İslami Delil
Aramaya dön
Hadis

Sünen-i Ebû Dâvûd · 3125

Funerals (Kitab Al-Jana'iz)

Arapça metin

حَدَّثَنَا أَبُو الْوَلِيدِ الطَّيَالِسِيُّ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَاصِمٍ الأَحْوَلِ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا عُثْمَانَ، عَنْ أُسَامَةَ بْنِ زَيْدٍ، أَنَّ ابْنَةً لِرَسُولِ اللَّهِ، صلى الله عليه وسلم أَرْسَلَتْ إِلَيْهِ وَأَنَا مَعَهُ وَسَعْدٌ وَأَحْسِبُ أُبَيًّا أَنَّ ابْنِي أَوْ بِنْتِي قَدْ حُضِرَ فَاشْهَدْنَا ‏.‏ فَأَرْسَلَ يُقْرِئُ السَّلاَمَ فَقَالَ ‏"‏ قُلْ لِلَّهِ مَا أَخَذَ وَمَا أَعْطَى وَكُلُّ شَىْءٍ عِنْدَهُ إِلَى أَجَلٍ ‏"‏ ‏.‏ فَأَرْسَلَتْ تُقْسِمُ عَلَيْهِ فَأَتَاهَا فَوُضِعَ الصَّبِيُّ فِي حِجْرِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَنَفْسُهُ تَقَعْقَعُ فَفَاضَتْ عَيْنَا رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ لَهُ سَعْدٌ مَا هَذَا قَالَ ‏"‏ إِنَّهَا رَحْمَةٌ وَضَعَهَا اللَّهُ فِي قُلُوبِ مَنْ يَشَاءُ وَإِنَّمَا يَرْحَمُ اللَّهُ مِنْ عِبَادِهِ الرُّحَمَاءَ ‏"‏ ‏.‏

Usame b. Zeyd'den demiştir ki: Rasûlullah (s.a.v.)'in bir kızı "Oğlum ya da kızım can vermek üzeredir (acele) yanımıza gel" diye kendisine elçi gönderdi. (O sırada) Sa'd ile ben de yanında (idik) zannedersem, Übeyy de (orada idi) Hz. Peygamber de (elçiye) "O'na söyle, Allah'ın aldığı da verdiği de kendisinindir. O'nun yanında her şey(in) belli bir zamana kadar (ömrü vardır)*1 dedi ve (kızına) selam göndererek elçiyi uğurladı. Kısa bir süre sonra (kızı, Hz. Nebi'e gelmesi için yemin vererek tekrar) elçi gönderdi. Bunun üzerine (Hz. Nebi) o'nun yanına vardı. Çocuk hem Rasûlullah (s.a.v.)'in kucağına kondu. Çocuk can çekiştiriyordu. Rasûlullah (s.a.v.)'in gözlerinden yaşlar boşandı. Sa'd kendisine; "Bu ne ya Rasûlullah" dedi. (Rasûl-ü Zişan Efendimiz de): "Bu, bir rahmettir. Allah o'nu kullarının kalplerine koymuştur. Allah, ancak merhametli olan kullarına rahmet eyler." Buyurdu

Sünen-i Ebû Dâvûd, 3125

Benzer hadisler

HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا عَبْدَانُ، وَمُحَمَّدٌ، قَالاَ أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، أَخْبَرَنَا عَاصِمُ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنْ أَبِي عُثْمَانَ، قَالَ حَدَّثَنِي أُسَامَةُ بْنُ زَيْدٍ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ أَرْسَلَتِ ابْنَةُ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم إِلَيْهِ إِنَّ ابْنًا لِي قُبِضَ فَائْتِنَا‏.‏ فَأَرْسَلَ يُقْرِئُ السَّلاَمَ وَيَقُولُ ‏"‏ إِنَّ لِلَّهِ مَا أَخَذَ وَلَهُ مَا أَعْطَى وَكُلٌّ عِنْدَهُ بِأَجَلٍ مُسَمًّى، فَلْتَصْبِرْ وَلْتَحْتَسِبْ ‏"‏‏.‏ فَأَرْسَلَتْ إِلَيْهِ تُقْسِمُ عَلَيْهِ لَيَأْتِيَنَّهَا، فَقَامَ وَمَعَهُ سَعْدُ بْنُ عُبَادَةَ وَمُعَاذُ بْنُ جَبَلٍ وَأُبَىُّ بْنُ كَعْبٍ وَزَيْدُ بْنُ ثَابِتٍ وَرِجَالٌ، فَرُفِعَ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الصَّبِيُّ وَنَفْسُهُ تَتَقَعْقَعُ ـ قَالَ حَسِبْتُهُ أَنَّهُ قَالَ ـ كَأَنَّهَا شَنٌّ‏.‏ فَفَاضَتْ عَيْنَاهُ‏.‏ فَقَالَ سَعْدٌ يَا رَسُولَ اللَّهِ مَا هَذَا فَقَالَ ‏"‏ هَذِهِ رَحْمَةٌ جَعَلَهَا اللَّهُ فِي قُلُوبِ عِبَادِهِ، وَإِنَّمَا يَرْحَمُ اللَّهُ مِنْ عِبَادِهِ الرُّحَمَاءَ ‏"‏‏.‏

