Sünen-i İbn Mâce · 3027
Arapça metin
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْقَاسِمِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ سَوْدَةَ بِنْتَ زَمْعَةَ، كَانَتِ امْرَأَةً ثَبِطَةً فَاسْتَأْذَنَتْ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنْ تَدْفَعَ مِنْ جَمْعٍ قَبْلَ دُفْعَةِ النَّاسِ فَأَذِنَ لَهَا .
Aişe (r.anha)'dan; şöyle demiştir: Sevde bint-i Zem'a iri yapılı ağır canlı bir kadın idi. Halk'ın izdihamından önce Müzdelife'den (Mina'ya) gitmek için Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den izin istedi. Resulullah da o'na izin verdi. Diğer tahric: Buhari ve Müslim de tahric ettiler
Benzer hadisler
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ كَثِيرٍ، أَخْبَرَنَا سُفْيَانُ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ ـ هُوَ ابْنُ الْقَاسِمِ ـ عَنِ الْقَاسِمِ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ قَالَتِ اسْتَأْذَنَتْ سَوْدَةُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم لَيْلَةَ جَمْعٍ وَكَانَتْ ثَقِيلَةً ثَبْطَةً فَأَذِنَ لَهَا.
Aişe (r.anha) şöyle demiştir: "Sevde, Müzdelife'de, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den izin istedi o da ona izin verdi." Ravî, onun ağır canlı bir hanım olduğunu söylemiştir. Tekrar :
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عُقْبَةُ بْنُ خَالِدٍ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ، أَنْبَأَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ مُحَمَّدٍ، جَمِيعًا عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ لَمَّا أَنْ كَبِرَتْ، سَوْدَةُ بِنْتُ زَمْعَةَ وَهَبَتْ يَوْمَهَا لِعَائِشَةَ فَكَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقْسِمُ لِعَائِشَةَ بِيَوْمِ سَوْدَةَ .
Aİşe (r.anha)'dan; şöyle demiştir: Efendimizin eşlerinden Sevde bint-i Zema' (r.anha) yaşlanınca gününü Aişe (r.anha)'ya hibe etti. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Sevde (r.anha)'nın gününü Aişe (r.anha)'ya ayırırdı. Diğer tahric: Bu hadisi Müslim de rivayet etmiş, Buhari, Ahmed , Ebu Davud ve Nesai de bunun benzerini rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ، حَدَّثَنَا أَفْلَحُ بْنُ حُمَيْدٍ، عَنِ الْقَاسِمِ بْنِ مُحَمَّدٍ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ قَالَتْ نَزَلْنَا الْمُزْدَلِفَةَ فَاسْتَأْذَنَتِ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم سَوْدَةُ أَنْ تَدْفَعَ قَبْلَ حَطْمَةِ النَّاسِ، وَكَانَتِ امْرَأَةً بَطِيئَةً، فَأَذِنَ لَهَا، فَدَفَعَتْ قَبْلَ حَطْمَةِ النَّاسِ، وَأَقَمْنَا حَتَّى أَصْبَحْنَا نَحْنُ، ثُمَّ دَفَعْنَا بِدَفْعِهِ، فَلأَنْ أَكُونَ اسْتَأْذَنْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَمَا اسْتَأْذَنَتْ سَوْدَةُ أَحَبُّ إِلَىَّ مِنْ مَفْرُوحٍ بِهِ.
Aişe (r.anha) şöyle anlatır: "Sevde, insanlar kalabalık oluşturmadan önce gitme hususunda Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den izin istedi. -O ağır canlı bir kimse idi. - Resulullah da ona izin verdi, o da kalabalık olmadan gitti. Biz ise sabaha kadar kaldık. Sonra Hz. Nebi'in emri ile yola koyulduk Yemin olsun ki, Sevde gibi ben de Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'tan izin istemiş olsaydım beni en çok sevindiren şey (o gün) bu olurdu
وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، جَمِيعًا عَنِ الثَّقَفِيِّ، - قَالَ ابْنُ الْمُثَنَّى حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ، - حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْقَاسِمِ، عَنِ الْقَاسِمِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَتْ سَوْدَةُ امْرَأَةً ضَخْمَةً ثَبِطَةً فَاسْتَأْذَنَتْ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ تُفِيضَ مِنْ جَمْعٍ بِلَيْلٍ فَأَذِنَ لَهَا فَقَالَتْ عَائِشَةُ فَلَيْتَنِي كُنْتُ اسْتَأْذَنْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَمَا اسْتَأْذَنَتْهُ سَوْدَةُ وَكَانَتْ عَائِشَةُ لاَ تُفِيضُ إِلاَّ مَعَ الإِمَامِ .
