Sünen-i Ebû Dâvûd · 606
Arapça metin
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، وَيَزِيدُ بْنُ خَالِدِ بْنِ مَوْهَبٍ، - الْمَعْنَى - أَنَّ اللَّيْثَ، حَدَّثَهُمْ عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ اشْتَكَى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَصَلَّيْنَا وَرَاءَهُ وَهُوَ قَاعِدٌ وَأَبُو بَكْرٍ يُكَبِّرُ لِيُسْمِعَ النَّاسَ تَكْبِيرَهُ ثُمَّ سَاقَ الْحَدِيثَ .
Cabir (r.a.)'den; demiştir ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hastalandı, biz de o, oturduğu halde arkasında namaz'a durduk. Ebu Bekr (r.a.) Resul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in tekbirini cemaate duyurmak için tekbir getiriyordu." Sonra bir evvelki hadisi aynen nakletti. Diğer tahric: Buharî, salat; ezan; taksiru's-salat; sehv; merza; Müslim, salat; Tirrnizi,salat; Nesaî, eimme; iftitah; tatbik; İbn Mace, ikame; Darimî, salat; Muvatta, nida; cemaa; Ahmed b. Hanbel, II
Benzer hadisler
حَدَّثَنَا الْقَعْنَبِيُّ، عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَكِبَ فَرَسًا فَصُرِعَ عَنْهُ فَجُحِشَ شِقُّهُ الأَيْمَنُ فَصَلَّى صَلاَةً مِنَ الصَّلَوَاتِ وَهُوَ قَاعِدٌ وَصَلَّيْنَا وَرَاءَهُ قُعُودًا فَلَمَّا انْصَرَفَ قَالَ " إِنَّمَا جُعِلَ الإِمَامُ لِيُؤْتَمَّ بِهِ فَإِذَا صَلَّى قَائِمًا فَصَلُّوا قِيَامًا وَإِذَا رَكَعَ فَارْكَعُوا وَإِذَا رَفَعَ فَارْفَعُوا وَإِذَا قَالَ سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ فَقُولُوا رَبَّنَا وَلَكَ الْحَمْدُ وَإِذَا صَلَّى جَالِسًا فَصَلُّوا جُلُوسًا أَجْمَعُونَ " .
Enes b. Malik (r.a.) demiştir ki; Resul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir at'a binmişti. At'tan düştü de sağ tarafı berelendi. Namazlardan birini oturarak kıldı. Biz de arkasında oturarak namazımızı kıldık. Namaz bitince; "İmam ancak kendisine uyulmak içindir. O namazı ayakta kılınca, siz de ayakta kılınız. O ruku'a vardığı zaman siz de ruku'a varınız. O başını kaldırdı mı siz de kaldırınız. "Semiallahü limen-hamideh" deyince siz de "Rabbena ve leke'l-hamd" deyiniz. Namazı oturarak kıldığı zaman siz de hep beraber oturarak kılınız" buyurdu. Diğer tahric: Buharî. salat ezan, taksîrü's-salat; sehv; Merza; Müslim, salai; Tirmizî, salat; Nesaî, eimme; iftitah; tatbik; İbn Mace, ikame; Darimî, salat; Muvatta, nida; cemaa; Ahmed b. Hanbel, II
حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ بْنِ مَيْسَرَةَ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَجْلاَنَ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مِقْسَمٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ مُعَاذَ بْنَ جَبَلٍ، كَانَ يُصَلِّي مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْعِشَاءَ ثُمَّ يَأْتِي قَوْمَهُ فَيُصَلِّي بِهِمْ تِلْكَ الصَّلاَةَ .
Cabir b. Abdullah'dan (rivayet edildiğine göre) Mu'az b. Cebel (r.a.) önce Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile yatsıyı kılar, sonra kavmine gelip bu namazı (bir de) onlara kıldırırdı. Diğer tahric: Buharî, ezan; Müslim, salat; Ebu Davud, salat; Tirmizî, cum'a; Nesai, imame; Ahmed, I, 450; III
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم خَرَجَ فِي مَرَضِهِ فَأَتَى فَوَجَدَ أَبَا بَكْرٍ وَهُوَ قَائِمٌ يُصَلِّي بِالنَّاسِ فَاسْتَأْخَرَ أَبُو بَكْرٍ فَأَشَارَ إِلَيْهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ كَمَا أَنْتَ فَجَلَسَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِلَى جَنْبِ أَبِي بَكْرٍ فَكَانَ أَبُو بَكْرٍ يُصَلِّي بِصَلاَةِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ جَالِسٌ وَكَانَ النَّاسُ يُصَلُّونَ بِصَلاَةِ أَبِي بَكْرٍ .
