Sünen-i İbn Mâce · 2883
Arapça metin
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، وَعَمْرُو بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ أَبُو إِسْرَائِيلَ، عَنْ فُضَيْلِ بْنِ عَمْرٍو، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، عَنِ الْفَضْلِ، - أَوْ أَحَدِهِمَا عَنِ الآخَرِ، - قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَنْ أَرَادَ الْحَجَّ فَلْيَتَعَجَّلْ فَإِنَّهُ قَدْ يَمْرَضُ الْمَرِيضُ وَتَضِلُّ الضَّالَّةُ وَتَعْرِضُ الْحَاجَةُ " .
El-Fadl bin Abbâs veya Abdullah bin Abbâs (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: Hacc'a gitmek isteyen kimse acele etsin. Çünkü bazen kişi hastalanır, binit hayvanı kaybolur ve (hacca gitmeyi engelleyici) iş peyda olur (meydana gelir)." Not: Zevâid'de şöyle denilmiştir : Bunun senedinde İsmail Ebû Halife Ebû İsrâîl el-Melai bulunur. İbn-i Adi onun hakkında: Onun rivayet ettiği hadislerin hepsi sıka, rivayetlerine aykırıdır, demiş. Nesâi de onun zayıf olduğunu söylemiş ve Cürcâni onun müfteri ve doğru yoldan sapmış kişi olduğunu söylemiştir. Evet; «Kim hacc'a gitmek isterse acele etsin» hadisini başka bir senedle Hâkim rivayet etmiş ve hadisin sahih oldujunu söylemiştir. Ebû Dâvûd da onun gibi o hadisi rivayet etmiştir
Benzer hadisler
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي ح، وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ حَكِيمٍ، عَنْ أَبِي بَكْرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الزُّبَيْرِ، عَنْ جَدَّتِهِ، - قَالَ لاَ أَدْرِي أَسْمَاءَ بِنْتِ أَبِي بَكْرٍ أَوْ سُعْدَى بِنْتِ عَوْفٍ . أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ دَخَلَ عَلَى ضُبَاعَةَ بِنْتِ عَبْدِ الْمُطَّلِبِ فَقَالَ " مَا يَمْنَعُكِ يَا عَمَّتَاهُ مِنَ الْحَجِّ " . فَقَالَتْ أَنَا امْرَأَةٌ سَقِيمَةٌ وَأَنَا أَخَافُ الْحَبْسَ . قَالَ " فَأَحْرِمِي وَاشْتَرِطِي أَنَّ مَحِلَّكِ حَيْثُ حُبِسْتِ " .
Ebû Bekir bin Abdillah bin Zübeyr'in nenesi (râvî demiştir ki: Nenesi sözcüğü ile Esma bint-i Ebî Bekir'in mi, Su'dâ bint-i Avfra mı kasdedildiğini bilemiyorum) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Dubâa bint-i (Zübeyr bin) Abdulmuttalib (r.a.)'nın yanına girdi ve: Yâ halam! Seni hacc'a gitmekten alakoyan mâni nedir? diye sordu. Dubâa: Ben hasta bir kadınım ve hastalığımın hac menâsikini tamamlamama engel olmasından korkarım, dedi. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona: «Sen ihrama gir ve hac ibadetini ikmâl etmekten (hastalık gibi bir sebeble) alakonulduğun yerde İhramdan çıkmanı şart koş,» buyurdu. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Su'da bint-i Avf (r.a.)'ın bundan başka hadlsi müellif (İbn-i Mace)'nin yanında yoktur. Kütüb-i Sitte'nin kalanlarında onun hiç bir hadisi yoktur. Bu hadis onun müsnedlerindendir. Bu hadisin senedinde Ebu Bekir bin AbdiIlah bulunur. Bu ravi'nin tenkidi veya güvenilirliği hakkında konuşan kimseyi görmedim. Senedin kalan ravileri sika zatlardır
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ فُضَيْلٍ، وَوَكِيعٌ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ ضُبَاعَةَ، قَالَتْ دَخَلَ عَلَىَّ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَأَنَا شَاكِيَةٌ فَقَالَ " أَمَا تُرِيدِينَ الْحَجَّ الْعَامَ " قُلْتُ إِنِّي لَعَلِيلَةٌ يَا رَسُولَ اللَّهِ . قَالَ " حُجِّي وَقُولِي مَحِلِّي حَيْثُ تَحْبِسُنِي " .
