İslami Delil
Aramaya dön
Hadis

Sünen-i Ebû Dâvûd · 477

Prayer (Kitab Al-Salat)

Arapça metin

حَدَّثَنَا الْقَعْنَبِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو مَوْدُودٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي حَدْرَدٍ الأَسْلَمِيِّ، سَمِعْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنْ دَخَلَ هَذَا الْمَسْجِدَ فَبَزَقَ فِيهِ أَوْ تَنَخَّمَ فَلْيَحْفِرْ فَلْيَدْفِنْهُ فَإِنْ لَمْ يَفْعَلْ فَلْيَبْزُقْ فِي ثَوْبِهِ ثُمَّ لْيَخْرُجْ بِهِ ‏"‏ ‏.‏

Ebu Hureyre (r.a.)'den, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Bir kimse mescid'e girer de oraya tükürür veya balgam çıkarırsa, yeri eşip onu gömsün. Böyle yapmazsa elbisesine tükürsün; sonra da (mescid'den) çıkarsın." Diğer tahric: Ahmed b. Hanbel.II, 260, 318, 324, 415, 471 Bazı Hükümler: 1. Mescidin tabanı topraksa, oraya tüküren bir kimse yeri eşeleyerek tükrüğünü gömmeli, zemin sert yada halı v.s. ise bir beze tükürerek onu mescidden dışarıya çıkarmalıdır. 2. Tükrük temizdir. 3. Mescidlere hürmet gösterilmelidir

Sünen-i Ebû Dâvûd, 477

Benzer hadisler

HadisSünen-i Nesâî

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، عَنْ مُحَمَّدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ سَمِعْتُ الْقَاسِمَ بْنَ مِهْرَانَ، يُحَدِّثُ عَنْ أَبِي رَافِعٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِذَا صَلَّى أَحَدُكُمْ فَلاَ يَبْزُقْ بَيْنَ يَدَيْهِ وَلاَ عَنْ يَمِينِهِ وَلَكِنْ عَنْ يَسَارِهِ أَوْ تَحْتَ قَدَمِهِ وَإِلاَّ ‏"‏ ‏.‏ فَبَزَقَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم هَكَذَا فِي ثَوْبِهِ وَدَلَكَهُ ‏.‏

Ebû Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: biriniz mescidde namaz kılarken önüne ve sağına tükürmesin. Mutlaka tükürmesi gerekiyorsa soluna veya ayağının altına tükürsün. Böyle yapmazsa şu şekilde yapsın; çünkü Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), elbisesine tükürüp elbisesini ovuşturmuştu.) (Ebû Dâvûd, Tahara: 143; İbn Mâce, Mesacid:)

Sünen-i Nesâî, 309
HadisSünen-i Ebû Dâvûd

حَدَّثَنَا مُسْلِمُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا هِشَامٌ، وَشُعْبَةُ، وَأَبَانُ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ التَّفْلُ فِي الْمَسْجِدِ خَطِيئَةٌ وَكَفَّارَتُهُ أَنْ تُوَارِيَهُ ‏"‏ ‏.‏

Enes b. Malik (r.a.)'den, Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şöyle buyur­duğu rivayet edilmiştir: "Mescid'e tükürmek günahtır, keffareti ise, onu (izale etmesi) gömmesidir." Diğer tahric: Müslim, mesacid; Ahmed b. Hanbel, III, 289; V

Sünen-i Ebû Dâvûd, 474
HadisSünen-i İbn Mâce

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ ابْنُ عُلَيَّةَ، عَنِ الْقَاسِمِ بْنِ مِهْرَانَ، عَنْ أَبِي رَافِعٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ رَأَى نُخَامَةً فِي قِبْلَةِ الْمَسْجِدِ فَأَقْبَلَ عَلَى النَّاسِ فَقَالَ ‏ "‏ مَا بَالُ أَحَدِكُمْ يَقُومُ مُسْتَقْبِلَهُ - يَعْنِي رَبَّهُ - فَيَتَنَخَّعُ أَمَامَهُ أَيُحِبُّ أَحَدُكُمْ أَنْ يُسْتَقْبَلَ فَيُتَنَخَّعَ فِي وَجْهِهِ إِذَا بَزَقَ أَحَدُكُمْ فَلْيَبْزُقَنَّ عَنْ شِمَالِهِ أَوْ لِيَقُلْ هَكَذَا فِي ثَوْبِهِ ‏"‏ ‏.‏ ثُمَّ أَرَانِي إِسْمَاعِيلُ يَبْزُقُ فِي ثَوْبِهِ ثُمَّ يَدْلُكُهُ ‏.‏

Ebu Hureyre (r.a.)'den: şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mescidin kıble duvarında bir balgam gördü. Bunun üzerine oradakilere yönelerek: «Siz'den birisine ne oluyor ki kalkıp Rabb'ine yönelir (namaza) durur sonra önüne balgam atar? Siz'den herhangi birisi kendisine dönülüp yüzüne karşı balgam atılmasından hoşlanır mı? biriniz tükürdüğü zaman soluna tükürsün. Yahut (mendil gibi bir) elbisesi içine şöylece tükürsün.» buyurdu. Ravi demiştir ki: (Bu hadisi bana rivayet eden ravi) İsmail elbisesi içine tükürüp elbisesini ovalamak suretiyle yapılacak işi bana gösterdi. Bu hadisi Müslim de rivayet etmiştir. Ebu Davud da benzer lafızIa bir hadisi Ebu Said-i Hudri (r.a.)'den rivayet etmiştir. AÇIKLAMA 1024’te

