Sünen-i Ebû Dâvûd · 316
Arapça metin
حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ الْعَنْبَرِيُّ، أَخْبَرَنِي أَبِي، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، - يَعْنِي ابْنَ مُهَاجِرٍ - عَنْ صَفِيَّةَ بِنْتِ شَيْبَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ أَسْمَاءَ، سَأَلَتِ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم بِمَعْنَاهُ قَالَ " فِرْصَةً مُمَسَّكَةً " . قَالَتْ كَيْفَ أَتَطَهَّرُ بِهَا قَالَ " سُبْحَانَ اللَّهِ تَطَهَّرِي بِهَا وَاسْتَتِرِي بِثَوْبٍ " . وَزَادَ وَسَأَلَتْهُ عَنِ الْغُسْلِ مِنَ الْجَنَابَةِ فَقَالَ " تَأْخُذِينَ مَاءَكِ فَتَطَهَّرِينَ أَحْسَنَ الطُّهُورِ وَأَبْلَغَهُ ثُمَّ تَصُبِّينَ عَلَى رَأْسِكِ الْمَاءَ ثُمَّ تَدْلُكِينَهُ حَتَّى يَبْلُغَ شُئُونَ رَأْسِكِ ثُمَّ تُفِيضِينَ عَلَيْكِ الْمَاءَ " . قَالَ وَقَالَتْ عَائِشَةُ نِعْمَ النِّسَاءُ نِسَاءُ الأَنْصَارِ لَمْ يَكُنْ يَمْنَعُهُنَّ الْحَيَاءُ أَنْ يَسْأَلْنَ عَنِ الدِّينِ وَيَتَفَقَّهْنَ فِيهِ .
Aişe (r.anha)'dan rivayet edildi ki; Esma, önceki hadiste zikredilen şeyleri Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e sordu. (Resulullah, cevabının sonunda) "misk sürülmüş bir bez alır" buyurdu. Esma: Onunla nasıl temizleneyim? dedi, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir elbise ile gizlenerek; Sübhanellah... Onunla temizlen buyurdu. (Şube rivayetinde şunları) ilave etti: Esma, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e cünüplükten dolayı nasıl yıkanacağını sordu, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) de şu karşılığı verdi: Suyunu alır güzelce temizlenir (abdest alır) sın. Sonra başına su döker, saçlarının dibine (su) ulaşıncaya kadar iyice ovalarsın. Daha sonra da bedenine dökersin. (Şube) dedi ki: Aişe (r.anha); "Ensarın kadınları ne iyi kadınlardır. Haya onları dinlerini (n hükümlerini) sorup anlamaktan alıkoymadı" demiştir. Diğer tahric: İbni Mace, tahare; Müslim, hayz; Ahmed b.Hanbel, V, 72; VI
Benzer hadisler
حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، أَخْبَرَنَا سَلاَّمُ بْنُ سُلَيْمٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ بْنِ مُهَاجِرٍ، عَنْ صَفِيَّةَ بِنْتِ شَيْبَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ دَخَلَتْ أَسْمَاءُ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ كَيْفَ تَغْتَسِلُ إِحْدَانَا إِذَا طَهُرَتْ مِنَ الْمَحِيضِ قَالَ " تَأْخُذُ سِدْرَهَا وَمَاءَهَا فَتَوَضَّأُ ثُمَّ تَغْسِلُ رَأْسَهَا وَتَدْلُكُهُ حَتَّى يَبْلُغَ الْمَاءُ أُصُولَ شَعْرِهَا ثُمَّ تُفِيضُ عَلَى جَسَدِهَا ثُمَّ تَأْخُذُ فِرْصَتَهَا فَتَطَّهَّرُ بِهَا " . قَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ كَيْفَ أَتَطَهَّرُ بِهَا قَالَتْ عَائِشَةُ فَعَرَفْتُ الَّذِي يَكْنِي عَنْهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقُلْتُ لَهَا تَتَّبِعِينَ بِهَا آثَارَ الدَّمِ .
