Sünen-i İbn Mâce · 2371
Arapça metin
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، أَنْبَأَنَا جُوَيْرِيَةُ بْنُ أَسْمَاءَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يَزِيدَ، - مَوْلَى الْمُنْبَعِثِ - عَنْ رَجُلٍ، مِنْ أَهْلِ مِصْرَ عَنْ سُرَّقٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم أَجَازَ شَهَادَةَ الرَّجُلِ وَيَمِينَ الطَّالِبِ .
Sürrak (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir erkeğin şâhidliğini ve talibin (yâni davacının) yeminini geçerli saydı. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Tabii olan ravi (yani Sürrak'ın ravisi) mechuldür ve Sürrak (r.a.)'den bundan başka hadis rivayet edilmemiştir. Tahric: Ebu Huyreyre (r.a.)'ın 2368. hadisini Ebu Davud ve Tirmizi, Cabir (r.a.)'ın 2369. hadisini Tirmizi ve Ahmed, İbn-i Abbas (r.a.)'ın 2370. hadisini Müslim, Ebu Davud ve Nesai de rivayet etmişlerdir. Sürrak (r.a.)'m yukarıdaki hadisi ise Zevaid türündendir. AÇIKLAMA LİNKİ 2370'te
Benzer hadisler
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مَعْمَرٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَكْرٍ الْبُرْسَانِيُّ، حَدَّثَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، قَالَ قَالَ عَطَاءٌ الْخُرَاسَانِيُّ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَتَاهُ رَجُلٌ فَقَالَ إِنَّ عَلَىَّ بَدَنَةً وَأَنَا مُوسِرٌ بِهَا وَلاَ أَجِدُهَا فَأَشْتَرِيَهَا . فَأَمَرَهُ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنْ يَبْتَاعَ سَبْعَ شِيَاهٍ فَيَذْبَحَهُنَّ .
İbn-i Abbâs (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre bir adam Nebi (Salîallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek: Benim boynumda bir deve (boğazlama borcu) var ve ben deve almak varlığına sahibim. Fakat deve bulamıyorum ki satın alayım, dedi. Bunun üzerine Nebi (Salîallahu Aleyhi ve Sellem) ona yedi davar satın alıp boğazlamasını emretti. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun ravileri sahih hadis ri'ı.vileridir. Fakat Ata el-Hurasani, İbn-i Abbas (r.a.)'den hadis işitmemiştir. Bunu imam Ahmed, söylemiştir. Lakin şeyhimiz Ebu Zur'a: Bu ravinin İbn-i Abbas'tan rivayeli, Buhiri'nin Sahih'inde mevcuttur, demiştir. Yani bu durum, Ata'nın İbn-l Abbis'tan hadis işitmesine delalet eder. Zevaid yazarı: Rüvi İbn-i Cüreyc, tedlisçidir ve bu hadisi ari'ane ile rivayet etmiştir. Yahya bin Said el-Kattan da demiş kı: Ata. el-Hun\sanl'den İbn-I Cüreyc'in rivayeti zayıftır. Çünkü bu, sadece İbn-l Cüreyc'jn yazıp Ata'ya isnad ettiği bir kitabtan ibarettir, diye bilgi verir
حَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ الْجَهْضَمِيُّ، وَبَكْرُ بْنُ خَلَفٍ، وَعُقْبَةُ بْنُ مُكْرَمٍ، قَالُوا حَدَّثَنَا صَفْوَانُ بْنُ عِيسَى، حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ رَافِعٍ، عَنْ أَبِي عَبْدِ اللَّهِ ابْنِ عَمِّ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ يَفْتَتِحُ الْقِرَاءَةَ بِـ {الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ} .