Sünen-i İbn Mâce, 1022
HadisSünen-i Ebû Dâvûd

حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ الْبُزَاقُ فِي الْمَسْجِدِ خَطِيئَةٌ وَكَفَّارَتُهَا دَفْنُهَا ‏"‏ ‏.‏

Enes b. Malik (r.a.)'den demiştir ki; Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Mescid'e tükürmek günahtır. O'nun keffareti ise tükürüğü gömmektir." Diğer tahric: Buhari, salat; Müslim, mesacid; Tirmizi, cuma; Darimi, salat; Ahmed b. Hanbel.III

Sünen-i Ebû Dâvûd, 475
HadisSünen-i Ebû Dâvûd

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَبِيبِ بْنِ عَرَبِيٍّ، حَدَّثَنَا خَالِدٌ، - يَعْنِي ابْنَ الْحَارِثِ - عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَجْلاَنَ، عَنْ عِيَاضِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ يُحِبُّ الْعَرَاجِينَ وَلاَ يَزَالُ فِي يَدِهِ مِنْهَا فَدَخَلَ الْمَسْجِدَ فَرَأَى نُخَامَةً فِي قِبْلَةِ الْمَسْجِدِ فَحَكَّهَا ثُمَّ أَقْبَلَ عَلَى النَّاسِ مُغْضَبًا فَقَالَ ‏ "‏ أَيَسُرُّ أَحَدَكُمْ أَنْ يُبْصَقَ فِي وَجْهِهِ إِنَّ أَحَدَكُمْ إِذَا اسْتَقْبَلَ الْقِبْلَةَ فَإِنَّمَا يَسْتَقْبِلُ رَبَّهُ جَلَّ وَعَزَّ وَالْمَلَكُ عَنْ يَمِينِهِ فَلاَ يَتْفُلْ عَنْ يَمِينِهِ وَلاَ فِي قِبْلَتِهِ وَلْيَبْصُقْ عَنْ يَسَارِهِ أَوْ تَحْتَ قَدَمِهِ فَإِنْ عَجِلَ بِهِ أَمْرٌ فَلْيَقُلْ هَكَذَا ‏"‏ ‏.‏ وَوَصَفَ لَنَا ابْنُ عَجْلاَنَ ذَلِكَ أَنْ يَتْفُلَ فِي ثَوْبِهِ ثُمَّ يَرُدَّ بَعْضَهُ عَلَى بَعْضٍ ‏.‏

Ebu Said el-Hudri şöyle haber vermiştir: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), hurma salkımı sapından olan çubuğu (taşımayı) sever onu devamlı elinde bulundururdu. (Bir gün) mescid'e girdi, kıble (duvarında) bir balgam gördü onu kazıdı ve kızgın bir halde cemaat'e dönüp: "Sizden birinin yüzüne tükürülmesi hoşuna gider mi? Bilmiş olun ki, biriniz kıbleye dönünce ancak Aziz ve Celil olan Rabbine dönmüş olur. Melek de sağındadır. Öyleyse, sakın sağına ve kıbleye karşı tükürmesin, sol tarafına veya ayağının altına tükürsün. Eğer tükrük kendisini sıkıştırırsa şöyle yapsın" buyurdu. (Halid b. Haris dedi ki): İbn Aclan bunu "şöyle..."yi bize; "elbiseye tükürmek sonra da onu dürmek" şeklinde tarif etti. Diğer tahric: Buhari, salat; Müslim, zuhd; Nesai, mesacid

Sünen-i Ebû Dâvûd, 480
HadisSünen-i İbn Mâce

حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يُدْنِي إِلَىَّ رَأْسَهُ وَهُوَ مُجَاوِرٌ فَأَغْسِلُهُ وَأُرَجِّلُهُ وَأَنَا فِي حُجْرَتِي وَأَنَا حَائِضٌ وَهُوَ فِي الْمَسْجِدِ ‏.‏

Aişe (r.anha)'dan: Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) itikafta iken (hücremin kapısından) başını bana yaklaştırırdı. Ben de hücrem içinde ve hayızlı iken O da mescid içinde olduğu halde (bana yaklaştırdığı) başını yıkardım, saçını da tarardım. Diğer tahric. Kütüb-i Sitte sahipleri, Ahmed ve Beyhaki bunu bir birine yakın sözlerle rivayet etmişlerdir. HADİSTEN ÇIKARILAN HÜKÜMLER: 1- Mu'tekif mescidden ayrılmamalıdır. 2- Mu'tekif'in vücüdunun bir kısmı mescidin dışına çıksa zarar vermez. Çünkü Peygamber (s.a.v.) Mescid-i Nebevi'yeye açılan Aişe (r.anha)'nın hücresinin kapısının yanında durup mübarek başını kapıdan hücreye dogru uzatmıştır. 3- Mu'tekif başını yıkar, saçlarını tarar ve bu işleri başkasına yaptırabilir. EI-Menhel yazarı: Tıraş olmak, koltuk altı kıllarını yolmak, tırnak kesmek ve bedeni temizlemek hükmü de budur, demiştir. Hattabi: Hayız halindeki kadının bedeninin temiz olduğu ve bir eve girmemek için yemin eden bir kimsenin, vücüdu dışarıda oldugu halde yalnız başını o eve sokmakla yeminini bozmuş olmadığı bu hadisten anlaşılır, demiştir

Sünen-i İbn Mâce, 1778

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.