Sünen-i İbn Mâce · 1032
Arapça metin
حَدَّثَنَا جَعْفَرُ بْنُ مُسَافِرٍ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ أَبِي أُوَيْسٍ، أَخْبَرَنِي إِبْرَاهِيمُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ الأَشْهَلِيُّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ ثَابِتِ بْنِ الصَّامِتِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ صَلَّى فِي بَنِي عَبْدِ الأَشْهَلِ وَعَلَيْهِ كِسَاءٌ مُتَلَفِّفٌ بِهِ يَضَعُ يَدَيْهِ عَلَيْهِ يَقِيهِ بَرْدَ الْحَصَى .
Abdullah bin Abdirrahman bin Sabit bin es-Sami'den. O da babası (Abdurrahman)'dan, O da dedesi (Sabit) (r.a.)'den rivayel ettiğine yöre : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir elbiseye bürünmüş olarak, Beni Eşhel kabilesi içinde namaz kılmış, (secde ederken) ellerini elbisesinin üzerine koyup çakılların soğukluğundan korunmuştur. Not: Zevaid'de: Bu senedde buluman İbrahim bin İsmail el-Eşheli'nin hadislerinin münker olduğunu Buhari söylemiştir. Başkası da onu zayıf saymıştır. Ahmed ve el-İcli ise onu sika göstermişlerdir. Diğer ravi Abdullah bin Abdurrahman aleyhinde konuşanı veya onu sika göstereni görmedim. Geri kalan ravileri sikadır, diye bilgi verilmiştir
Benzer hadisler
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ مُحَمَّدٍ الدَّرَاوَرْدِيُّ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ أَبِي حَبِيبَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، قَالَ جَاءَنَا النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَصَلَّى بِنَا فِي مَسْجِدِ بَنِي عَبْدِ الأَشْهَلِ فَرَأَيْتُهُ وَاضِعًا يَدَيْهِ عَلَى ثَوْبِهِ إِذَا سَجَدَ .
Abdullah bin Abdirrahman (r.a.) (babası vasıtasıyla dedesinden naklen) şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize geldi. Beni Abdi'l-Eşhel mescidinde namaz kıldırdı. Secde ettiği zaman ellerini elbisesinin üzerine koyduğunu gördüm. Not: Bundan sonra gelen rivayette olduğu gibi bunun senedinde; ''Abdullah bin Abdirrahman'dan, o da babasından, o da dedesi Sabit bin es-Samit'tan ... '' ifadesi vardır. Senedin aslı böyle olunca muttasıl bir sened olmuş olur. diye Zevaid'de açıklama vardır. ---- Çünkü senedde sahabi olan ilk ravi Sabit bin es-Samit ve onun ravisi olan oğlu Abdurrahman'ın ismi geçmiyor. Ancak Abdurrahman'ın ravisi olan oğlu Abdullah'ın ismi vardır
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ مَخْلَدٍ، حَدَّثَنِي قَيْسٌ أَبُو عُمَارَةَ، مَوْلَى الأَنْصَارِ قَالَ سَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ أَبِي بَكْرِ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ عَمْرِو بْنِ حَزْمٍ، يُحَدِّثُ عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنَّهُ قَالَ " مَا مِنْ مُؤْمِنٍ يُعَزِّي أَخَاهُ بِمُصِيبَةٍ إِلاَّ كَسَاهُ اللَّهُ سُبْحَانَهُ مِنْ حُلَلِ الْكَرَامَةِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ " .
Abdullah bin Ebi Bekir bin Muhammed bin Amr bin Hazm'ın dededi (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Bir musibet nedeniyle din kardeşine ta'ziyette bulunan hiç bir mu'min yoktur ki, Allah Sübhanehu kıyamet günü ona keramet elbiselerinden bir takım elbise giydirmesin.» Not; Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun isnadında Kays Ebu Ümare vardır. İbn-i Hibban onu sikalar arasında zikretmiştir. Zehebi'de el-Kaşif'te sika olduğunu söylemiştir Buhari; Durumuna bakılmalıdır, demiştir. Kalan raviler Müslim'in şartı üzerinedir .. AÇIKLAMA 1602’de
حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا الأَجْلَحُ الْكِنْدِيُّ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ الأَصَمِّ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " إِذَا حَلَفَ أَحَدُكُمْ فَلاَ يَقُلْ مَا شَاءَ اللَّهُ وَشِئْتَ . وَلَكِنْ لِيَقُلْ مَا شَاءَ اللَّهُ ثُمَّ شِئْتَ " .
(Abdullah) bin Abbs (r.a.)'den rivayet edildiğine göre, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «Biriniz yemin ettiği zaman Allah'ın dilediği ve senin dilediğin demesin. Lakin Allah'ın dilediği sonra senin dilediğin desin.» Zevaid de: Eclah bin Abdillah'ın sikalığında görüş birliği yoktur. Ahmed, Nesai, Ebu Davud, Ebu Hatim, İbn-i Sa'd onu zayıf, İbn-i Muin, Yakub bin Süfyan ve el-İcli onu sika saymışlarıdr. Senedin kalanı sikadır. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde bulunan ravi Eclah bin AbdiIlah'ın sikalığı ihtilaflıdır: İmam Ahmed, Ebu Hatim, Nesai, Ebu Davud ve İbn-i Sa'd onu zayıf görmüşler. İbn-i Main, Yakub bin Süfyan ve el-İcli de onu sika saymışlardır. Senedin kalan ravileri sika zatlardır
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ زِيَادٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الأَعْلَى، حَدَّثَنَا سَعِيدٌ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَبِي نَضْرَةَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ، قَالَ غَلاَ السِّعْرُ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقَالُوا لَوْ قَوَّمْتَ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ " إِنِّي لأَرْجُو أَنْ أُفَارِقَكُمْ وَلاَ يَطْلُبَنِي أَحَدٌ مِنْكُمْ بِمَظْلَمَةٍ ظَلَمْتُهُ " .
