İslami Delil
Koleksiyonlar

Sünen-i Ebû Dâvûdسنن أبي داود

5274 hadis

Müellifi Ebû Dâvûd Süleymân b. el-Eş'as es-Sicistânî'dir (202-275 / 817-889). Eserinde özellikle ahkâm (fıkhî hükümler) hadislerine yer vermiş, böylece fakihlerin başvuru kaynağı olmuştur.

Ebû Dâvûd, naklettiği hadislerdeki zayıflıklara çoğu zaman işaret etmesiyle bilinir. Sünen'i, altı sahih hadis kitabından (Kütüb-i Sitte) biri olarak kabul edilir.

Müellif
Ebû Dâvûd es-Sicistânî
Yaşadığı dönem
202-275 / 817-889
Tür
Sünen (Kütüb-i Sitte)
  1. Sünen-i Ebû Dâvûd, 4001

    İbn Cüreyc'in Abdullah b. Müleyk'den yaptığı rivayete gere; Ümmü Seleme Resulullah (s.a.v)'in (Kur'an-ı Kerim) okuyuşunu (şöyle) zikretmiştir: Ravilerden biri, "zikretmiştir" kelimesinde tereddüt etmiştir (Ümmü Seleme sözlerine şöyle devam etti: Resuluîlah (s.a.v); ...…

  2. Sünen-i Ebû Dâvûd, 4002

    Ebu Zer' (r.a)'den şöyle dediği rivayet olunmuştur; Ben merkebe binmiş bulunan Resulullah (s.a.v)'in terkisinde idim Güneş batıyordu. (Bana); "Bu (güneş) nereye batıyor biliyor musun?" dedi. Ben: - Allah ve Resulü daha iyi bilir, dedim. " Kuşkusuz o kızgın bir pınara batıyor"…

  3. Sünen-i Ebû Dâvûd, 4003

    İbnü'l-Eska'dân rivayet olunmuştur; dedi ki: Nebi (s.a.v), Muhacirlerin (fakirlerinden oluşan) Soffa ehlini ziyaret etmiş. (Onlardan} birisi Hz. Nebi'e, Kur'an-ı Kerim'de en büyük ayet hangisidir? diye sormuş. Nebi (s.a.v) de ... (Ayete'l-kürsi) dir, diye cevap vermiş

  4. Sünen-i Ebû Dâvûd, 4004

    Şekîk'den rivayet olunduğuna göre; İbn Mes'ud (r.a) ("... haydi gelsene"[Yusuf 23] mealindeki ayet-i kerimeyi .. (şeklinde) okumuştur. Şakîk dedi ki: "Biz(se) bu ayet-i kerimeyi ... seklinde okuyoruz." (Şakik bu sözüyle) "İbn Mes'ud, (benim bu kelimeyi bana öğretildiği gibi…

  5. Sünen-i Ebû Dâvûd, 4005

    Şakîk'den rivayet olunmuştur; dedi ki: Abdullah (b. Mes'ud)'a "Bazı kimseler şu ^'Haydi gelsene" dedi. Ayetini denildi de o: "Kuşkusuz bana öğretildiği gibi ... (şeklinde) okumam bana (onların okuduğu gibi okumamdan) daha sevimlidir) karşılığını verdi

  6. Sünen-i Ebû Dâvûd, 4006

    Ebû Sâid el-Hudrî'den rivayet olunduğuna göre; Resulullah (s.a.v), ("Secde ederek kapıdan girin ve hitta (yarabbi bizi affet) deyin ki, biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım"[Bakara 58] ayeti kerimeşini Allah teâlâ İsrail oğullarına buyurdu ki diye söze başlayarak ... şeklinde…

  7. Sünen-i Ebû Dâvûd, 4007

    (Bir önceki 4006. hadisin) bir benzeri de yine Zeyd b. Eşlem yoluyla Hişâm b. Sa'd'dan rivayet olunmuştur

  8. Sünen-i Ebû Dâvûd, 4008

    Aişe (ranha)'den rivayet olunmuştur; dedi ki: (Bir gün) Resulullah (s.a.v)-vahiy geldi. Bunun üzerine ("Bu indirdiğimiz ve hükümlerini üzerinize farz kıldığımız bir suredir"[Nâr 10] mealindeki ayet-i kerimeyi) bize ... (şeklinde) okudu. Ebû Davûd dedi ki: (Urve, Hz. Nebi'in ...…

  9. Sünen-i Ebû Dâvûd, 4009

    Âişe (ranha)'dan rivayet olunduğuna göre; Resulullah (s.a.v), (önceleri) hamamlara girmeyi yasaklamış, sonra erkeklerin peştemalli olarak oralara girmelerine izin vermiştir. Bu hadis; İbn-i mace, edeb; Tirmizi, zdeb: Darimi, isti'zan; Ahmed b. Hanbel III 339 VI.…

