Sünen-i İbn Mâce · 2939
Arapça metin
حَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ صَبِيحٍ، حَدَّثَنَا مُبَارَكُ بْنُ حَسَّانَ أَبُو عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ أَبِي رَبَاحٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ كَانَتِ الأَنْبِيَاءُ تَدْخُلُ الْحَرَمَ مُشَاةً حُفَاةً وَيَطُوفُونَ بِالْبَيْتِ وَيَقْضُونَ الْمَنَاسِكَ حُفَاةً مُشَاةً .
Abdullah bin Abbâs (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Peygamberler Harem (-i Şerife) yaya ve yalın ayak olarak girerlerdi. Yalın ayak ve yaya olarak Beyt-i Şerifi tavaf edip menâsik'i (yâni hac ve umre ibâdetini bu şekilde) ifâ ederlerdi. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Mübarek bin Hassan bulunur. Bu raviyi İbn-i Main sıka saymış ise de Nesai: O, kuvvetli değil, demiş ve Ebü Davüd da onun hadisinin münker olduğunu söylemiştir. İbn-İ Hibban da sika raviler bahsinde onun bazen hata edip muhalefet ettiğini söylemiştir. EI-Ezdi de onun terkedilmiş olduğunu söylemiştir. Seneddeki ravilerden İsmail'e gelince İbn-i Hibban onu sikalar arasında anmıştır. Senedin kalan ravileri sika zatlardır