İslami Delil
Aramaya dön
Hadis

Sünen-i İbn Mâce · 3491

Chapters on Medicine

Arapça metin

حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ مَنِيعٍ، حَدَّثَنَا مَرْوَانُ بْنُ شُجَاعٍ، حَدَّثَنَا سَالِمٌ الأَفْطَسُ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ ‏ "‏ الشِّفَاءُ فِي ثَلاَثٍ شَرْبَةِ عَسَلٍ وَشَرْطَةِ مِحْجَمٍ وَكَيَّةٍ بِنَارٍ وَأَنْهَى أُمَّتِي عَنِ الْكَىِّ ‏"‏ ‏.‏ رَفَعَهُ ‏.‏

İbn-i Abbâs (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Şifâ üç şeyde (var)dır: Bal şerbetini içmek, hacâmet âletini vurmak ve ateş ile dağlamak. Fakat ümmetimi ateşle dağlamaktan men ederim. İbn-i Abbâs bunu merfu' (yani Nebi s.a.v.'in emri) olarak rivayet etmiştir

Sünen-i İbn Mâce, 3491

Benzer hadisler

HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنِي الْحُسَيْنُ، حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ مَنِيعٍ، حَدَّثَنَا مَرْوَانُ بْنُ شُجَاعٍ، حَدَّثَنَا سَالِمٌ الأَفْطَسُ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ ‏ "‏ الشِّفَاءُ فِي ثَلاَثَةٍ شَرْبَةِ عَسَلٍ، وَشَرْطَةِ مِحْجَمٍ، وَكَيَّةِ نَارٍ، وَأَنْهَى أُمَّتِي عَنِ الْكَىِّ ‏"‏‏.‏ رَفَعَ الْحَدِيثَ وَرَوَاهُ الْقُمِّيُّ عَنْ لَيْثٍ عَنْ مُجَاهِدٍ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِي الْعَسَلِ وَالْحَجْمِ‏.‏

İbn Abbas r.a.'dan, dedi ki: "Şifa üç şeydedir: Bir içim bal (şerbeti), kan alma aleti (neşter) ile (hacamat için) kesmek ve ateşle dağlamak. Ama ben ümmetime ateşle dağlamayı yasaklıyorum" deyip, hadisi Nebi'e merfu' olarak zikretmiştir. Hadisi ayrıca el-Kumi, Leys'ten, o Mücahid'den, o İbn Abbas'tan, o Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den diye bal ve neşter vurmak hakkındaki kısmıyla rivayet etmiş bulunmaktadır. Bu Hadis 5681 numara ilede var

Sahîh-i Buhârî, 5680
HadisSahîh-i Müslim

حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا مَرْوَانُ بْنُ مُعَاوِيَةَ الْفَزَارِيُّ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ سُوقَةَ، أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عُبَيْدِ اللَّهِ الثَّقَفِيُّ، عَنْ وَرَّادٍ، قَالَ كَتَبَ الْمُغِيرَةُ إِلَى مُعَاوِيَةَ سَلاَمٌ عَلَيْكَ أَمَّا بَعْدُ فَإِنِّي سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ إِنَّ اللَّهَ حَرَّمَ ثَلاَثًا وَنَهَى عَنْ ثَلاَثٍ حَرَّمَ عُقُوقَ الْوَالِدِ وَوَأْدَ الْبَنَاتِ وَلاَ وَهَاتِ ‏.‏ وَنَهَى عَنْ ثَلاَثٍ قِيلٍ وَقَالٍ وَكَثْرَةِ السُّؤَالِ وَإِضَاعَةِ الْمَالِ ‏"‏ ‏.‏

Bize İbnü Ebî Ömer rivayet etti. (Dediki): Bize Mervân b. Muâviye El-Fezârî, Muhammed b. Sûka'dan rivayet etti. (Demiş ki) : Bize Muhammed b. Ubeydullâh Es-Sekafî, Verrâd'dan naklen haber verdi. Verrâd şöyle demiş: Muğira Muâviye'ye (şöyle) yazdı: Selâm sana! Bundan sonra (malûmun olsunki): Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Seilem)'i şöyle buyururken işittim: «Şüphesiz ki Allah üç şeyi haram kılmış; üç şeyden de nehyetmiştir : 1- Babaya karşı gelmeyi; 2- Kızları diri diri mezara gömmeyi; 3- Olmaz! Ver'i, haram kılmış; üç şeyden de nehî buyurmuştur: 1- Kîl-ü kaalden; 2- Çok suâlden; 3- Ve israf-ı maIden!»