Ebu Hureyre (r.a.)'den şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), (namazda); elhamdu lillahi Rabbil Alemin ile kıraata başlardı. Not: Zevaid'de: Bu hadisin isnadı zayıftır. Ravi Ebu Hureyre (r.a.)'in amcası oğlu olan Ebu Abdillah ed•Devsl'nin hali mechuldür. Dığer ra.v! B!şr bin Rafi' hakkında İbn-i Maln bir defa: Sikadır, demiştir. Bir defa da: Zayıftır, demiştir. Ahmed onu zayıf saymış, İbn-i Hibban da: O, mevdu' bir şeyler rivayet eder, demiştir. Hadisin metni Ebu Hureyre (r.a.)'den başka sahabilerin rivayeti ile Buharl, Müslim ve başka sahih hadis kitaplarında sabittir, denilmiştir. AÇIKLAMA 815’te
حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ مُحَمَّدٍ الصَّنْعَانِيُّ، حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِيُّ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، عَنْ هِلاَلِ بْنِ أَبِي مَيْمُونَةَ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ رِفَاعَةَ بْنِ عَرَابَةَ الْجُهَنِيِّ، قَالَ كَانَتْ يَمِينُ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ التَّى يَحْلِفُ بِهَا أَشْهَدُ عِنْدَ اللَّهِ " وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ " .
Rıfaa bin Araba el-Cühenî (r.a.)'den; şöyle demiştir: Allah huzurunda şehâdet ederim ki Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in (genellikle) ettiği yemin: «Benim nefsim elinde olan'a yemin ederim.» (şeklinde) idi. (Yahut Rıfaa şöyle demiştir:) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in (genellikle) ettiği yemin: «Allah huzurunda şehâdet ederim, nefsim elinde olan'a yemin ederim.» (şeklinde) idi. Not: Bu iki hadisle ilgili olarak Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu iki sened de zayıftır. Çünkü birinci senedde bulunan Muhammed bin Mus'ab zayıftır, ikinci senedde bulunan Abdülmelik bin Muhammed es-San'ani de zayıftır. Lakin Nesai bu hadisi Amelü'l-Yevm ve'l-Leyle'de iki sened ile rivayet etmiştir. Bu senedlerin birisi Buhari ile Müslim'in' şartı üzerine, diğeri de Buhari'nin şartı üzerine sahihtir, Bu hadisin ravisi Rıfa'a'nın bundan başka hadisi müellif'in süneninde yoktur. Buhari, Müslim. Tirmizi, Ebu Davud ve Nesai'nin yanında ise hiç bir hadisi yoktur. AÇIKLAMA 2092’de
حَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ، أَخْبَرَنِي أَبِي، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ عَبْدِ الأَكْرَمِ، - رَجُلٌ مِنْ أَهْلِ الْكُوفَةِ - عَنْ أَبِيهِ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ صُرَدٍ، قَالَ أَتَانَا رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَمَكَثْنَا ثَلاَثَ لَيَالٍ لاَ نَقْدِرُ - أَوْ لاَ يَقْدِرُ - عَلَى طَعَامٍ .
Süleyman bin Sured (r.a.)'den: Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yanımıza geldi ve bir yiyecek maddesine gücümüz yetmediği (veya O'nun gücü yetmediği) halde üç gece (yemeksiz) durduk. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Tabii olan ravi mechuldür. Ravilerin isimlerine dair kitab yazarılardan ondan söz edeni görmedim ve onu bilemedim. AÇIKLAMA 4150’de
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبَادَةَ الْوَاسِطِيُّ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ حُسَيْنٍ أَبُو مَالِكٍ النَّخَعِيُّ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " الْوَلِيمَةُ أَوَّلَ يَوْمٍ حَقٌّ وَالثَّانِي مَعْرُوفٌ وَالثَّالِثُ رِيَاءٌ وَسُمْعَةٌ " .
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Düğün yemeği ilk gün haktır, ikinci gün meşrudur. Üçüncü gün riya ve gösteriştir.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedindeki ravi Ebu Malik en-Nahal, zayıflıklarında alimlerin ittifakla hükmettikleri ravilerdendir. Tirmizi kendi sünemnde bu hadisi (1097 mo ile) İbn-i Mes'ud (r.a.l'den merfu olarak rivayet etmiştir)
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا زَيْدُ بْنُ الْحُبَابِ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ رَبِيعِ بْنِ سَبْرَةَ بْنِ مَعْبَدٍ الْجُهَنِيُّ، أَخْبَرَنِي أَبِي، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " لاَ يُصَلَّى فِي أَعْطَانِ الإِبِلِ وَيُصَلَّى فِي مُرَاحِ الْغَنَمِ " .