Aişe (r.anha)'dan demiştir ki; "Esma Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in huzuruna girdi ve; Ya Resulallah bizden biri hayızdan temizlediğinde nasıl yıkanmalı? diye sordu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): Sidrini ve suyunu alıp abdest alır, su saçlarının dibine varıncaya kadar ovalayarak başını yıkar ve vücuduna döker; sonra da bezini alıp onunla temizlenir, buyurdu. Esma; Ya Resulallah, o bezle nasıl temizleneyim? diye sordu. Aişe (r.anha), Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in kastettiğini anladım ve Esma'ya; “o bezle kan izlerini silersin dedim" dedi. Diğer tahric: bk. Buhari, hayz; Müslim, hayz; İbni Mace, tahare; Darimi, vudu
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ قَالَ ابْنُ الْمُثَنَّى حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ بْنِ الْمُهَاجِرِ، قَالَ سَمِعْتُ صَفِيَّةَ، تُحَدِّثُ عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ أَسْمَاءَ، سَأَلَتِ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم عَنْ غُسْلِ الْمَحِيضِ فَقَالَ " تَأْخُذُ إِحْدَاكُنَّ مَاءَهَا وَسِدْرَتَهَا فَتَطَهَّرُ فَتُحْسِنُ الطُّهُورَ ثُمَّ تَصُبُّ عَلَى رَأْسِهَا فَتَدْلُكُهُ دَلْكًا شَدِيدًا حَتَّى تَبْلُغَ شُئُونَ رَأْسِهَا ثُمَّ تَصُبُّ عَلَيْهَا الْمَاءَ . ثُمَّ تَأْخُذُ فِرْصَةً مُمَسَّكَةً فَتَطَهَّرُ بِهَا " . فَقَالَتْ أَسْمَاءُ وَكَيْفَ تَطَهَّرُ بِهَا فَقَالَ " سُبْحَانَ اللَّهِ تَطَهَّرِينَ بِهَا " . فَقَالَتْ عَائِشَةُ كَأَنَّهَا تُخْفِي ذَلِكَ تَتَبَّعِينَ أَثَرَ الدَّمِ . وَسَأَلَتْهُ عَنْ غُسْلِ الْجَنَابَةِ فَقَالَ " تَأْخُذُ مَاءً فَتَطَهَّرُ فَتُحْسِنُ الطُّهُورَ - أَوْ تُبْلِغُ الطُّهُورَ - ثُمَّ تَصُبُّ عَلَى رَأْسِهَا فَتَدْلُكُهُ حَتَّى تَبْلُغَ شُئُونَ رَأْسِهَا ثُمَّ تُفِيضُ عَلَيْهَا الْمَاءَ " . فَقَالَتْ عَائِشَةُ نِعْمَ النِّسَاءُ نِسَاءُ الأَنْصَارِ لَمْ يَكُنْ يَمْنَعُهُنَّ الْحَيَاءُ أَنْ يَتَفَقَّهْنَ فِي الدِّينِ .
