Sünen-i Ebû Dâvûd · 297
Arapça metin
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرِ بْنِ زِيَادٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا ح، وَأَخْبَرَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا شَرِيكٌ، عَنْ أَبِي الْيَقْظَانِ، عَنْ عَدِيِّ بْنِ ثَابِتٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِي الْمُسْتَحَاضَةِ " تَدَعُ الصَّلاَةَ أَيَّامَ أَقْرَائِهَا ثُمَّ تَغْتَسِلُ وَتُصَلِّي وَالْوُضُوءُ عِنْدَ كُلِّ صَلاَةٍ " . قَالَ أَبُو دَاوُدَ زَادَ عُثْمَانُ " وَتَصُومُ وَتُصَلِّي " .
Adiy bin Sabit, babası tarikiyla dedesinden Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in müstehaza hakkında şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: (Müstehaza hastalanmadan evvelki) hayız günlerinde namazı terk eder, sonra (hayız günleri bitince) ğusleder ve namazını kılar. Her namaz da da abdest alması lazımdır. Ebu Davud dedi ki: (Ravi)i Osman "Oruç tutar ve namaz kılar", ibaresini ilave etti. Diğer tahric: Tirmizi, tahare; Dârimi, vudu