Sebere bin Ma'bed el-Cüh-ni (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Deve yataklarında namaz kılınmaz ve koyun ağılında namaz kılınır.» Not: Zevaid sahibi bu hadisi zikretmiş de, onun isnadı hakkında konuşmamıştır. AÇIKLAMA (768, 769 ve 770) Zevaid yazarının beyanına göre Ebu Hureyre (r.a.) ile Sebere (r.a.)'nın hadislerini Kütüb-İ Sitte sahibIerinden yalnız müellifimiz (İbn-i Mace) riva,yet etmiştir. Halbuki Tirmizi 'Koyun ağıllarında ve deve yataklarında namaz kılmak hakkında gelen hadisler babı'nda Ebu Hureyre (r.a.)'den merfu' olarak şu hadisi rivayet edip, hasen - sahih olduğunu söylemiştir: ''Koyun ağıllarında namaz kılınız ve deve yataklannda namaz kılmayınız.'' Görüldüğü gibi Tirmizi'nın Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet ettiği hadis metni daha kısadır. Nesai'nin Abdullah bin Muğaffel'den merfu' olarak rivayet ettigi hadisin metni de şöyledir :. ''Şüphesiz Resulullah (s.a.v.) deve yataklarında namaz kılmaktan nehiy etmiştir.'' Müslim'de 'Deve etleri(ni yemek) den dolayı abdest almak babı'nda Cabir bin Semure (r.a.)'den rivayet ettiği uzunca bir hadiste: ''Bir adam, Nebi (s.a.v.)'e: Ben, koyun ağıllarında namaz kılayım mı? diye sormuş; Nebi (s.a.v.) : ''Evet'' buyurmuş; Adam bu defa: Deve yataklarında namaz kılayım mı? diye sorunca Nebi (s.a.v.) ''Hayır'' diye cevab buyurmuştur,'' demektedir Ebu Davud'da Cabir bin Semure (r.a.)'in hadisine benzer bir hadisi Bera' bin A'zib (r.a.)'den rivayet etmiştir. Abdest bahsinde rivayet ettigi hadisin açıklamasını yaparken el-Menhel yazarı şöyle der. ''Hadisin zahirine göre deve yataklarında nama/. kılmak haramdır. Ahmed bin Hanbei bununla hükmederek, Burada kılınan namaz katiyyen sahih degildir. iyade edilmesi gerekil', demiştir. Cumhura göre burada namaz kılmak mekruhtur. Hödiste deve yataklarında namaz kılmanın yasaklığına gerekçe olarak develerin şeytanlardan yaratılmış oldukları gösterilmiştir. Gerekçenin zahirine göre yasaklama hükmü, develerin orada bulunduğu zamana aittir. Develer orada yoksa ve necasetten emin olunursa namaz kılmak yasak degildir. Çünkü Ebu Zer (r.a.)'in hadisinde Nebi (s.a.v.) ''Yeryüzü benim için temizleyici ve mcscid kılınmıştır", buyurmuştul'. Şafii, el-Ümm adlı kitabında. 'Nebi (s.a.v.)'in. ''Deve yataklarında namaz kılmayın. Çünkü deve, cinden yaratılmış bir cindir." hadisi söz konusu yasağın, o yerin neccisetinden dolayı değil, devenin kendisinden dolayıdır ... ' demiştir. Hadisin. '' .. çünkü şeytandan yaratılmıştır.'' parçasına gelinc8; Bu parça Ahmed bin Hanbel'in rivayetinde mealen şöyledir. ''.. Çünkü deve cinden yaratılmıştır, Kaçtığı zaman gözlerini ve durumlarını görmüyor musun?" Bu rivayetlerin zahirine göre deve şeytan neslinclen türemedir. Hatta kendileri de şeytanlar gibidir. Parça'dan kasdedilen mana şu olabilir. Deve, şeytanlar gibi namaz kılanları meşgu! eder. Çünkü develer rahat durmaz. icabında kişi namazda iken deve ürker veya kaçıp gider, sağı solu karıştırır ve bu davranışları ile, kişinin namazını yarıda bırakmasına sebebiyet verebilir. Kişinin, namazını şaşırması, karıştırması hatta icabında kesmesi hususunda develer şeytan'a benzetilıniş olur. Bu haller, koyunda yoktur. Hadisin: ''Koyun ağılında namaz kılın" emri vucub için değil, mübahlık içindir Yani bu yerde kılınabilir." Tuhfetü'l-Ahvezi'nin beyanına göre cumhur: Deve yafaklarında necaset yokken namaz kılmak mekruhtuı' Necaset varken haramdır, demiştir