Bize Muhammed b. Müsenna ve İbn Beşşar tahdis etti. İbn Müsenna dedi ki: Bize Muhammed b. Cafer tahdis etti. Bize Şu'be, İbrahim b. Muhacir'den şöyle dediğini tahdis etti: Safiye'yi, Aişe'den tahdis ederken dinledim: Esma, Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e ay halinden dolayı gusletmek hakkında soru sordu. Allah Resulü: "Sizden herhangi bir kadın (ay halinden dolayı gusledecek olursa) suyunu ve hoş kokulu sidresini (çöven otunu) alır ve iyice temizlenir. Sonra başının üzerine su dökerek su saçlarının diplerine varıncaya kadar iyice ovalar sonra üzerine su döker sonra misk ile kokulandırılmış bir bez parçası alarak onunla temizlenir" buyurdu. Esma: Onunla nasıl temizlenir, dedi. Allah Resulü: "Subhanallah! Onunla temizleniverirsin işte" buyurdu. Aişe -sözünü gizlemek istercesine-:Kanın iz bıraktığı yere sürersin, dedi. Sonra Esma ona cünüplükten dolayı gusletmek hakkında soru sordu. Allah Resulü: "Su alarak temizlenir, güzel bir şekilde temizliğini yapar -yahut- temizliğini ileri dereceye kadar götürür sonra başına su döküp saçının diplerine varıncaya kadar başını iyice ovalar sonra da üzerine su döker" buyurdu. Aişe: Ensar kadınları ne iyi kadınlardır, haya etmek onları din hakkında gerektiği gibi bilgi sahibi olmalarını engellemedi, dedi. Diğer tahric: Ebu Davud, 314, 315, 316; İbn Mace
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ بْنِ مُهَاجِرٍ، قَالَ سَمِعْتُ صَفِيَّةَ، تُحَدِّثُ عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ أَسْمَاءَ، سَأَلَتْ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ عَنِ الْغُسْلِ مِنَ الْمَحِيضِ فَقَالَ " تَأْخُذُ إِحْدَاكُنَّ مَاءَهَا وَسِدْرَهَا فَتَطْهُرُ فَتُحْسِنُ الطُّهُورَ أَوْ تَبْلُغُ فِي الطُّهُورِ ثُمَّ تَصُبُّ عَلَى رَأْسِهَا فَتَدْلُكُهُ دَلْكًا شَدِيدًا حَتَّى تَبْلُغَ شُئُونَ رَأْسِهَا ثُمَّ تَصُبُّ عَلَيْهَا الْمَاءَ ثُمَّ تَأْخُذُ فِرْصَةً مُمَسَّكَةً فَتَطْهُرُ بِهَا " . قَالَتْ أَسْمَاءُ كَيْفَ أَتَطَهَّرُ بِهَا قَالَ " سُبْحَانَ اللَّهِ تَطَهَّرِي بِهَا " . قَالَتْ عَائِشَةُ - كَأَنَّهَا تُخْفِي ذَلِكَ - تَتَبَّعِي بِهَا أَثَرَ الدَّمِ . قَالَتْ وَسَأَلَتْهُ عَنِ الْغُسْلِ مِنَ الْجَنَابَةِ . فَقَالَ " تَأْخُذُ إِحْدَاكُنَّ مَاءَهَا فَتَطْهُرُ فَتُحْسِنُ الطُّهُورَ أَوْ تَبْلُغُ فِي الطُّهُورِ حَتَّى تَصُبَّ الْمَاءَ عَلَى رَأْسِهَا فَتَدْلُكُهُ حَتَّى تَبْلُغَ شُئُونَ رَأْسِهَا ثُمَّ تُفِيضُ الْمَاءَ عَلَى جَسَدِهَا . فَقَالَتْ عَائِشَةُ نِعْمَ النِّسَاءُ نِسَاءُ الأَنْصَارِ لَمْ يَمْنَعْهُنَّ الْحَيَاءُ أَنْ يَتَفَقَّهْنَ فِي الدِّينِ .
Aişe (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir : (Ensar'dan şekel kızı) Esma' (r.anha), hayızdan dolayı yapılacak ğusül keyfiyetini Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e sormuş, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de: «Sizden birisi suyunu ve sidrini aldıktan sonra abdest alır. abdestini güzelce alır veya abdestini mükemmel alır. Sonra başına su dökerek, başını sıkıca ovalar. Ta ki, su başının kemiklerine ve saç diplerine ulaşsın. Sonra vücuduna su döker. Daha sonra üzerine misk sürülmüş bir pamuk veya bez parçası alarak, onunla temizlenir.» buyurmuştur. Esma (r.anha) : 'Onunla nasıl temizleneceğim? diye sormuş. Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Sübhanellahl Onunla temizlen.» buyurmuştur. Aişe (r.anha) sözünü gizlercesine (Esma'ya fısıldayarak): Onu kanın dokunduğu yere sür, demiş. Aişe (r.anha) demiştir ki: Esma' (r.anha). Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e cünüblükten dolayı (yapılan) gusül keyfiyetini de sormuş ve Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Biriniz suyunu aldıktan sonra, önce abdest alır, abdestini .güzelce alır veya abdestini mükemmel alır. Nihayet başına su dökerek, başını iyice ovalar. Ta ki, su başının kemiklerine ve saç diplerine ulaşsın. Sonra vücuduna su akıtır.» buyurmuştur. Bunun üzerine Aişe (r.anha) : 'Şu Ensar hanımları ne iyi hanımlardır. Haya, onları dini bilgileri edinmekten alıkoymuyor.* demiştir." AÇIKLAMA : Nebi (s.a.v.)'e soru soran Esma (r.anha), Aişe (r.anha)'nın kız kardeşi olan Esma değildir. Müsliın'in bir rivayetinde belirtildiği gibi Ensar'dan Şekkel kızı olan Esı a (r.anha)'dır. Hatib; Yezid kızı olan Esma (r.anha) olduğunu söylemişse de böyle degildir. Müslim'den önce de Ebu Bekir bin Ebi Şeybe, kendi müsnedinde ve Ebu Avane ile Ebu. Naim, kendi müstahreclerinde bu hatunun Şekel kızı olduğunu söylemişlerdir. İbn-i Sa'd, Taberani, Barudi ve İbn-i Mendeh, Esma bint-i Şekel'i ashab arasında zikretmişlerdir. EI-Menhel yazarı, hadisin açıklanması ile ilgili olarak aşağıdaki ma'lumatı verir: ''Herhalde Esma (r.anha), en mükemmel ğusül şeklini sormuş olacak ki Nebi (s.a.v.), ğusül için suyla beraber sidr'in alınmasını buyurmuştur. Çünkü ğusülde sidrin kullanılması farz değildir. Keza ğusülden önce abdest almak ve misk sürülmüş parça kullanmak farz değildir. Bu sebeble, bunların her hangi birisinin farz olduğunu ileri sürerek, bu hadisi delil göstermek yanlış olur. Sidr: Trabzon hurması ağacına benzer. Bu ağacın yaprakları öğütülüp, sabun gibi temizleyici olarak kullanılır. Firsat: Pamuk veya bez parçası olup, hayız kanının temizlenmesinde kullanılır. Hadiste bu parça ile temizlenme tavsiyesi yapılıyor. Hayız veya lahusalık halinden dolayı yapılacak ğusülde evli olan ve olmayan bu kadının misk sürülmüş bu parçayı kullanması müstahabtır. Misk bulunmadığı takdirde, başka esanslar kullanılır. Hatta güzel kokulu maddeleri bulamayan kadının kerih kokuyu giderici çamur veya benzerini kullanması müstahabtır. Hiçbir şey bulamazsa su kafidir. Misk kullanılması hikmeti hakkında ihtilaf olmuştur. Sahih ve meşhur kavle göre gaye, kanın dokunduğu yere güzel koku sürmek ve kerih kokuyu gidermektir. El-Maverdi bazı kimselerin: Maksad çabuk gebeliği sağlamaktır, dediğini hikaye etmişsede, Nevevi bu hikmeti zayıf veya batıl olarak niteleyip şöyle demiştir: Bunlarm dediği gibi olsaydı misk sürmenin, kocası hazır olan kadınlara mahsus olması gerekirdi. Hiçbir alimin böyle bir tahsis yaptığını bilmiyoruz. Hadislerin mutlak oluşu, bunların sözlerini redd3der. Doğrusu şudur ki : Maksad, kan dokunan yere güzel koku sürmek ve pis kokuyu gidermektir. Bu, evli olsun elmasın, hayızdan veya lahusalıktan dolayı ğusleden her kadm için müstahabtır. Esma (r.anha) misk sürülmüş parçayla yıkanacağını sandığı için Nebi (s.a.v.)'e : Ben bununla nasıl temizleneceğim? diye sormuştur. Nebi (s.a.v.) Esma (r.anha)'nın bu istifhamından hayret ederek: ''Sübhanallah! Bununla temizlen işte'' diye buyurmuş, bunun üzerine Aişe (r.anha) yalnız Esma (r.anha)'nın duyabileceği bir ses tonuyla: 'Onu kan'ın dokunduğu yere sür' diyerek meseleyi anlatmıştır. Esma (r.anha), cünüblükten ğusül durumunu da sorup öğrendikten sonra, Aişe, . onun dini meseleleri öğrenmeye karşı gösterdiği titizliğe hayran kalmış, bilhassa kadınlarla ilgili olup, haya edilen meseleleri öğrenmek için gayretini beğenmiş ve Ensar kadınlarını öğmüştür. HADİSTEN ÇIKARILAN FIKIH HÜKÜMLERİ : 1- Bir şeye hayret edildiği zaman; Sübhanallah, demek caizdir. 