Usame İbn Zeyd r.a. şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kızı (Zeynep r.anha) "Oğlum ölmek üzere, bize geliniz" diye Resulullah'a haber gönderdi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kızına selam gönderip şöyle cevap yolladı: "Aldığı da verdiği de Allah'a aittir. Her şey'in Allah katında bir eceli vardır. Sabret! Sabrının sevabını Allah'tan bekle." (Zeynep) and vererek Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in gelmesi için bir kez daha haber yolladı. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem yanında Sa'd İbn Muaz, Muaz İbn Cebel, Ubey İbn Ka'b, Zeyd İbn Sabit ve başka kimseler bulunduğu halde (Zeyneb'in yanına) gitti. Çocuk (can çekişme halinde) çırpınırken Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e verildi. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’in mubarek gözlerinden yaşlar boşalıyordu. Sa'd: "Ey Allah'ın Resulü! Bu ağlama neyin nesi?" dîye sordu. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Bu, Allah'ın kullarının kalplerine koyduğu rahmettir. Allah kullarından yalnızca merhamet sahibi olanlara merhamet eder. Tekrar:

Sahîh-i Buhârî, 1284
HadisSahîh-i Müslim

حَدَّثَنَا أَبُو كَامِلٍ الْجَحْدَرِيُّ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، - يَعْنِي ابْنَ زَيْدٍ - عَنْ عَاصِمٍ الأَحْوَلِ، عَنْ أَبِي عُثْمَانَ النَّهْدِيِّ، عَنْ أُسَامَةَ بْنِ زَيْدٍ، قَالَ كُنَّا عِنْدَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَأَرْسَلَتْ إِلَيْهِ إِحْدَى بَنَاتِهِ تَدْعُوهُ وَتُخْبِرُهُ أَنَّ صَبِيًّا لَهَا - أَوِ ابْنًا لَهَا - فِي الْمَوْتِ فَقَالَ لِلرَّسُولِ ‏"‏ ارْجِعْ إِلَيْهَا فَأَخْبِرْهَا إِنَّ لِلَّهِ مَا أَخَذَ وَلَهُ مَا أَعْطَى وَكُلُّ شَىْءٍ عِنْدَهُ بِأَجَلٍ مُسَمًّى فَمُرْهَا فَلْتَصْبِرْ وَلْتَحْتَسِبْ ‏"‏ فَعَادَ الرَّسُولُ فَقَالَ إِنَّهَا قَدْ أَقْسَمَتْ لَتَأْتِيَنَّهَا ‏.‏ قَالَ فَقَامَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَقَامَ مَعَهُ سَعْدُ بْنُ عُبَادَةَ وَمُعَاذُ بْنُ جَبَلٍ وَانْطَلَقْتُ مَعَهُمْ فَرُفِعَ إِلَيْهِ الصَّبِيُّ وَنَفْسُهُ تَقَعْقَعُ كَأَنَّهَا فِي شَنَّةٍ فَفَاضَتْ عَيْنَاهُ فَقَالَ لَهُ سَعْدٌ مَا هَذَا يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ ‏"‏ هَذِهِ رَحْمَةٌ جَعَلَهَا اللَّهُ فِي قُلُوبِ عِبَادِهِ وَإِنَّمَا يَرْحَمُ اللَّهُ مِنْ عِبَادِهِ الرُّحَمَاءَ ‏"‏ ‏.‏