Urve anlatıyor: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem hastalandığında mescide geldi» Ebu Bekir (r.a.) ayakta cemaate namaz kıldırıyordu. Resul-i Ekrem'in geldiğini farkeden Ebu Bekir geri çekilmek istedi. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, olduğun yerde kal, diye işaret ederek Ebu Bekir'in yanına oturdu. Ebu Bekir oturarak kılan Resulullah'a uyarak, cemaat de Ebu Bekir'e uyarak namaz kılıyorlardı. Diğer tahric: Buhari, Ezan
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ، أَخْبَرَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَمْرٍو، عَنْ أَبِي مَعْبَدٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ كَانَ يُعْلَمُ انْقِضَاءُ صَلاَةِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِالتَّكْبِيرِ .
İbn Abbas (r.a.)'dan; demiştir ki; Resûlullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in namazının bittiği, tekbirle bilinirdi. Diğer tahric: Buhârî, ezan; Müslim, mesacid; Nesai, sehv; Ahmed b. Hanbel
حَدَّثَنَا مِنْجَابُ بْنُ الْحَارِثِ التَّمِيمِيُّ، أَخْبَرَنَا ابْنُ مُسْهِرٍ، ح وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، كِلاَهُمَا عَنِ الأَعْمَشِ، بِهَذَا الإِسْنَادِ نَحْوَهُ وَفِي حَدِيثِهِمَا لَمَّا مَرِضَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَرَضَهُ الَّذِي تُوُفِّيَ فِيهِ . وَفِي حَدِيثِ ابْنِ مُسْهِرٍ فَأُتِيَ بِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَتَّى أُجْلِسَ إِلَى جَنْبِهِ وَكَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي بِالنَّاسِ وَأَبُو بَكْرٍ يُسْمِعُهُمُ التَّكْبِيرَ . وَفِي حَدِيثِ عِيسَى فَجَلَسَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي وَأَبُو بَكْرٍ إِلَى جَنْبِهِ وَأَبُو بَكْرٍ يُسْمِعُ النَّاسَ .
Bize Mincâb b. Haris et-Temî'mi rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Müshîr haber verdi. H. Bize İshâk b. İbrahim de rivayet etti. (Dediki): Bize İsa b. Yunus haber verdi. Bunların ikisi de Â'meş'den bu isnadla bu hadisin mislini rivayet etmişlerdir. Onların hadîslerinde: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) vefat ettiği hastalığına tutulduğu zaman...» ibaresi de vardır. İbni Müshir hadîsinde: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i getirdiler ve Ebu Bekir'in yanıbaşında oturttular. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) cemaata namazı kıldırıyor, Ebu Bekir de onlara tekbiri işittiriyordu.» denilmektedir. İsa'nın hadisinde dahî: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) oturarak namaz kıldırıyor. Ebu Bekir de yanıbaşında bulunuyordu. Ebu Bekir cemaata (Tekbîrleri) duyuruyordu.» ibaresi vardır
حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ سَهْلٍ أَبُو عِمْرَانَ الرَّمْلِيُّ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَيَّاشٍ، حَدَّثَنَا شُعَيْبُ بْنُ أَبِي حَمْزَةَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْكَدِرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ كَانَ آخِرُ الأَمْرَيْنِ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم تَرْكَ الْوُضُوءِ مِمَّا غَيَّرَتِ النَّارُ . قَالَ أَبُو دَاوُدَ هَذَا اخْتِصَارٌ مِنَ الْحَدِيثِ الأَوَّلِ .
Cabir (r.a.) şöyle demiştir; Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in iki işinden sonuncusu, ateşin değiştirdiği (pişirdiği) şeyden dolayı abdest almamasıdır. Ebu Davud dedi ki: Bu bir önceki hadisin kısaltılarak yapılmış rivayetidir. Diğer tahric: Buharî, et'ime; Müslim, hayz; Tirmizî, tahare; Nesai, tahare; ibn Mace, tahare; Muvatta, tahare; Ahmed b. Hanbel Not: Bu kaynaklardaki hadîsler aynı konuda olmakla beraber, rivayetler farklıdır