2- Avret mahalliyle ilgili mes'elelerde kinayeli konuşmak gerekir. 3- Hayayı gerektiren durum karşısında çekingenlik açığa vurulmalıdır. 4- Kişi, din ile ilgili bilmediği hususları sormalıdır. 5- Ğusledilirken, yıkamada mübalağa yapılmalıdır. Ovuşturmak da mübalağadan bir parçadır. 6- Hayız'dan ğusleden kadın vücudundan kanın dokunduğu bütün yerlere misk ve benzeri kokular sürmelidir. Lohusa da hayızlı kadın gibidir. 7- Dini soru soran kişi, verilen cevabı anlamadığı takdirde. cevab tekrarlanmalıdır. 8- Alimin sözünü, onun huzurunda anlamayan kişiye anlatmak caizdir. Şu şartla ki : Bu anlatış, alimin hoşuna gitsin. 9- Daha üstün bir zatın huzurunda, onun kadar üstün olmayan ehil zatlardan ilim almak caizdir. 10- Öğrenmek isteyene karşı yumuşak davranılmalıdır. 11- Hadis, Resul-i Ekrem (s.a.v.)'in üstün huyunu, yüce halimliğini ve büyük hayasını ifade ediyor
أَخْبَرَنَا الْحَسَنُ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عَفَّانُ، قَالَ حَدَّثَنَا وُهَيْبٌ، قَالَ حَدَّثَنَا مَنْصُورُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أُمِّهِ، صَفِيَّةَ بِنْتِ شَيْبَةَ عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ امْرَأَةً، سَأَلَتِ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ كَيْفَ أَغْتَسِلُ عِنْدَ الطُّهُورِ قَالَ " خُذِي فِرْصَةً مُمَسَّكَةً فَتَوَضَّئِي بِهَا " . قَالَتْ كَيْفَ أَتَوَضَّأُ بِهَا قَالَ " تَوَضَّئِي بِهَا " . قَالَتْ كَيْفَ أَتَوَضَّأُ بِهَا قَالَتْ ثُمَّ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم سَبَّحَ وَأَعْرَضَ عَنْهَا فَفَطِنَتْ عَائِشَةُ لِمَا يُرِيدُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَتْ فَأَخَذْتُهَا وَجَبَذْتُهَا إِلَىَّ فَأَخْبَرْتُهَا بِمَا يُرِيدُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم .
Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, bir kadın Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e: Allah’ın Rasûlü! aybaşından temizlendiğimde nasıl gusledeceğim) diye sordu. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de şöyle buyurdu: bir bez parçası al ve onunla temizlen) Kadın: bez parçasıyla nasıl temizleneyim?) dedi. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): temizlen) buyurdu. Kadın tekrar: nasıl temizleneceğim) deyince; Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): deyip kadından yüzünü çevirdi.) Bu sefer ben (Rasûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem)’in ne demek istediğini anladım o kadını tutup bir tarafa çektim ve Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in ne demek istediğini kendisine anlattım.) (Buhârî, Hayz: 15; İbn Mâce, Tahara:)
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ أَبِي الشَّوَارِبِ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَاحِدِ بْنُ زِيَادٍ، حَدَّثَنَا صَدَقَةُ بْنُ سَعِيدٍ الْحَنَفِيُّ، حَدَّثَنَا جُمَيْعُ بْنُ عُمَيْرٍ التَّيْمِيُّ، قَالَ انْطَلَقْتُ مَعَ عَمَّتِي وَخَالَتِي فَدَخَلْنَا عَلَى عَائِشَةَ فَسَأَلْنَاهَا كَيْفَ كَانَ يَصْنَعُ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ عِنْدَ غُسْلِهِ مِنَ الْجَنَابَةِ قَالَتْ كَانَ يُفِيضُ عَلَى كَفَّيْهِ ثَلاَثَ مَرَّاتٍ ثُمَّ يُدْخِلُهَا فِي الإِنَاءِ ثُمَّ يَغْسِلُ رَأْسَهُ ثَلاَثَ مَرَّاتٍ ثُمَّ يُفِيضُ عَلَى جَسَدِهِ ثُمَّ يَقُومُ إِلَى الصَّلاَةِ وَأَمَّا نَحْنُ فَإِنَّا نَغْسِلُ رُءُوسَنَا خَمْسَ مِرَارٍ مِنْ أَجْلِ الضَّفْرِ .