Bize Ebû Kâmil-i Cahderî rivayet etti. (dediki): Bize Hammâd yâni İbni Zeyd Asım-ı Ahvel'den, o da Ebû Osmân-ı Nehdî'den, o da Usâmetü'bnü Zeyd'den naklen rivayet etti. Usâme şöyle demiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanında idik. Bir ara kerimelerinden birisi haber göndererek Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i çağırdı. Ve kendisinin bir çocuğu yahut bir oğlu vefat etmek üzere olduğunu ona haber verdi. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gönderilen zât'a: — «Dön de ona haber ver ki; Allah'ın aldığı da, verdlğf de kendinindir. Onun nezdinde her şey muayyen bir müddetledir. Ona söyle de: sabretsin ve sevap umsun!» buyurdular. Müteakiben elçi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in kızının yanına gitti geldi ve: — O yemin etti! Mutlaka yanına gelmeliynıişsin.» dedi. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kalktı, onunla beraber Sa'dü'bnü Ubâbe ile Muâzu'bnü Cebel de kalktılar. Ben de yanlarına takıldım. Çocuğu Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e arzettiler; can çekişiyordu. Sanki canı eski bir tulum içindeydi. (Bunu görünce) Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in gözlerinden yaşlar boşandı. Sa'd kendisine: — «Bu ne yâ Resulullah!» dedi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Bu, bir rahmettir. Allah onu kullarının kalplerine tevdi buyurmuştur. Allah ancak merhametli olan kullarına rahmet eyler.» buyurdu

Sahîh-i Müslim, 2135
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَاحِدِ، حَدَّثَنَا عَاصِمٌ، عَنْ أَبِي عُثْمَانَ، عَنْ أُسَامَةَ، قَالَ كَانَ ابْنٌ لِبَعْضِ بَنَاتِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم يَقْضِي، فَأَرْسَلَتْ إِلَيْهِ أَنْ يَأْتِيَهَا فَأَرْسَلَ ‏"‏ إِنَّ لِلَّهِ مَا أَخَذَ، وَلَهُ مَا أَعْطَى، وَكُلٌّ إِلَى أَجَلٍ مُسَمًّى، فَلْتَصْبِرْ وَلْتَحْتَسِبْ ‏"‏‏.‏ فَأَرْسَلَتْ إِلَيْهِ فَأَقْسَمَتْ عَلَيْهِ فَقَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَقُمْتُ مَعَهُ وَمُعَاذُ بْنُ جَبَلٍ وَأُبَىُّ بْنُ كَعْبٍ وَعُبَادَةُ بْنُ الصَّامِتِ، فَلَمَّا دَخَلْنَا نَاوَلُوا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الصَّبِيَّ وَنَفْسُهُ تَقَلْقَلُ فِي صَدْرِهِ ـ حَسِبْتُهُ قَالَ ـ كَأَنَّهَا شَنَّةٌ، فَبَكَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ سَعْدُ بْنُ عُبَادَةَ أَتَبْكِي فَقَالَ ‏"‏ إِنَّمَا يَرْحَمُ اللَّهُ مِنْ عِبَادِهِ الرُّحَمَاءَ ‏"‏‏.‏

Usame b. Zeyd şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kızlarından birinin bir oğlan çocuğu ölmek üzereydi. çocuğun annesi yanına gelmesi için Efendimize haber gönderdi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Kızına 'Allah'ın almak ve vermek istediği her şey kendisine aittir. Her şeyin onun nezdinde tayin edilmiş bir ömrü vardır. Sabretsin ve bunun ecrini ve sevabını Allah'tan beklesin!" diye cevap yolladı. Bu sefer kızı tekrar haber gönderip, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in mutlaka gelmesi için yemin etti. Bu haber üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kalktı. Onun beraberinde ben de kalktım. Muaz b. Cebel, Ubey b. Ka'b ve Ubade b. es-Samit dekaıktılar. Kızının evine girdiğimiz zaman çocuğu Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e uzatıp verdiler. çocuğun nefesi hırrltılı bir şekilde gidip gelmekte idi. Ravi dedi ki: Zannediyorum o "çocuğun nefesi, sanki eski bir kırbaya dökülen su sesi gibi çıkıyordu" dedi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in gözleri yaşlarla doldu. Sa'd b. Ubade "(bu yaşları görünce) "Ya Resulallah! Bu (yaş ve ağlama) nedir?" dedi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Allah ancak kullarından merhametli ve şefkatli olanlara merhamet eyler" buyurdu

