Sünen-i İbn Mâce · 1352
Arapça metin
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ هَاشِمٍ، عَنِ ابْنِ أَبِي لَيْلَى، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي لَيْلَى، عَنْ أَبِي لَيْلَى، قَالَ صَلَّيْتُ إِلَى جَنْبِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَهُوَ يُصَلِّي مِنَ اللَّيْلِ تَطَوُّعًا فَمَرَّ بِآيَةِ عَذَابٍ فَقَالَ " أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ النَّارِ وَوَيْلٌ لأَهْلِ النَّارِ " .
Ebu Leyla (r.a.)'den; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geceleyin nafile namaz kılarken ben O'nun yanında namaz kıldım. O, kıraatında bir azab ayetini okudu. ayetin bitiminde: «Cehennem ateşinden Allah'a sığınırım. Cehennemliklerin vay haline.» buyurdu. AÇIKLAMA 1354’te
Benzer hadisler
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ دَاوُدَ، عَنِ ابْنِ أَبِي لَيْلَى، عَنْ ثَابِتٍ الْبُنَانِيِّ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي لَيْلَى، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ صَلَّيْتُ إِلَى جَنْبِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي صَلاَةِ تَطَوُّعٍ فَسَمِعْتُهُ يَقُولُ " أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ النَّارِ وَيْلٌ لأَهْلِ النَّارِ " .
Ebu Leyla'dan; demiştir ki; Nafile namazı kılmakta olan Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in yanında namaza durmuştum. O'nu (şöyle) dua ederken işittim: "(Cehennem) ateş(in)den Allah'a sığınırım. Cehennemliklerin vay haline!" Diğer tahric: İbn Mace, ikame
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ سَعْدِ بْنِ عُبَيْدَةَ، عَنِ الْمُسْتَوْرِدِ بْنِ الأَحْنَفِ، عَنْ صِلَةَ بْنِ زُفَرَ، عَنْ حُذَيْفَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ صَلَّى فَكَانَ إِذَا مَرَّ بِآيَةِ رَحْمَةٍ سَأَلَ وَإِذَا مَرَّ بِآيَةِ عَذَابٍ اسْتَجَارَ وَإِذَا مَرَّ بِآيَةٍ فِيهَا تَنْزِيهٌ لِلَّهِ سَبَّحَ .
Huzeyfe (r.a.)'den: şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), gece nafilesini kıldı. (Namazdaki) kıraatında bir rahmet ayeti geçtiği zaman (rahmet) diler, bir azap ayeti geçtiği zaman (azab'tan Allah'a) sığınır ve Allah Teala'nın noksanlıklardan münezzeh olduğundan bahsedilen bir ayet geçtiği zaman tesbih ederdi. AÇIKLAMA 1354’te
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَهِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنِ ابْنِ أُكَيْمَةَ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ صَلَّى النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بِأَصْحَابِهِ صَلاَةً نَظُنُّ أَنَّهَا الصُّبْحُ فَقَالَ " هَلْ قَرَأَ مِنْكُمْ مِنْ أَحَدٍ " . قَالَ رَجُلٌ أَنَا . قَالَ " إِنِّي أَقُولُ مَا لِي أُنَازَعُ الْقُرْآنَ " .
İbn-i Ukeyme (el-Leysi) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir : Ben, Ebu Hureyre (r.a.)'den şunu söylerken işittim: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ashabma bir namaz kıldırdı. O namazın sabah namazı olduğunu zannediyorum. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namazdan sonra: «Sizden her hangi bir kimse (benimle beraber) okudu mu?» diye sordu. Bir adam ; Ben (okudum) dedi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ben, (içimde): Bana ne oluyor ki Kur'an (okumuşum) da benimle münazaa ediliyor, diyorum» buyurdu." AÇIKLAMA 849’da
حَدَّثَنَا مُؤَمَّلُ بْنُ الْفَضْلِ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ شُعَيْبٍ، عَنِ النُّعْمَانِ، عَنْ مَكْحُولٍ، عَنْ عَنْبَسَةَ بْنِ أَبِي سُفْيَانَ، قَالَ قَالَتْ أُمُّ حَبِيبَةَ زَوْجُ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَنْ حَافَظَ عَلَى أَرْبَعِ رَكَعَاتٍ قَبْلَ الظُّهْرِ وَأَرْبَعٍ بَعْدَهَا حَرُمَ عَلَى النَّارِ " . قَالَ أَبُو دَاوُدَ رَوَاهُ الْعَلاَءُ بْنُ الْحَارِثِ وَسُلَيْمَانُ بْنُ مُوسَى عَنْ مَكْحُولٍ بِإِسْنَادِهِ مِثْلَهُ .
Nebi (s.a.v.)'in eşi Ümmü Habîbe (r.anha)'dan; demiştir ki: Nebi (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Kim öğle namazından Önce ve sonra dört rekat namaz kılmaya devam ederse (o kimse) cehennem ateşine haram kılınır." Ebû Dâvûd dedi ki: Bu hadisi aynı şekilde (ve) aynı senedle, el-Ala b. el-Hâris ile Süleyman b. Mûsâ da MekhûVden rivayet ettiler. Diğer tahric: Tirmizî, mevâkît; Nesâî, kıyamu'1-leyl; İbn Mâce, ikâme; Ahmed b. Hanbel, V, 418, 420; VI
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عَدِيٍّ، عَنْ هِشَامٍ، عَنْ يَحْيَى، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ قَالَ نَبِيُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ وَعَذَابِ النَّارِ وَفِتْنَةِ الْمَحْيَا وَالْمَمَاتِ وَشَرِّ الْمَسِيحِ الدَّجَّالِ " .
Bize Muhammed b. El-Müsennâ rivayet etti. (Dediki) : Bize İbni Ebî Adiyy, Hişam'dan, o da Yahya'dan, o da Ebu Seleme'den naklen rivayet ettiki Ebu Seleme, Ebu Hureyre'yi şöyle derken işitmiş: Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Yâ Rab! Ben kabir azabı ile cehennem azabından; hayât memat fitnesinden ve mesîh-i deccâlın şerrinden sana sığınırım!» buyurdular
حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ وَكِيعٍ، حَدَّثَنَا عَثَّامُ بْنُ عَلِيٍّ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ حَبِيبِ بْنِ أَبِي ثَابِتٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ كَانَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يُصَلِّي بِاللَّيْلِ رَكْعَتَيْنِ رَكْعَتَيْنِ .
(Abdullah) bin Abbas (r.a.)'dan: şöyle demiştir : Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), geceleyin namazı ikişer rek'at kılardı