İslami Delil
Aramaya dön
Hadis

Sünen-i İbn Mâce · 1468

Chapters Regarding Funerals

Arapça metin

حَدَّثَنَا عَبَّادُ بْنُ يَعْقُوبَ، حَدَّثَنَا الْحُسَيْنُ بْنُ زَيْدِ بْنِ عَلِيِّ بْنِ الْحُسَيْنِ بْنِ عَلِيٍّ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ جَعْفَرٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَلِيٍّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ إِذَا أَنَا مُتُّ فَاغْسِلْنِي بِسَبْعِ قِرَبٍ مِنْ بِئْرِي بِئْرِ غَرْسٍ ‏"‏ ‏.‏

Ali (bin Ebi Talib) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Öldüğün zaman beni ğars adlı kuyumdan yedi kırba suyla yıkayınız.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu isnad zayıftır. Çünkü İbn-i Hibban: Ravi Abbad bin Yakub açık rafizi idi. Bununla beraber meşhur ravilerden münker hadisleri rivayet ederdi. Bu sebeple terkedilmeyi haketmiş, demiştir. İbn-i Tahir de: 0, rafizilerin aşırılarındandır. Terkedilmeye müsthaktır. Çünkü münker hadisleri meşhur hadisler arasında zikreder. Buhari ondan tek bir hadis rivayet etmiş ise de muasırı olan imamlar onun bu rivayetine karşı çıkmışlardır. Hadis hafızlarından bir cemaat, ondan rivayeti terketmişlerdir, demiştir. Zehebi de: Buhari ondan yaptığı rivayeti başkasından olan bir rivayetle birlikte almıştır, demiştir. Abbad'ın şeyhi (Hüseyin bin Zeyd)'in sikalığı ihtilaflıdır

Sünen-i İbn Mâce, 1468

Benzer hadisler

HadisSünen-i İbn Mâce

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْحَارِثِ الْمِصْرِيُّ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ رَاشِدٍ، عَنْ يَزِيدَ، مَوْلَى سَلَمَةَ عَنْ سَلَمَةَ بْنِ الأَكْوَعِ، قَالَ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ صَلَّى فَسَلَّمَ مَرَّةً وَاحِدَةً ‏.‏

Seleme bin el-Ekva' (r.a.)'den şöyle demiştir : Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i, namaz kılarken gördüm. (Namazdan çıkarken) bir defa selam verdi." Not: Ravi Yahya bin Raşid zayıf olduğu için isnadın zayıflığı Zevaid'de bildirilmiştir. AÇIKLAMA(918, 919 ve 920): Sehl (r.a.) ve Seleme (r.a.)'ın hadislerini yalnız İbn-i Mace rivayet etmiş olup zayıflıgı notta da bildirilmiştir. Aişe (r.anha)'nın hadisini Tirmizi de rivayet etmiştir. Nevevi nakil ehli yanında bu hadis sübut bulmamıştır, demiştir. Bagavi de Şerhu's-Sünne'de;' Aişe (r.anha)'nın hadisinin isnadı hakkında söz söylenmiştir, der. Fakat el-Hakim: Bu hadis Buhari ve Müslim'in şartı üzerine sahihtir, demiştir. EI-Menhel yazarı 'Selam babı'nda ez cümle (özetle) şöyle der: "Namazdan çıkarken bir defa selam vermenin meşruluğuna hükmedenler şu zatIardır: İbn-i Ömer, Enes, Seleme bin el-Ekva, Aişe, el-Hasan, İbn-i Sirin, Ömer bin Abdülaziz, el-Evzai (r.anhum) ve bir çok kimsedir. Delilleri ise (bu babta mezkur) hadislerdir. İki selam'ın meşruluğuna hükmeden alimler, bunlara şöyle cevap vermişlerdir: mezkur hadisler zayıftır. Bunların sahih olduğu farz edilse bile, yalnız bir defa selam vermenin caizliğini beyan etmek içindir, iki selamın meşruluğuna delalet eden hadisler ise en mükemmel olanı beyan etmek içindir, denilir. Çünkü bu hadisler daha çok ve daha meşhurdur. Onlarda, sika ravilerin ilavesi vardır ve makbuldür. EI-Hedy yazarı: Aişe (r.anha)'nın hadisi makbuldur. Çünkü Züheyr'den başka hiç kimse onu merfu' olarak rivayet etmemiştir. Zübeyr ise bütün alimlerce zayıf görülmüş, hatası çok olan bir kimsedir. Kaldı ki bu hadis gece namazı hakkındadır. Nitekim bır rivayeti şöyledir: "Nebi (s.a.v.) bir defa ''Es-Selamu aleyküm'' diyerek selam verirdi de bununla sesini o derece yükseltirdi ki bizi uykudan uyandırırdı.'' İki selam verdiğini rivayet edenler ise farz ve nafile namazlardaki müşahedelerini rivayet etmişlerdir. Diğer taraftan Aişe (r.anha)'nın hadisinde Nebi (s.a.v.)'in ikinci selamı vermediğine dair bir kayıt yoktur. Sadece bir selamı onları uykudan uyandıran yüksek sesle verdiğini bildirir. Aişe (r.anha) ikinci selamdan söz etmemiştir. Onun söz etmeyişi ikinci selamı rivayet edenlerin sözlerine takdim edilmez. Onlar sayıca, çoktur, hadisleri daha sahihtir...' demiştir