Bize İshâk b. İbrahim ile Muhammedü'bnii'l-Müsennâ hep birden Sekafî'den rivayet ettiler. İbnü'l-Müsennâ dediki: Bize Abdülvabhâb rivayet etti. (Dediki): Bize Eyyûb, Abdurrahmân b. Kaasim'den, o da Kaasim'den, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Âişe (Radiyallahu anha) şöyle demiş: «Sevde şişman ve ağır bir kadındı. Bu sebeple Müzdelife'den geceleyin dönmek için Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den izin istedi. O da kendisine izin verdi. Müteakiben Aişe (Radiyallahu anha): «Keşke Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den Sevde'nin istediği gibi izin isteseydim.» demiş. Âişe (Radiyallahu anha) ancak imamla birlikte (Mina'ya) dönermiş
وَحَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ بْنِ قَعْنَبٍ، حَدَّثَنَا أَفْلَحُ، - يَعْنِي ابْنَ حُمَيْدٍ - عَنِ الْقَاسِمِ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّهَا قَالَتِ اسْتَأْذَنَتْ سَوْدَةُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَيْلَةَ الْمُزْدَلِفَةِ تَدْفَعُ قَبْلَهُ وَقَبْلَ حَطْمَةِ النَّاسِ وَكَانَتِ امْرَأَةً ثَبِطَةً - يَقُولُ الْقَاسِمُ وَالثَّبِطَةُ الثَّقِيلَةُ - قَالَ فَأَذِنَ لَهَا فَخَرَجَتْ قَبْلَ دَفْعِهِ وَحَبَسَنَا حَتَّى أَصْبَحْنَا فَدَفَعْنَا بِدَفْعِهِ وَلأَنْ أَكُونَ اسْتَأْذَنْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَمَا اسْتَأْذَنَتْهُ سَوْدَةُ فَأَكُونَ أَدْفَعُ بِإِذْنِهِ أَحَبُّ إِلَىَّ مِنْ مَفْرُوحٍ بِهِ .
Bize Abdullah b, Meslemete'bnİ Ka'neb rivayet etti. (Dediki): Bize Eflâh yani ibni Humeyd, Kasım'dan, o da Âişe'den naklen rivayet etti ki, şöyle demiş: «Müzdelife gecesi Sevde, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den önce izdiham olmadan (Mina'ya dönmek için) ondan izin istedi. Sevde, sebita bir kadındı. — Kasim, sebita'nın: Ağır mânâsına geldiğini söylemiş.— Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), ona izin verdi. Bu suretle Sevde ondan önce yola çıktı. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), bizi sabahlayıncaya kadar alıkoydu, biz de onunla beraber döndük. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den, Sevde'nin yaptığı gibi izin isteyerek, onun izniyle dönmüş olsam benim için bu her sevinilecek şeyden daha iyi idi.»
حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ مُوسَى، قَالَ أَخْبَرَنَا هِشَامُ بْنُ يُوسُفَ، عَنْ مَعْمَرٍ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ أَخْبَرَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ قَالَتْ عَائِشَةُ لَمَّا ثَقُلَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَاشْتَدَّ وَجَعُهُ اسْتَأْذَنَ أَزْوَاجَهُ أَنْ يُمَرَّضَ فِي بَيْتِي فَأَذِنَّ لَهُ، فَخَرَجَ بَيْنَ رَجُلَيْنِ تَخُطُّ رِجْلاَهُ الأَرْضَ، وَكَانَ بَيْنَ الْعَبَّاسِ وَرَجُلٍ آخَرَ. قَالَ عُبَيْدُ اللَّهِ فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لاِبْنِ عَبَّاسٍ مَا قَالَتْ عَائِشَةُ فَقَالَ لِي وَهَلْ تَدْرِي مَنِ الرَّجُلُ الَّذِي لَمْ تُسَمِّ عَائِشَةُ قُلْتُ لاَ. قَالَ هُوَ عَلِيُّ بْنُ أَبِي طَالِبٍ.
Aişe (r.anha)'dan nakledilen bir rivayet şöyledir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hastalığı ilerleyip ıztırabı artınca eşlerinden izin alarak hastalığını benim yanımda geçirmek istedi. Onlar Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in bu isteğini kırmayıp kabul ettiler. Bunun üzerine iki kişinin kolları arasında çıkıp odama gelen Resûl-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem yürümekte zorlandığı için ayaklarını yere sürüyordu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Abbas (r.a.) ile ashabtan başka birisinin kolları arasında gelmişti." Aişe (r.a.)'nın sözünü İbn Abbas'a anlatan Ubeydullah bin Abdullah ile Ibn Abbas arasında şöyle bir konuşma geçmiştir: Aişe'nin addını zikretmediği kişinin kim olduğunu biliyor musun? Hayır. O zat Ali İbn Ebu Talibtir