İslami Delil
Aramaya dön
Hadis

Sünen-i İbn Mâce · 3171

Chapters on Slaughtering

Arapça metin

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عُقْبَةُ بْنُ خَالِدٍ، عَنْ مُوسَى بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ التَّيْمِيِّ، أَخْبَرَنِي أَبِي، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ مَرَّ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بِرَجُلٍ وَهُوَ يَجُرُّ شَاةً بِأُذُنِهَا فَقَالَ ‏ "‏ دَعْ أُذُنَهَا وَخُذْ بِسَالِفَتِهَا ‏"‏ ‏.‏

Ebû Saîd-i Hudrî (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: (Bir gün) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), bir adam'ın yanından geçti. Adam bir davarı kulağından tutup sürüklüyordu. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Hayvancağızın kulağını bırak da boynunun kenarından tut», buyurdu. Not: Zevaid'de şöylü denilmiştir: Bunun senedinde Musa bin Muhammed bin İbrahim vardır. Bu ravi, zayıftır

Sünen-i İbn Mâce, 3171

Benzer hadisler

HadisSünen-i İbn Mâce

حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ حُمَيْدِ بْنِ كَاسِبٍ، حَدَّثَنَا سَلَمَةُ بْنُ رَجَاءٍ، عَنِ الْوَلِيدِ بْنِ جَمِيلٍ الدِّمَشْقِيِّ، أَنَّهُ سَمِعَ الْقَاسِمَ بْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، يُحَدِّثُ عَنْ أَبِي أُمَامَةَ، قَالَ مَرَّ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ عَلَى رَجُلٍ نَائِمٍ فِي الْمَسْجِدِ مُنْبَطِحٍ عَلَى وَجْهِهِ فَضَرَبَهُ بِرِجْلِهِ وَقَالَ ‏ "‏ قُمْ وَاقْعُدْ فَإِنَّهَا نَوْمَةٌ جَهَنَّمِيَّةٌ ‏"‏ ‏.‏

Ebû Ümâme (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Mescid(-i Nebevi) de yüzükoyun yatıp uyuyan bir adamın yanından geçti ve ayağıyla dürterek (adama): «Kalk, otur. Çünkü bu, cehennemi bir yatıştır.» buyurdu. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Ravi el-Veltd bin Cemil'i, Ebu Zur'a gevşek saymıştır. Ebu Hatim de bu ravi hakkında: O, el-Kasım'dan münker bir takım hadisler rivayet eden bir şeyh'tir, demiştir. Ebli Davlid ise; onun rivayetinde bir sakınca olmadığını söylemiştir. İbn-i Hibban da onu güvenilir raviler arasında anmıştır. Ravi Seleme bin Red ve Yakub bin Humeyd hakkında ihtilaf edilmiştir

Sünen-i İbn Mâce, 3725
HadisSünen-i İbn Mâce

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَأَبُو كُرَيْبٍ قَالاَ حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُوسَى، أَنْبَأَنَا شَيْبَانُ، عَنْ فِرَاسٍ، عَنْ عَطِيَّةَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ رُؤْيَا الرَّجُلِ الْمُسْلِمِ الصَّالِحِ جُزْءٌ مِنْ سَبْعِينَ جُزْءًا مِنَ النُّبُوَّةِ ‏"‏ ‏.‏

Ebu Saîd-i Hudrî (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöy\e buyurmuştur: «Salih müslüman adam'ın rü''yası Nebiliğin yetmiş parçasından bir parçadır.» Not: Zevad'de şöyle denilmIştir: Bunun senedinde bulunan Atiyye bin Said el•Avli el-Beceli, zayıftır

Sünen-i İbn Mâce, 3895
HadisSünen-i İbn Mâce

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا الْفِرْيَابِيُّ، عَنْ ثَعْلَبَةَ بْنِ أَبِي مَالِكٍ التَّمِيمِيِّ، عَنْ لَيْثٍ، عَنْ مُجَاهِدٍ، قَالَ كُنْتُ مَعَ ابْنِ عُمَرَ فَسَمِعَ صَوْتَ، طَبْلٍ فَأَدْخَلَ إِصْبَعَيْهِ فِي أُذُنَيْهِ ثُمَّ تَنَحَّى حَتَّى فَعَلَ ذَلِكَ ثَلاَثَ مَرَّاتٍ ‏.‏ ثُمَّ قَالَ هَكَذَا فَعَلَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏.‏