Ebu Said-i Hudri (r.a.)'den şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hayatta iken (bir ara) fiyatlar yükseldi. Bunun üzerine Sahabiler: Fiyatları tayin buyurmanızı diliyoruz, Ya Resulallah! Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Siz'den hiçbir kimse, kendisine yaptığım bir zulmün karşılığını benden istemediği halde sizden ayrılmamı şüphesiz umarım.» buyurdu. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde bulunan Said bin Ebi Arube'nin hafızası son zamanlarında bozulmuştur. Ukin Abdü'l-A'la eş-Şami, kendisinden bu halinden önce rivayet etmiştir. Ravi Muhammed bin Ziyad'a gelince, Zehebi'nin beyanına göre Buhari onun başka ravilerce te'yid edilmiş hadislerini rivayet etmiştir. İbn-i Hibban da: O, sika zatlardandır, az hataya düşmüş, demiştir. Senedin kalan ravileri sika zatlardır
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ مُحَمَّدٍ الْجَرْمِيُّ، حَدَّثَنَا الْمُطَّلِبُ بْنُ زِيَادٍ، عَنْ إِسْحَاقَ بْنِ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ جَدِّهِ، عُمَيْرٍ - وَهُوَ مَوْلَى ابْنِ مَسْعُودٍ - أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ، قَالَ لَهُ يَا عُمَيْرُ إِنِّي أُعْتِقُكَ عِتْقًا هَنِيئًا إِنِّي سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " أَيُّمَا رَجُلٍ أَعْتَقَ غُلاَمًا وَلَمْ يُسَمِّ مَالَهُ فَالْمَالُ لَهُ " . فَأَخْبِرْنِي مَا مَالُكَ . حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا الْمُطَّلِبُ بْنُ زِيَادٍ، عَنْ إِسْحَاقَ بْنِ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ قَالَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْعُودٍ لِجَدِّي فَذَكَرَ نَحْوَهُ .
İbn-i Mes'ûd'un âzadlısı Umeyr (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre Abdullah (îbn-i Mes'ûd) kendisine: Yâ Umeyr! Şüphesiz ben: seni kolay bir azadlama ile âzadladın, ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Herhangi bir adam bir köleyi âzadlar da o (köle)'nin (elinde bulunan) malına değinmezse o mal o (köle) nindir» buyururken işittim. Artık bana söyle, senin (elinde bulunan) malın ne (kadar)dır. Müellif bu hadîsin kısmen değişik ikinci bir senedle de kendisine intikal ettiğini belirtir. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde İshak bin İbrahim el-Mes'udi vardır. Buhari bunun hakkında: Bu ravinin hadisini merfu olarak rivayet etmesi hususunda başka ravi tarafından teyid edilmez, demiştir. İbn-i Adiy de: Bunun yalnız iki adet hadisi vardır, demiştir. Mesleme de onun sika olduğunu söylemiştir. İbn-i Hibban da onu sika zatlar arasında anmıştır. Bu ravinin şeyhi Umeyr'i İbn-i Hibban, sika zatlar arasında anmıştır. Senedde bulunan el-Muttalib bin Ziyad'ı Ahmed, İbn-i Main, el-İcli ve başkaları sika saymışlardır. Senedin kalan ravileri sika zatlardır
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا أَبُو عَامِرٍ، حَدَّثَنَا كَثِيرُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ إِسْحَاقَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ جَعْفَرٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " لَقِّنُوا مَوْتَاكُمْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ الْحَلِيمُ الْكَرِيمُ سُبْحَانَ اللَّهِ رَبِّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ " . قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ كَيْفَ لِلأَحْيَاءِ قَالَ " أَجْوَدُ وَأَجْوَدُ " .
Abdullah bin Ca'fer'in babasından (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Mevtanıza (ölüm döşeğinde olanlarınıza) لا إله إلا الله الحليم الكريم، سبحان اللَّه رب العرش العظيم، الحمد لله رب العالمين (Latin harfleriyle:) [La ilahe illallahu’l-Halimu’l-Kerim, Sübhanallahi Rabbi’l-Arşi’l-Azim, El-Hamdu lillahi Rabbi’l-Alemin ] zikrini telkin ediniz.» Sahabiler: Ya Resulallah! (Bu telkin) diriler için nasıldır? diye mordular. Buyurdu ki: «Daha güzeldir; daha güzeldir.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedindeki ravi İshak'ı sika sayan veya cerh eden kimseyi görmedim. Ravi Kesir bin Yezid hakkında Ahmed: Ben onun rivayetinde bir beis görmüyorum, demiştir. Yahya bin Main ise: Bir şey değildir, demiş; Başka bir defa da: Onun rivayetihde beis yoktur, demiş; Bir başka defa da: Kuvvetli olmamakla beraber işe yarar, demiştir. Nesai: Zayıftır, demiştir. Sika olduğunu söyliyenler de vardır. Senedin kalan ravileri sika zutlardır