Sahîh-i Buhârî, 7448
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا حَجَّاجُ بْنُ مِنْهَالٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ أَخْبَرَنِي عَاصِمٌ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا عُثْمَانَ، عَنْ أُسَامَةَ بْنِ زَيْدٍ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّ ابْنَةً لِلنَّبِيِّ، صلى الله عليه وسلم أَرْسَلَتْ إِلَيْهِ وَهْوَ مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَسَعْدٍ وَأُبَىٍّ نَحْسِبُ أَنَّ ابْنَتِي قَدْ حُضِرَتْ فَاشْهَدْنَا فَأَرْسَلَ إِلَيْهَا السَّلاَمَ وَيَقُولُ ‏"‏ إِنَّ لِلَّهِ مَا أَخَذَ وَمَا أَعْطَى وَكُلُّ شَىْءٍ عِنْدَهُ مُسَمًّى فَلْتَحْتَسِبْ وَلْتَصْبِرْ ‏"‏‏.‏ فَأَرْسَلَتْ تُقْسِمُ عَلَيْهِ، فَقَامَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَقُمْنَا، فَرُفِعَ الصَّبِيُّ فِي حَجْرِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَنَفْسُهُ تَقَعْقَعُ فَفَاضَتْ عَيْنَا النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ لَهُ سَعْدٌ مَا هَذَا يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ ‏"‏ هَذِهِ رَحْمَةٌ وَضَعَهَا اللَّهُ فِي قُلُوبِ مَنْ شَاءَ مِنْ عِبَادِهِ، وَلاَ يَرْحَمُ اللَّهُ مِنْ عِبَادِهِ إِلاَّ الرُّحَمَاءَ ‏"‏‏.‏

Usame b. Zeyd r.a.'dan rivayete göre "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Sa'd -ve zannederiz Ubey de- onunla beraber iken kızı: Kızımın ölümü yaklaşmış bulunuyor. Yanımıza teşrif buyur, diye haber gönderdi. Allah Rasulü de ona selam göndererek: Şüphesiz aldığı da, verdiği de Allah'ındır. Her şey de onun nezdinde bellidir. Ecrini Allah'tan beklesin ve sabretsin, dedi. Kızı ona (gelsin diye) and vererek haberci gönderince, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem kalktı, biz de kalktık. Çocuk nefes alıp verirken can çekiştiği de duyulurken Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kucağına verildi. Nebiin gözlerinden yaş akıyordu. Bu sebeple Sa'd ona: Bu ne ey Allah'ın Rasulü, dedi. Allah Rasulü: Bu, Allah'ın kullarından dilediği kimselerin kalplerine koyduğu bir rahmettir. Allah kulları arasından ancak merhametli olanlara merhamet buyurur, dedi." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Çocuklara hasta ziyaretinde bulunmak." Buhari bu başlıkta Üsame b. Zeyd'in Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kızının çocuğu ile ilgili olayı anlatan hadisini zikretmektedir. Bu hadise dair yeterli açıklamalar Cenazeler bölümünün baş taraflarında (1356.hadiste) geçmiş bulunmaktadır

Sahîh-i Buhârî, 5655
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ عُمَرَ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، أَخْبَرَنَا عَاصِمٌ الأَحْوَلُ، سَمِعْتُ أَبَا عُثْمَانَ، يُحَدِّثُ عَنْ أُسَامَةَ، أَنَّ ابْنَةً لِرَسُولِ اللَّهِ، صلى الله عليه وسلم أَرْسَلَتْ إِلَيْهِ وَمَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أُسَامَةُ بْنُ زَيْدٍ وَسَعْدٌ وَأُبَىٌّ أَنَّ ابْنِي قَدِ احْتُضِرَ فَاشْهَدْنَا‏.‏ فَأَرْسَلَ يَقْرَأُ السَّلاَمَ وَيَقُولُ ‏"‏ إِنَّ لِلَّهِ مَا أَخَذَ وَمَا أَعْطَى وَكُلُّ شَىْءٍ عِنْدَهُ مُسَمًّى فَلْتَصْبِرْ وَتَحْتَسِبْ ‏"‏‏.‏ فَأَرْسَلَتْ إِلَيْهِ تُقْسِمُ عَلَيْهِ، فَقَامَ وَقُمْنَا مَعَهُ، فَلَمَّا قَعَدَ رُفِعَ إِلَيْهِ، فَأَقْعَدَهُ فِي حَجْرِهِ وَنَفْسُ الصَّبِيِّ تَقَعْقَعُ، فَفَاضَتْ عَيْنَا رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ سَعْدٌ مَا هَذَا يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ ‏"‏ هَذَا رَحْمَةٌ يَضَعُهَا اللَّهُ فِي قُلُوبِ مَنْ يَشَاءُ مِنْ عِبَادِهِ، وَإِنَّمَا يَرْحَمُ اللَّهُ مِنْ عِبَادِهِ الرُّحَمَاءَ ‏"‏‏.‏

