Sünen-i İbn Mâce · 1018
Arapça metin
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ الْمِصْرِيُّ، أَنْبَأَنَا اللَّيْثُ بْنُ سَعْدٍ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ بَعَثَنِي النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ لِحَاجَةٍ ثُمَّ أَدْرَكْتُهُ وَهُوَ يُصَلِّي فَسَلَّمْتُ عَلَيْهِ فَأَشَارَ إِلَىَّ فَلَمَّا فَرَغَ دَعَانِي فَقَالَ " إِنَّكَ سَلَّمْتَ عَلَىَّ آنِفًا وَأَنَا أُصَلِّي " .
Cabir (bin Abdillah) (r.a.)'dan; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), beni bir işe gönderdi. Sonra (dönüşümde) O, namaz kılarken yanına vardım ve O'na selam verdim. Bana (eli ile) işaret etti. Namazını bitirince beni çağırdı. Ve: «Sen demin bana selam verdin. Ben namaz kılıyordum.» buyurdu." Diğer tahric: Müslim. Ebu Davud, Tirmizi. Tahavi ve Nesai de bu hadisi az lafız farkıyla rivayet etmişlerdir
Benzer hadisler
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَامِرِ بْنِ زُرَارَةَ، حَدَّثَنَا شَرِيكُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ سِمَاكِ بْنِ حَرْبٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ سَمُرَةَ، أَنَّ رَجُلاً، مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ جُرِحَ فَآذَتْهُ الْجِرَاحَةُ فَدَبَّ إِلَى مَشَاقِصِهِ فَذَبَحَ بِهِ نَفْسَهُ فَلَمْ يُصَلِّ عَلَيْهِ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ . قَالَ وَكَانَ ذَلِكَ أَدَبًا مِنْهُ .
Cabir bin Semure (r.a.)'den; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Seilem)'in ashabından bir adam yaralandı. Yara ona eziyet verdi. Bunun üzerine yaralı, okların demir kısımlarının bulunduğu yere yavaş yavaş giderek bunlarla kendini boğazladı. Nebi {Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onun üzerinde namaz kılmadı. Cabir (r.a.) demiştir ki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in namaz kılmayışı bir te'dib idi." Diğer tahric: Ahmed, Müslim, Tirmizi, Ebu Davud, Nesai ve Beyhaki de bunu rivayet etmişlerdir. Bazı rivayetler uzundur
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ، أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ رَجَاءٍ الْمَكِّيُّ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ كَانَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ تُخْرَجُ لَهُ حَرْبَةٌ فِي السَّفَرِ، فَيَنْصِبُهَا فَيُصَلِّي إِلَيْهَا .
(Abdullah) bin Ömer (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir : Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) için seferde bir harbe çıkarılırdı. O, (namaz kılmak istediği zaman) harbeyi yere dikerek ona doğru namaz kılardı. Diğer tahric: Buhari, Müslim, Nesai ve Ebu Davud
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْكَدِرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ اسْتَأْذَنْتُ عَلَى النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقَالَ " مَنْ هَذَا " . فَقُلْتُ أَنَا فَقَالَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " أَنَا أَنَا " .
Cabir (bin Abdillah) (r.a.)'den; şöyle demiştir: (Babamın bir borcundan dolayı) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına girmek için (kapıyı çalarak) izin istedim. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Kim o, » buyurdu. Ben de Ene (= ben) dedim. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (cevaptan hoşlanmamış olacak ki): «Ene, Ene (= ben, ben) » buyurdu
حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا شَبَابَةُ، عَنْ إِسْرَائِيلَ، عَنْ سِمَاكٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ سَمُرَةَ، قَالَ كَانَ بِلاَلٌ يُؤَذِّنُ ثُمَّ يُمْهِلُ فَإِذَا رَأَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَدْ خَرَجَ أَقَامَ الصَّلاَةَ .
Cabir b. Semure demiştir ki; "Bilal (r.a.) ezanı okur, sonra (Nebi'nin gelmesini) beklerdi. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in (evinden) çıktığını görünce de namaz için ikamet getirmeye başlardı." Diğer tahric: Müslim, mesacid; Tirmizi, salat
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يَقُولُ إِنَّ مُعَاذًا كَانَ يُصَلِّي مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ يَرْجِعُ فَيَؤُمُّ قَوْمَهُ .
Cabir b. Abdillah (r.a.) şöyle demiştir: "Muaz (r.a.) namazı Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile kılar, sonra da döner kavmine imam olurdu." Diğer tahric: Buharî, ezan; Müslim, salat; Ebu Davud, salat; Tirmizî, cum'a; Nesai, imame; Ahmed b. Hanbel, I, 450; III
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبَادَةَ، أَخْبَرَنَا يَزِيدُ، أَخْبَرَنَا سَلِيمٌ، حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ دِينَارٍ، حَدَّثَنَا جَابِرُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ مُعَاذَ بْنَ جَبَلٍ ـ رضى الله عنه ـ كَانَ يُصَلِّي مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ يَأْتِي قَوْمَهُ فَيُصَلِّي بِهِمُ الصَّلاَةَ، فَقَرَأَ بِهِمُ الْبَقَرَةَ ـ قَالَ ـ فَتَجَوَّزَ رَجُلٌ فَصَلَّى صَلاَةً خَفِيفَةً، فَبَلَغَ ذَلِكَ مُعَاذًا فَقَالَ إِنَّهُ مُنَافِقٌ. فَبَلَغَ ذَلِكَ الرَّجُلَ، فَأَتَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّا قَوْمٌ نَعْمَلُ بِأَيْدِينَا، وَنَسْقِي بِنَوَاضِحِنَا، وَإِنَّ مُعَاذًا صَلَّى بِنَا الْبَارِحَةَ، فَقَرَأَ الْبَقَرَةَ فَتَجَوَّزْتُ، فَزَعَمَ أَنِّي مُنَافِقٌ. فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " يَا مُعَاذُ أَفَتَّانٌ أَنْتَ ـ ثَلاَثًا ـ اقْرَأْ {وَالشَّمْسِ وَضُحَاهَا} وَ{سَبِّحِ اسْمَ رَبِّكَ الأَعْلَى} وَنَحْوَهَا ".
Cabir İbn Abdullah r.a.'dan rivayete göre; "Muaz İbn Cebel r.a., Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte namaz kılar, sonra da kendi kavminin yanına döner ve o namazı onlara kıldırırdı. Bir keresinde onlara Bakara suresini okuyarak namaz kıldırdı. (Cabir) dedi ki: Bunun üzerine bir adam da namazı kısa kılmak isteyip kendi başına kısa bir namaz kıldı. Bu husus Muaz'a ulaşınca, o bir münafıktır, dedi. Bu söz daha sonra o adama da ulaştı. O da Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e giderek: Ey Allah'ın Rasulü, bizler ellerimizle çalışan, su çeken, develerimizle sulayan kimseleriz. Muaz da dün bize bir namaz kıldırdı ve Bakara suresini okudu. Ben de namazı kısa kesmek istedim. Bunun üzerine benim münafık olduğumu iddia etti, dedi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bunun üzerine: Ey Muaz, sen insanları fitneye düşüren bir kimse misin, diye üç defa tekrarladı. Ve'ş-şemsi ve duhaha ve sebbihisme Rabbike'l-a'la ve benzerlerini oku, buyurdu