Sahîh-i Müslim, 4486
HadisSahîh-i Müslim

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ غِيَاثٍ، وَأَبُو مُعَاوِيَةَ وَوَكِيعٌ عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُرَّةَ، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لاَ يَحِلُّ دَمُ امْرِئٍ مُسْلِمٍ يَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَأَنِّي رَسُولُ اللَّهِ إِلاَّ بِإِحْدَى ثَلاَثٍ الثَّيِّبُ الزَّانِ وَالنَّفْسُ بِالنَّفْسِ وَالتَّارِكُ لِدِينِهِ الْمُفَارِقُ لِلْجَمَاعَةِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Hafs b. Gıyâs ile Ebû Muâviye ve Veki', A'meş'den, o da Abdullah b. Mürra'dan, o da Mesrûk'dan, o da Abdullah'dan naklen rivayet etti. (Demişki): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Allah'tan başka ilâh olmadığına ve benim Resûlullah olduğuma şehâdet eden müslüman bir kimsenin kanı ancak üç şeyden biri ile helâl olur: 1- Zina eden seyyib, 2- Cana karşı can, 3- Dînini terk edip, cemaatten ayrılan!» buyurdular

Sahîh-i Müslim, 4375
HadisSahîh-i Müslim

حَدَّثَنِي إِبْرَاهِيمُ بْنُ مُوسَى الرَّازِيُّ، أَخْبَرَنَا عِيسَى يَعْنِي ابْنَ يُونُسَ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَأَبُو كُرَيْبٍ قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، كُلُّهُمْ عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ لَوْ أَنَّ النَّاسَ، غَضُّوا مِنَ الثُّلُثِ إِلَى الرُّبُعِ فَإِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ الثُّلُثُ وَالثُّلُثُ كَثِيرٌ ‏"‏ ‏.‏ وَفِي حَدِيثِ وَكِيعٍ ‏"‏ كَبِيرٌ أَوْ كَثِيرٌ ‏"‏ ‏.‏

Bana İbrahim b. Mûsâ Er-Râzî rivayet etti. (Dediki): Bize îsa yâni İbni Yûnus haber verdi. H. Bize Ebü Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Vekî' rivayet etti. H. Bize Ebû Kureyb dahî rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Numeyr rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Hişâm b. Urve'den, o da babasından, o da İbni Abbas'dan naklen rivayette bulunmuşlardır. İbni Abbâs şöyle demiş : İnsanlar üçte birden dörtte bire inmelidirler. Çünkü Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Üçte bir olur... Üçte bir de çok a!..» buyurdular. Vekî'în hadîsinde: «Üçte bir de büyüktür yahut çoktur.» denilmiştir

Sahîh-i Müslim, 4218
HadisSahîh-i Müslim

وَحَدَّثَنَاهُ أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الأَعْلَى، عَنْ مَعْمَرٍ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، بِهَذَا الإِسْنَادِ غَيْرَ أَنَّهُ قَالَ ‏ "‏ تُشَدُّ الرِّحَالُ إِلَى ثَلاَثَةِ مَسَاجِدَ ‏"‏ ‏.‏

Bu hadîsi bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdüla'lâ, Ma'mer'den, o da Zührî'den bu isnâd ile rivayette bulundu. Şu kadar var ki o: «Sefer üç mescide yapılır.» dedi

Sahîh-i Müslim, 3385
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا أَبُو الْوَلِيدِ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ أَخْبَرَنِي عَمْرُو بْنُ دِينَارٍ، سَمِعْتُ جَابِرَ بْنَ زَيْدٍ، سَمِعْتُ ابْنَ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ سَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَخْطُبُ بِعَرَفَاتٍ ‏ "‏ مَنْ لَمْ يَجِدِ النَّعْلَيْنِ فَلْيَلْبَسِ الْخُفَّيْنِ، وَمَنْ لَمْ يَجِدْ إِزَارًا فَلْيَلْبَسْ سَرَاوِيلَ ‏"‏‏.‏ لِلْمُحْرِمِ‏.‏

İbn Abbas r.a. şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in Arafatta hutbe esnasında İhramlı kimse hakkında şöyle söylediğini işittim: "Nalin bulamayan mestlerini giysin. İzar bulamayan sirval şalvar giysin." (Arapların sirval dedikleri şey ayak bileklerine kadar uzanan uzun iç çamaşırdır)

Sahîh-i Buhârî, 1841

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.