Usame'den şöyle rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kızlarından biri Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e oğlunun can çekiştiği haberini gönderdi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanlarına gelmesini istedi. O sırada Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanında Usame İbn Zeyd, Said ve babam ya da Ubeyy vardı. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Kızına selam göndererek şöyle haber yolladı: "Alan da veren de Allah'tır. Onun katında her şey yazılıdır. Sabretsin ve sevabını Allah'tan beklesin." Ancak kızı yemin ile tekrar haber gönderdi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem kalktı, biz de onunla beraber kalktık. Oraya varıp oturunca çocuk yanına getirildi, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem çocuğu kucağına oturttu. Çocuk zorlukla nefes alıp veriyordu. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in gözleri doldu. Sa'd: "Neler oluyor ey Allah'ın elçisi" dedi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Bu, Allah'ın dilediği kullarının kalbine yerleştirdiği merhamet duygusudur. Allah merhametli kullarına rahmet eder

Sahîh-i Buhârî, 6655
HadisSünen-i Ebû Dâvûd

حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ، - يَعْنِي ابْنَ أَبِي الزِّنَادِ - عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ قَالَتْ عَائِشَةُ يَا ابْنَ أُخْتِي كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لاَ يُفَضِّلُ بَعْضَنَا عَلَى بَعْضٍ فِي الْقَسْمِ مِنْ مُكْثِهِ عِنْدَنَا وَكَانَ قَلَّ يَوْمٌ إِلاَّ وَهُوَ يَطُوفُ عَلَيْنَا جَمِيعًا فَيَدْنُو مِنْ كُلِّ امْرَأَةٍ مِنْ غَيْرِ مَسِيسٍ حَتَّى يَبْلُغَ إِلَى الَّتِي هُوَ يَوْمُهَا فَيَبِيتُ عِنْدَهَا وَلْقَدْ قَالَتْ سَوْدَةُ بِنْتُ زَمْعَةَ حِينَ أَسَنَّتْ وَفَرِقَتْ أَنْ يُفَارِقَهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَا رَسُولَ اللَّهِ يَوْمِي لِعَائِشَةَ ‏.‏ فَقَبِلَ ذَلِكَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْهَا قَالَتْ نَقُولُ فِي ذَلِكَ أَنْزَلَ اللَّهُ تَعَالَى وَفِي أَشْبَاهِهَا أُرَاهُ قَالَ ‏{‏ وَإِنِ امْرَأَةٌ خَافَتْ مِنْ بَعْلِهَا نُشُوزًا ‏}‏ ‏.‏

Urve'den; demiştir ki; Âişe (r.anha) (O'na şöyle) dedi; "Ey kızkardeşimin oğlu, Rasülullah (s.a.v.) bizim yanımızda kalacağı zaman (gecelerini bize) taksim etme hususunda hiçbirimizi diğerinden üstün tutmazdı. Hemen hemen hergün hepimizi (evlerini) toptan dolaşır ve Cim'a etmeksizin (hanımlarından) her kadına'da (ayrı ayrı) yaklaşırdı. (Bu hal) ta nöbet günü kendisinin olan kadına varıncaya kadar (böylece devam ederdi.) Artık onun yanında gecelerdi. Sevde bint-i Zem'â yaşlanıpta Rasülullah (s.a.v.)'in kendisini boşayacağından endişelendiği zaman (Rasûl-i Ekrem'e hitaben); Ey Allah'ın Rasûl-ü, (nöbet) günüm Âişe'nin olsun dedi. Rasulullah (s.a.v.)'de O'nun bu teklifini kabul etti" (Hz. Âişe sözlerine devam ederek) "Biz, Aziz ve celil olan Allah'ın (şu ayeti Hz. Sevde'nin yaptığı) ve bu (buna) benzeyen (iş)ler hakkında indirdi(ğini) söylerdik" dedi. (Bu hadisi Urve'den nakleden Hişam) dedi ki: "Öyle zannediyo­rum ki: (ravi Urve, Hz. Âişe'den bu mevzuda şu âyet'in nazil olduğunu) rivayet etti; "Ve eğer bir kadın, kocasının huysuzluğundan, çekinirse

Sünen-i Ebû Dâvûd, 2135

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.