  10. Sünen-i Ebû Dâvûd, 4010

    Ebu'1-Melîh'den rivayet olunmuştur; dedi ki: Şam halkından bazı kadınlar Aişe (ranha)'nın yanına geldiler. (Hz. Aişe onlara): "Siz kimlerdensiniz?" diye sordu. "Şam halkındanız, cevabını verdiler. (Bu cevabı alan Hz. Aişe): "Herhalde siz, kadınları hamam'a giren şehrin…

  11. Sünen-i Ebû Dâvûd, 4011

    Abdullah b. Ömer'den rivayet olunduğuna göre; Resulullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: "Size acem ülkesini fethetmek müyesser olacaktır ve sizler orada hamam denilen (bir takım) evler bulacaksınız. Sakın oralara erkekler peştemalsız olarak girmesinler. Kadınların da oraya…

  12. Sünen-i Ebû Dâvûd, 4012

    Ya'lâ'dan rivayet olunduğuna göre; Resulullah (s.a.v). kırda peştemalsiz olarak yıkanan bir adam görmüş ve minbere çıkıp Allah'a hamd ve senada bulunduktan sonra: "Muhakkak ki Aziz ve Celîl olan Allah utangaçtır, (ayıplara) kapalıdır, utanmayı ve örtünmeyi sever, Binaenaleyh…

  13. Sünen-i Ebû Dâvûd, 4013

    Bu (4012) hadis (bir de) Ya'la'dan bir başka senetle rivayet olunmuştur. Ebu Davud dedi ki; Önceki (senetle gelen rivayet) daha geniştir

  14. Sünen-i Ebû Dâvûd, 4014

    (Suffe ashabından olan Abdurrahmân b. Cerhed'in) babasından rivayet olunmuştur; dedi ki: Benim uyluklarım açık bir halde iken Resulullah (s.a.v) (gelip) yanımıza oturdu ve (bana); Uyluğun avret olduğunu bilmiyor musun?" dedi. Bu hadis, Ahmed b. Hanbel III 478. de de var. İzah…

  15. Sünen-i Ebû Dâvûd, 4015

    Ali (r.a.)!dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (s.a.v.): "Uyluğunu açma, dirinin veya ölünün uyluğuna bakma" buyurmuştur Ebû Dâvûd dedi ki: Bu hadiste münkerlik vardır

  16. Sünen-i Ebû Dâvûd, 4016

    el-Misver b. Mahreme'den rivayet olunmuştur; dedi ki: Ağır bir taş taşıyordum, taşıyıp giderken (etekliğim çözülüp) peştemalim düşüverdi. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v) bana (hitaben); "Elbiseni al, (halkın karşısında) çıplak geçmeyiniz" buyurdu. Bu hadis, Müslîm hayz da da…

  17. Sünen-i Ebû Dâvûd, 4017

    Bühz b. Hakîm'in dedesi (Muaviye, b. Hayde)'den rivayet olunmuştur;) dedi ki: (Nebi s.a.v.'e); "Ey Allah'ın Resulü, avret yerlerimizin neresini örtüp neresini (açık) bırakacağız? diye sordum. "Karından ve sahip olduğun cariyenden başkasından avredini koru" buyurdu. Ey Allah'ın…

  18. Sünen-i Ebû Dâvûd, 4018

    (Abdurrahman b. Ebî Saîd el-Hudrînin) babasından rivayet olunduğuna göre; Nebi (s.a.v) şöyle buyurmuştur: "Erkek erkeğin avret (yer) ine bakamaz. Kadın da kadının avret (yer) ine bakamaz. (Aralarında bir engel olmadan) bir erkek bir elbise içerisinde diğer bir erkek (in tenin)e…

  19. Sünen-i Ebû Dâvûd, 4019

    Ebû Hureyre'den rivayet olunduğuna göre; Resulullah (s.a.v): "Erkek erkeğe, kadın da kadına (çıplak iken) dokunamaz. Ancak çocuğuna veya babasına dokunabilir" buyurmuştur. (Ebû Hureyre) dedi ki: (Resulullah (s.a.v), baba kelimesinden sonra) üçüncü bir kelime daha zikretti ama…

  20. Sünen-i Ebû Dâvûd, 4020

    Ebû Saîd el-Hudri'nin şöyle dediği rivayet olunmuştur: Resulullah (s.a.v) yeni bir elbise giydiği zaman gömlekse veya sarıksa (o elbisenin) ismini anar sonra;at "Allalı'ım sana hamd olsun, bunu bana sen giydirdin. Ben senden bunun hayrını ve yapılış gayesindekî hayrı istiyorum.…

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.