Sünen-i İbn Mâce, 920
HadisSünen-i İbn Mâce

حَدَّثَنَا صَالِحُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ الْقَطَّانِ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُوسَى، أَنْبَأَنَا مُبَارَكُ بْنُ حَسَّانَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ يَا ابْنَ آدَمَ اثْنَتَانِ لَمْ تَكُنْ لَكَ وَاحِدَةٌ مِنْهُمَا جَعَلْتُ لَكَ نَصِيبًا مِنْ مَالِكَ حِينَ أَخَذْتُ بِكَظَمِكَ لأُطَهِّرَكَ بِهِ وَأُزَكِّيَكَ وَصَلاَةُ عِبَادِي عَلَيْكَ بَعْدَ انْقِضَاءِ أَجَلِكَ ‏"‏ ‏.‏

(Abdullah) bin Ömer (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «(Allah Teâlâ buyurdu ki) Ey Âdem oğlu hiç birisi senin olmayan (ve merhametimle sana verdiğim) iki şey var-. Seni (günahlardan) temizlemek ve arındırmak için, gırtlağını tuttuğum (canını alacağım) zaman malından sana bir pay (vasiyyet için) verdim ve ecelinin bitiminden sonra kullarımın senin üzerine (kıldıkları) cenaze namazı.»' Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi aleyhinde söz söylenir. çünkü ravilerinden Salih bin Muhammed bin Yahya hakkında ne tenkid ne de başka şekilde herhangi bir kimsenin sözünü görmedim. Rav! Mübarek bin Hassan'ı İbn-i Main sika saymıştır. Fakat Nesai, onun kuvvetli olmadığını. Ebu Davud da onun hadisinin münker olduğunu söylemişlerdir. İbn-i Hibban da onu sikalar arasında anmış ve: Bazen hataya düşer ve muhalefet eder, demiştir. EI-Ezdi de onun hadisinin terkedildiğini söylemiştir. Senedin kalan ravileri Buhari ile Müslim'in şartları üzerinedir

Sünen-i İbn Mâce, 2710
HadisSünen-i İbn Mâce

حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ عَيَّاشٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عُبَيْدِ اللَّهِ، عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، قَالَ إِنَّمَا سَنَّ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ الزَّكَاةَ فِي هَذِهِ الْخَمْسَةِ فِي الْحِنْطَةِ وَالشَّعِيرِ وَالتَّمْرِ وَالزَّبِيبِ وَالذُّرَةِ ‏.‏