Dubâa (bînt-i Zübeyr bin Abdilmuttalib) (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Ben hasta iken Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yanıma girdi ve (bana): Sen bu yıl hacc'a gitmek istemiyor musun? buyurdu. Ben: Yâ Resûlallah! Ben cidden hastayım, dedim. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Sen hacc'a git ve (ihrama girerken) de ki: (Allahım!) Beni hac menâsikinî ikmâl etmekten (hastalık gibi bir sebeble) alakoyduğun yerde ihramdan çıkacağım, buyurdu.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedindeki raviler. sahih'in ravlleridir. Dubaa (r.a.)'ın üçten fazla hadisi yoktur. Bu hadisini yalnız musannefimiz rivayet etmiştir. Ebu Davud da onun bir hadisini rivayet etmiş, diğer hadisini de Nesaİ rivayet etntiştir
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ أَبِي عُبَيْدَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي سُفْيَانَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ الْحَجُّ فِي كُلِّ عَامٍ قَالَ " لَوْ قُلْتُ نَعَمْ لَوَجَبَتْ وَلَوْ وَجَبَتْ لَمْ تَقُومُوا بِهَا وَلَوْ لَمْ تَقُومُوا بِهَا عُذِّبْتُمْ " .
Enes bin Mâlik (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre sabâbîler: Yâ Resûlallah! Hacc'a gitmek her yılda (mı farzdır)? dediler. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (onlara cevaben): «Eğer ben evet deseydim (her yıl hac etmek) vâcib olurdu, vâcib olsaydı bunu ifâ edemezdiniz ve ifâ etmeseydiniz tazîb edilirdiniz.» buyurdu. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu sened salıihtir. çünkü Muhammed bin Ebi Ubeyde bin Maan bin Abdirrahman bin Abdillah bin Mes'üd sika'dır. Babası da onun mislidir
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْحَارِثِ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْبَيْلَمَانِيِّ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " الشُّفْعَةُ كَحَلِّ الْعِقَالِ " .
(Abdullah) bin Ömer (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Şuf'a (hakkı) devenin bağlı bulunduğu ipi çözmek gibidir.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Muhammed bin Abdirrahman el-Beylemani vardır. İbn-i Adi, onun hakkında: EI-Beylemani'nin rivayet ettiği bütün hadislerdeki bela yani zayıflık hep onun yüzündendir. Ondan Muhammed bin el-Haris rivayet ettiği zaman ikisi de zayıftır. O, babasından bir takım hadisler rivayet etmiş ıki, hepsi mevzu hadislerdir, delil gösterilemezler ve ben bu hadisleri ancak şaşılacak şey olmak üzere anarım, demiştir
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَعْلَى بْنِ حَارِثٍ الْمُحَارِبِيُّ، حَدَّثَنَا أَبِي، عَنْ غَيْلاَنَ بْنِ جَامِعٍ، عَنْ لَيْثٍ، عَنْ عَطَاءٍ، وَطَاوُسٍ، وَمُجَاهِدٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، وَابْنِ، عُمَرَ وَابْنِ عَبَّاسٍ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ لَمْ يَطُفْ هُوَ وَأَصْحَابُهُ لِعُمْرَتِهِمْ وَحَجَّتِهِمْ حِينَ قَدِمُوا إِلاَّ طَوَافًا وَاحِدًا .
Câbir bin Abdillah, İbn-i Ömer ve İbn-i Abbâs (r.anhum)'den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sahâbileriyle beraber (Veda haccında Mekke'ye) geldikleri zaman Resûllulah ve (Hacc-ı Kır'ân'a niyetlenen) sahâbîler, umre ve hac için (Ka'be'nin etrafında yedi defa dolaşmak suretiyle) ancak bir defa tavaf ettiler. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: MüelIifin senedinde Leys bin Ebi Selim bulunur. Bu ravi zayıf ve tedlisçidir. Bu hadisi İbn-i Abbas'ın dışında kalan sahabUerden (yani Cabir ve İbn-! Ömer'den), başka müellifler de rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ الْهَمْدَانِيُّ حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ هِشَامٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - قَالَتْ دَخَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى ضُبَاعَةَ بِنْتِ الزُّبَيْرِ فَقَالَ لَهَا " أَرَدْتِ الْحَجَّ " . قَالَتْ وَاللَّهِ مَا أَجِدُنِي إِلاَّ وَجِعَةً . فَقَالَ لَهَا " حُجِّي وَاشْتَرِطِي وَقُولِي اللَّهُمَّ مَحِلِّي حَيْثُ حَبَسْتَنِي " . وَكَانَتْ تَحْتَ الْمِقْدَادِ .
Bize Ebû Kureyb Muhammed b. Alâ' El-Hemdânî rivâyet etti. (Dediki): Bize Ebû Usâme, Hişamdan, o da babasından, o da Aişe (Radiyallahû anha)'dan naklen rivayet etti. Âişe şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Zübeyr'in kızı Dubâa'nın yanına girerek ona: — «Hacca gitmekmi istedin?» diye sordu. Dubâa: — «Vallahi kendimi rahatsız buluyorum.» cevâbını verdi. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), ona: — «Haccet ve şart koş! Yâ Rabbî! İhramdan çıkacağım yer, beni haccetmekten âciz kılacağın yer olsun, de!» buyurdular. Dubâa, Mikdât b. Esved'in zevcesiydi