُ عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ، أَنَّ امْرَأَةً، كَانَتْ تُهَرَاقُ الدَّمَ . فَذَكَرَ مَعْنَاهُ قَالَ " فَإِذَا خَلَّفَتْ ذَلِكَ وَحَضَرَتِ الصَّلاَةُ فَلْتَغْتَسِلْ " . بِمَعْنَاهُ .
Ümmü Seleme (r.anha) demiştir ki; "Kendisinden devamlı kan gelen bir kadın vardı... -(Leys) evvelki hadisin manasını nakletti ve- (Nebi Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bu günler geçip de namaz vakti gelince yıkansın... '' dedi
حَدَّثَنِي سَلَمَةُ بْنُ شَبِيبٍ، حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ أَعْيَنَ، حَدَّثَنَا مَعْقِلٌ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ سَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ فِي غَزْوَةٍ غَزَوْنَاهَا " اسْتَكْثِرُوا مِنَ النِّعَالِ فَإِنَّ الرَّجُلَ لاَ يَزَالُ رَاكِبًا مَا انْتَعَلَ " .
Bana Seleme b. Şebib rivayet etti. (Dediki): Bize Hasen b. A'yen rivayet etti. (Dediki): Bize Makil, Ebû'z-Zübeyr'den, o da Câbîr'den naklen rivayet etti. Câbir şöyie demiş. Beraber gaza ettiğimiz bir gazvede Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işittim : «Takunyaları çoğaltın! Çünkü bir kimse takunya giydiği müddetçe binek gitmekte daimdir.»
حَدَّثَنَا الرَّبِيعُ بْنُ نَافِعٍ، حَدَّثَنَا مُعَاوِيَةُ، - يَعْنِي ابْنَ سَلاَّمٍ - عَنْ زَيْدٍ، أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا سَلاَّمٍ، قَالَ حَدَّثَنِي السَّلُولِيُّ، - هُوَ أَبُو كَبْشَةَ - عَنْ سَهْلِ ابْنِ الْحَنْظَلِيَّةِ، قَالَ ثُوِّبَ بِالصَّلاَةِ - يَعْنِي صَلاَةَ الصُّبْحِ - فَجَعَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي وَهُوَ يَلْتَفِتُ إِلَى الشِّعْبِ . قَالَ أَبُو دَاوُدَ وَكَانَ أَرْسَلَ فَارِسًا إِلَى الشِّعْبِ مِنَ اللَّيْلِ يَحْرُسُ .
Sehl b.el-Nanzaliyye'den; demiştir ki: Namaz için -yani sabah namazı için- ikâmet getirildi. Resûlullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) namaz'a durdu ve dağ yoluna bakıyordu. Ebu Davud dediki: Resul-i Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem) dağ yoluna geceleyin bekçilik yapacak bir atlı göndermişti. Ebû Dâvûd rivayet etmiştir