Amr bin Şuayb'ın babasının dedesi (Abdullah bin Amr bin el-As (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (toprak mahsullerinden) yalnız şu beş şey için zekatı meşru kılmıştır: Buğdayı, arpa. hurma, üzüm ve darı. Not: Zevaid'de şöyle denmiştir: Bunun isnadı zayıftır. Çünkü ravi Muhammed bin Ubeydillah, el•Hazreci olan Muhammed'dir. İmam Ahmed: Halk onun hadislerini terketmiş, demiştir. El-Hakim de: Onun hadislerinin terkedilmiş olduğu hususunda rivayet imamları arasında ihtilaf yok, demiştir. Es-Sa'd de : Rivayet ehli onun hadislerini bırakmaya ittifak etmişlerdir. Onun yanında münker hadisler var, demiştir

Sünen-i İbn Mâce, 1815
HadisSünen-i İbn Mâce

حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو دَاوُدَ الْحَفَرِيُّ، حَدَّثَنَا يَاسِينُ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ بْنِ مُحَمَّدِ ابْنِ الْحَنَفِيَّةِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَلِيٍّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ الْمَهْدِيُّ مِنَّا أَهْلَ الْبَيْتِ يُصْلِحُهُ اللَّهُ فِي لَيْلَةٍ ‏"‏ ‏.‏

Ali (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: El-Mehdi, bizden, Ehl-i Beyt'tendir. Allah onu bir gecede ıslah eder (yani tevbesini kabul eder veya feyizler ve hikmetlerle donatır):' Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Buhari, et-Tarih'te İbrahim bin Muhammed bin el-Hanefiyye'nin bu hadisinin arkasında: Bunun senedi üzerinde düşünmek gerekir, demiştir. İbn-! Hibban, İbrahim bin Muhammed'i güvenilir raviler arasında anmıştır. Et-Teli de onu güvenilir saymıştır. Et-Teli'nin beyamna göre Buhari: Bunun rivayeti üzerinde düşünmek gerekir ve onun bundan başka hadisini bilmiyorum, demiştir. İbni Main ve Ebu Zur'a, bunun rivayetinde bir beis olmadığım söylemişlerdir. Ravi Ebu Davud el•Haferi'nin adı Ömer bin Sa'd olup Müslim, kendi Sahih'inde onun rivayetini almıştır. Senedin kalan ravileri güvenilir zatlardır

Sünen-i İbn Mâce, 4085
HadisSünen-i İbn Mâce

حَدَّثَنَا جَمِيلُ بْنُ الْحَسَنِ الْعَتَكِيُّ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مَرْوَانَ الْعُقَيْلِيُّ، حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ حَسَّانَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ سِيرِينَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ لاَ تُزَوِّجُ الْمَرْأَةُ الْمَرْأَةَ وَلاَ تُزَوِّجُ الْمَرْأَةُ نَفْسَهَا فَإِنَّ الزَّانِيَةَ هِيَ الَّتِي تُزَوِّجُ نَفْسَهَا ‏"‏ ‏.‏

Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Kadın kadın'ın nikahını kıyamaz. Kadın kendi nefsinin nikahını da kıyamaz. Çünkü şüphesiz, zaniye kadın, kendi nefsinin nikahını kıyan kadındır.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu hadisin isnadında bulunan ravi Cemil bin el-Hasan el-Ataki, hakkında Abdan: (Konuşmasında) yalan söyleyen bir fasıktır, demiştir. İbn-i Adi de: Abdal'dan başka Cemil aleyhinde konuşan hiç bir kimseyi duymadım. Şüphesiz onun rivayetinde hiç bir beis yoktur ve onun münker bir hadis rivayet ettiğini bilmiyorum, demiştir. İbn-i Hibban de: Cemil'i sikalar arasında zikrederek: ° garib hadisler rivayet eder, demiştir. İbn-i Hibban kendi sahihinde, İbn-i Huzeyme ve el-Hakim onun rivayet ettiği hadisleri zikretmişlerdir. Mesleme el-Endülüsi de : 0, sikadır, demiştir. Senedin diğer ravileri sika zatlardır