Mücahid (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ben, (Abdullah) bin Ömer (r.a.)'ın beraberinde idim. Bir davul sesini işitti. Bunun üzerine iki parmağı (nın uçları) nı kulaklarına soktuktan sonra oradan uzaklaştı. Hatta bunu üç defa yaptı. Sonra dedi ki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) böyle yapmıştır. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedindeki ravi Leys bin Ebi Selim'in zayıflığı hususunda cumhur ittifak etmiştir. Senedin diğer ravisi Sa'lebe ise İbni Mace'nin rivayetinde (İbni Malik) diye geçmiştir. Bu da Sa'lebe'nin ravisi el-Firyabi'nin yanılgısıdır. El-Müzzi'nin et-Tehzib ve el-Etraf'ta dediği gibi bunun doğrusu (Sa'lebe bin Süheyl Ebu Malik)'dir. Ebu Davud bu hadisi kendi süneninde, senedi ile beraber Nafi aracılığı ile İbni Ömer.(r.a.)'den rivayet etmiştir. Yalnız şu fark var ki, Ebu Davıld'un rivayetinde Nafi «Davul sesi» dememiş, bunun yerine ''Mizmar (sesi)'' demiştir. Hadisin kalan kısmı buradakinin mislidir

Sünen-i İbn Mâce, 1901
HadisSünen-i İbn Mâce

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عَدِيٍّ، عَنِ ابْنِ عَوْنٍ، عَنْ هِلاَلِ بْنِ أَبِي زَيْنَبَ، عَنْ شَهْرِ بْنِ حَوْشَبٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ذُكِرَ الشُّهَدَاءُ عِنْدَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ ‏ "‏ لاَ تَجِفُّ الأَرْضُ مِنْ دَمِ الشَّهِيدِ حَتَّى تَبْتَدِرَهُ زَوْجَتَاهُ كَأَنَّهُمَا ظِئْرَانِ أَضَلَّتَا فَصِيلَيْهِمَا فِي بَرَاحٍ مِنَ الأَرْضِ وَفِي يَدِ كُلِّ وَاحِدَةٍ مِنْهُمَا حُلَّةٌ خَيْرٌ مِنَ الدُّنْيَا وَمَا فِيهَا ‏"‏ ‏.‏

Ebû Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in huzurunda şehîdIerden söz edildi. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Yeryüzü şehidin kanından kurumadan önce (hurilerden) iki karısı bitkisiz, geniş bir arazide (emzikli) yavrularını gaybeden (sonra aniden bulan) iki süt anne gibi ve her birinin elinde dünyadan ve dünyadaki bütün şeylerden hayırlı birer kat cennet elbisesi bulunduğu halde hızla ona koşuşurlar.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu hadisin senedi zayıftır. Çünkü ravi Hilal bin Ebi Zeyneb zayıftır

Sünen-i İbn Mâce, 2798
HadisSünen-i İbn Mâce

حَدَّثَنَا أَبُو مُصْعَبٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ أَبِي حَازِمِ بْنِ دِينَارٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ، أَنَّهُ سَمِعَ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ ‏ "‏ يَكُونُ فِي آخِرِ أُمَّتِي خَسْفٌ وَمَسْخٌ وَقَذْفٌ ‏"‏ ‏.‏

Sehl bin Sa'd (es-Saidi) (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre kendisi Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den şöyle buyurduğunu işitmiştir: «Benim ümmetimln sonunda yere batmak, mesih (hayvan suretine) çevrilmek ve taşIanmak (azabı) olur.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Ravi Abdurrahman bin Zeyd bin Eslem'ln zayıflığı sebebiyle bunun senedi zayıftır

Sünen-i İbn Mâce, 4060
HadisSünen-i İbn Mâce

حَدَّثَنَا أَبُو عُبَيْدَةَ بْنُ أَبِي السَّفَرِ، حَدَّثَنَا شِهَابُ بْنُ عَبَّادٍ، حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ عَمْرٍو الْقُرَشِيُّ، عَنْ سُفْيَانَ الثَّوْرِيِّ، عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ السَّاعِدِيِّ، قَالَ أَتَى النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ رَجُلٌ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ دُلَّنِي عَلَى عَمَلٍ إِذَا أَنَا عَمِلْتُهُ أَحَبَّنِيَ اللَّهُ وَأَحَبَّنِيَ النَّاسُ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ ازْهَدْ فِي الدُّنْيَا يُحِبَّكَ اللَّهُ وَازْهَدْ فِيمَا فِي أَيْدِي النَّاسِ يُحِبُّوكَ ‏"‏ ‏.‏

Sehl bin Sa'd es-Sâidî (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Bir adam (bir gün) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına gelerek: Yâ Resûlallah! Bana öyle bir amel göster ki ben onu işlediğim zaman beni Allah sevsin ve insanlar da sevsin, dedi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Dünyaya rağbet gösterme ki Allah seni sevsin ve insanlar'ın ellerinde bulunan (ni'met ve imkânlar) dan yüz çevir ki onlar (da) seni sevsin, buyurdu.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Halid bin Amr bulunur. Bu ravi zayıf olup, zayıflığı hakkında ittifak edilmiş ve hadis uydurmakla itham edilmiştir. EI-Akili onun bu hadisini rivayet ederek: Bunun Sevri'den rivayetinin aslı yoktur, demiştir. Lakin Nevevi bu hadisin sonunda: Bunu İbni Mace ve başkası hasen senedlerle rivüyet etmişler, demiştir

Sünen-i İbn Mâce, 4102

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.