Cümey' bin Umeyr Et-Teymi (r.a.)'den rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir: Ben, halam ve teyzemle beraber gidip Aişe (r.anha)'nın yanına vardık ve Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in cünüplükten ğuslettiği zaman nasıl yaptığını sorduk. Aişe (r.anha) şöyle cevap verdi: «Ellerine Üç defa su döktükten sonra ellerini kaba sokardı. Sonra başını üç defa yıkardı. Daha sonra vücuduna su dökerdi. Sonra namaza dururdu. Ama biz saç örgüsünden dolayı başlarımızı beş defa yıkarız.» Diğer tahric: Nesai, Ebu Davud ve Darekutni. AÇIKLAMA : Senedluinde Cümey' bin Ümeyr r.a. bulunur. Tirmizi onun hadisini hasen saymış ise de zayıf olduğunu söyleyenler bir kişi değildir. Aişe r.anha'nın buradaki sözünden kadının başına beş defa su dökmesi hükmü çıkarılıyor. Fakat raıvi Cümey r.a. dolayısıyla hadis zayıftır. Kaldı ki kadının başına üç defa su dökmesinin yeterliliği Müslim, Nesai, Tirmizi ve İbn-i Mace'nin rivayet ettiği Ümmü Seleme'nin hadisi, Buhari, İbn-i Mace ve Ebu Davud'un rivayet ettikleri Aişe r.anha'nın hadisi ve Ebu Davud'un rivayet ettiği Sevban'ın hadisi ile sabittir. Bazı rivayetlerde Aişe r.anha, Resul-i Ekrem s.a.v.'in namaz abdestinin aynısını ğusülden önce aldığını, sonra başına su döktüğünü ifade etmiştir
حَدَّثَنَا مُسَدَّدُ بْنُ مُسَرْهَدٍ، أَخْبَرَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ بْنِ مُهَاجِرٍ، عَنْ صَفِيَّةَ بِنْتِ شَيْبَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّهَا ذَكَرَتْ نِسَاءَ الأَنْصَارِ فَأَثْنَتْ عَلَيْهِنَّ وَقَالَتْ لَهُنَّ مَعْرُوفًا وَقَالَتْ دَخَلَتِ امْرَأَةٌ مِنْهُنَّ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَذَكَرَ مَعْنَاهُ إِلاَّ أَنَّهُ قَالَ " فِرْصَةً مُمَسَّكَةً " . قَالَ مُسَدَّدٌ كَانَ أَبُو عَوَانَةَ يَقُولُ فِرْصَةً وَكَانَ أَبُو الأَحْوَصِ يَقُولُ قَرْصَةً .
Safiyye binti Şeybe'den rivayet edildi ki, Aişe (r.anha) Ensar kadınlarını anıp övdü; onlar hakkında güzel şeyler söyledi ve: "Onlar (Ensar)dan bir kadın Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in huzuruna girdi. ..." dedi. Ebu Avane dan geçen, kadınların hayızdan nasıl temizlenmesi gerektiğine dair soru ile ilgili hadisi nakletti ancak "bezini alırsın" sözünün yerine "misk sürülmüş bir bez alırsın" demiştir. Musedded dedi ki: Ebu Avane (fırsaten), Ebu'l-Ahvas ise, (kırsaten) derdi