Sünen-i İbn Mâce, 1882
HadisSahîh-i Müslim

وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَأَبُو كُرَيْبٍ - وَاللَّفْظُ لِزُهَيْرٍ - حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، - يَعْنِي ابْنَ عُلَيَّةَ - حَدَّثَنِي رَوْحُ بْنُ الْقَاسِمِ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ أَبِي مَيْمُونَةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَتَبَرَّزُ لِحَاجَتِهِ فَآتِيهِ بِالْمَاءِ فَيَتَغَسَّلُ بِهِ ‏.‏

Bana Züheyr b. Harb ile Ebu Kureyb de rivayet ettiler. Lafız Züheyr'indir. (Dedilerki): Bize İsmail yani İbni Uleyye rivayet et­ti. (Dediki): Bana Ravh b. Kaasim, Ata' b. Ebi Meymune'den, o da Enes b. Malik'ten Naklen rivayet etti. Enes şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) defi hacet için sahraya çıkar Bende kendisine su getirirdim. O bununla taheretlenirdi. NEVEVİ ŞERHİ AŞAĞIDA DAVUDOĞLU AÇIKLAMA: Bu hadisi Buhari «Kitabu'l Vudu» da Ebu Davud ile Nesai de «Kitabu't-Tahare» da tahrîc etmişlerdir. Yukarıdaki üç rivayet Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in su ile istinca ettiğini göstermektedirler. Bazıları su ile istincanın mekruh olduğuna kail olmuşlardır. Bunlar İbni Ebi Şeybe'nin Sahih suretle Huzeyfetü'bnü Yeman (R.A.)'dan rivayet ettiği bir hadisle istidlal etmişlerdir. Mezkur hadiste Hz. Huzeyfe'ye su ile istincanın hükmü sorulduğu onunda: Suyla istinca edersem elimden koku gitmez dediği bildirilir. Nafi'in İbni Ömer (R.A.)'dan rivayetine göre Hz. İbni Ömer'de su ile taharetlenmezmiş. İbnü'z-Zübeyr (R.A.)'ında su ile istinca hakkında: «Biz bunu yapmazdık» dediği naklolunur. İbni Tin'in rivayetine göre İmam Malik (R.A.) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in su ile istinca ettiği rivayetini kabul etmezmiş. Malikiyye ulemasından İbni Habib dahi suyla istincayı men edermiş. Bazıları buradaki rivayetlerde zikri geçen: O su ile istinca ederdi» sözünün Enes b. Malik hazretlerine ait olmadığını bunu ravîlerden Ebu'l Velîd söylediğini binaenaleyh Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in o su ile istinca ettiği hadisten açık olarak anlaşılmadığını iddia etmiş ve: «İhtimal ki o suyla abdest almış veya ellerini yıkamıştır.» demişlersede bu söz doğru değildir. Çünkü Buhari'nin İbni Beşşar tarikiyle rivayet ettiği bir hadiste Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in su ile istinca ettiği teşrih olunmuştur. Nitekim Müslimın Züheyr b. Harp'tan rivayet et­tiği 271 numaralı hadis'in 2.rivayetinde Enes hadisinde de Enes (R.A.)'ın: «Ben de kendisine su getirirdim. O bununla taharetlenirdi» diyerek Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in su ile istinca ettiğini bildirmiştir. Bu ve daha bir çok rivayetlerden anlaşılıyorki su ile istincayı rivayet eden ravilerden bir hangisi değil bizzat Enes 'dir. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in su ile istinca ettiğini ve su ile istincayı emir buyurduğunu bildiren hadisler çoktur. Bunlardan bir kısmını Buhari, Müslim, Tirmîzî, İbni Hibban, Ebu Avane, İbni Mace, İbni Habib ve diğer ulema rivayet etmişlerdir. NEVEVİ ŞERHİ: (618) "Bir bahçeye girdi. .. Yanımıza geldi." Diğer (619) rivayette: "Resuluilah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) helaya girerdi. .. " Diğer (620) rivayette: "Resuluilah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ihtiyacı için helaya giderdi. .. " (3/162) (617 numaralı hadiste geçen) midae, ibrik, testi ve benzeri şeyler demektir. Hait (bahçe) bostan demektir. "Aneze: harbe"nin ise ucunda bükülü bir demir parçası bulunan uzunca bir asa olduğu söylendiği gibi, kısa mızrak olduğu da söylenir. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in bunu beraberinde taşımasının sebebi, abdest aldıktan sonra namaz kılması halinde geçenlerle kendisi arasında bir engel (sütre) olması için onu önünde dikmeye gerek duymasıdır. (620) "Teberruz" el-Beraz denilen yere gitmek demektir ki, bu da geniş ve düzlük yer anlamındadır. Buraya ihtiyacını karşılamak, başkasından kendisini saklamak ve görenlerin gözlerinden uzaklaşmak için giderdi. "O su ile yıkanırdı." Yani onunla istinca yapar ve istinca yaptığı yeri o su ile yıkardı. Allah en iyi bilendir. Hadislerden Çıkan Hükümler 1 - İhtiyacını görmek için insanlardan uzaklaşmak ve görenlere karşı kendisini saklamak müstehaptır. 2- Fazilet sahibi bir kimse ihtiyacını görmeleri için bazı arkadaşlarını ça!ıştırabilir. 3- Salihlere ve fazilet sahiplerine hizmet edilebilir ve bunun bereketinden yararlanmak ümit olunabilir. 4- Su ile istinca yapmak caizdir, yalnızca taşla yetinmeye tercih edilir ve ona göre müstehaptır. İnsanlar bu mesele hakkında ihtilaf etmiş olmakla birlikte selef ve halefin büyük çoğunluklarının kabul ettiği çeşitli bölgelerin imamları arasından fetvaya ehil kimselerin üzerinde icma ettikleri husus ise en faziletli şeklin, su ve taşı birlikte kullanması ve necasetin azalıp, eline değmesinin de daha az olması için önce taşı kullanması sonra da suyu kullanmasının daha faziletli olduğudur. Şayet yalnız ikisinden birisini kullanmak isterse diğerini ister bulsun, ister bulmasın ikisinden dilediği birisini yalnız başına kullanabilir. Bu durumda su bulunmakla birlikte yalnızca taşı kullanmak caizdir, aksi de caizdir. Eğer yalnız ikisinden birisini kullanacaksa su taştan daha faziletlidir. Çünkü su pisliğin çıktığı yeri gerçek anlamda temizler, taş ise bu şekilde temizleyemez, sadece necaseti hafifletir ve affedilir miktardaki necaset ile birlikte namaz kılmayı mübah kılar. Seleften bazıları ise daha faziletli olanın taş olduğu kanaatindedir. Hatta bazılarının ifadeleri suyun tek başına yetmediği izlenimini dahi vermektedir. İbn Habib el-Maliki der ki: Taş ancak suyu bulamayan kimse için yeterli olabilir. Bu görüş ise, selef ve halef alimlerinin benimsedikleri kanaate de, bu hususta birbirini de'stekleyen sünnetteki rivayetlerin zahirine de muhaliftir. Allah en iyi bilendir. Bazı ilim adamları bu hadisleri su kaynaklarından, havuz ve benzeri yerlerden değil de kap kacaktan abdest almanın müstehap olduğuna delil göstermişlerdir. Çünkü Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den sözü geçen yerlerden abdest aldığı nakledilmiş değildir. Ancak bu kanaat sahibi kimsenin bu söylediği makbul değildir ve bildiğimiz kadarıyla hiç kimse bu hususta ona muvafakat etmiş değildir. Kadı İyaz der ki: Bu sözü söyleyenin bu görüşünün bir aslı, bir dayanağı yoktur. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in, bu görüşün sahibi kimsenin dışarıda tuttuğu su kaynaklarını bulmakla birlikte terk edip, kap kacaktan su aldığı ise nakledilmiş değildir. (31163) Allah en iyi bilendir

Sahîh-i Müslim, 621

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.