Sünen-i Ebû Dâvûd · 5238
Arapça metin
حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحِيمِ بْنُ مُطَرِّفٍ الرُّؤَاسِيُّ، حَدَّثَنَا عِيسَى، عَنْ إِسْمَاعِيلَ، عَنْ قَيْسٍ، عَنْ دُكَيْنِ بْنِ سَعِيدٍ الْمُزَنِيِّ، قَالَ أَتَيْنَا النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَسَأَلْنَاهُ الطَّعَامَ فَقَالَ " يَا عُمَرُ اذْهَبْ فَأَعْطِهِمْ " . فَارْتَقَى بِنَا إِلَى عِلِّيَّةٍ فَأَخَذَ الْمِفْتَاحَ مِنْ حُجْزَتِهِ فَفَتَحَ .
Dükeyn b. Said el-Müzeynî'den demiştir ki: Biz (dört yüz kişi kadar bir topluluk) Nebi (s.a.v.)'e varıp kendisinden yiyecek istedik. (Nebi (s.a.v.)'de Hz. Ömer b. Hattab'a:) Ey Ömer! git bunlara (yemek) ver" buyurdu. Bunun üzerine, Ömer bizi (alıp) yüksek bir kat'a çıkardı ve kemerinin altından bir anahtar alıp (onunla bize içi çeşitli erzak dolu bir odanın kapısını) açtı