Sünen-i İbn Mâce · 3734
Arapça metin
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَعْلَى أَبُو الْمُحَيَّاةِ، عَنْ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ عُمَيْرٍ، حَدَّثَنَى ابْنُ أَخِي عَبْدِ اللَّهِ بْنِ سَلاَمٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ سَلاَمٍ، قَالَ قَدِمْتُ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَلَيْسَ اسْمِي عَبْدَ اللَّهِ بْنَ سَلاَمٍ فَسَمَّانِي رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ سَلاَمٍ .
Abdullah bin Selâm (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına adım Abdullah bin Selâm değil iken vardım. Sonra (ben müslümanlığı kabul edince) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana Abdullah bin Selâm adını verdi. Not: Senedde Abdullah bin Selam'ın ravisi durumundaki kardeşinin oğlunun ismi belirtilmemiştir. Senedin kalan ravileri güvenilir zatlardır
Benzer hadisler
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى الأَزْدِيُّ، حَدَّثَنَا حَجَّاجُ بْنُ مُحَمَّدٍ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، قَالَ سُلَيْمَانُ بْنُ مُوسَى حُدِّثْنَا عَنْ نَافِعٍ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ، كَانَ يَقُولُ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " أَفْشُوا السَّلاَمَ وَأَطْعِمُوا الطَّعَامَ وَكُونُوا إِخْوَانًا كَمَا أَمَرَكُمُ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ " .
Abdullah bin Ömer (r.a.)'dan; Şöyle derdi: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: Selamlamayı çoğaltıp yaygınlaştınn, (muhtaçlara) yemek yedirin ve Allah (Azze ve Celle)'nin size emrettiği gibi kardeşler olunuz. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Eğer ravi İbn-i Cüreye bunu ravi Süley. man bin Mfısa:dan işitmiş ise bunun senedi sahih ve ravileri sı ka yani güvenilir zatlardır
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُوسُفَ، حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ، حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرٍ يَعْنِي النَّهْشَلِيَّ، عَنِ الْحُسَيْنِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ ذُكِرَتْ أُمُّ إِبْرَاهِيمَ عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . فَقَالَ " أَعْتَقَهَا وَلَدُهَا " .
{Abdullah} bin Abbas (r.a.)'den: Şöyle demiştir; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in huzurunda (oğlu) İbrahim'in anası (ve Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in cariyesi olan Mâriye) (r.anha)'dan söz edildi. Resul-i Ekrem (Sallalîahu Aleyhi ve Sellem); «Onu, oğlu (İbrahim) âzadladı» buyurdu. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde el-Hüseyn bin Abdillah vardır. Bu ravi'nin durumu demin anlatıldı. (2515'te)
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا خَالِي، يَعْلَى عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ أَبِي الشَّعْثَاءِ، قَالَ قِيلَ لاِبْنِ عُمَرَ إِنَّا نَدْخُلُ عَلَى أُمَرَائِنَا فَنَقُولُ الْقَوْلَ فَإِذَا خَرَجْنَا قُلْنَا غَيْرَهُ . قَالَ كُنَّا نَعُدُّ ذَلِكَ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ النِّفَاقَ .
İbn-i Ömer (r.a.)'den: Biz emirlerimizin yanına girip bir söz söyleriz. Sonra dışarı çıktığımız zaman başkasını söyleriz. denilmiş, ibn-i Ömer (r.a.) da: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hayatta iken biz bunu munafıklık sayardık. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi sahih olup ravilerl güvenilirdir. Ravi Ebu'ş-Şa'sa'nın adı Süleyman bin el•Esved'dir
حَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ فُضَيْلٍ، عَنِ الْحَسَنِ بْنِ عَمْرٍو، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " يَكُونُ فِي أُمَّتِي خَسْفٌ وَمَسْخٌ وَقَذْفٌ " .
Abdullah bin Amr (bin el-As) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Benlm ümmetimde yere batmak, mesih (hayvan suretine çevirilme) ve taşIanma (azabı) olur.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedindeki raviler güvenilir zatlardır. Fakat sened munkatidir, kopuktur. Çünkü Muhammed bin MUslim bin Tedrus isimli Ebu'z.Zübeyr, Abdullah bin Amr (r.a.)'den hadis işitmemiştir. Bu durumu İbni Main söylemiştir. Ebu Hatim de: Bu ravi Abdullah bin Amr (r.a.) lle buluşmamış, demiştir
حَدَّثَنَا رَاشِدُ بْنُ سَعِيدٍ الرَّمْلِيُّ، وَعُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ الْجَهْمِ الأَنْمَاطِيُّ، قَالاَ حَدَّثَنَا ضَمْرَةُ بْنُ رَبِيعَةَ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَنْ مَلَكَ ذَا رَحِمٍ مَحْرَمٍ فَهُوَ حُرٌّ " .
(Abdullah) bin Ömer (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Kim mahremi olan bir yakınına mâlik olursa o yakm (köle - câriye) hürdür.» Not: Bunun senedinde, aleyhinde konuşulan ravinin varlığı Zevaid'de bildirilmiştir
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ أَبِي مَرْيَمَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ إِنَّ أَهْلَ قُبَاءَ كَانُوا يُجَمِّعُونَ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَوْمَ الْجُمُعَةِ .
(Abdullah) bin Ömer (r.a.)'dan; şöyle demiştir : Kuba ehli Cum'a günü Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in (mescidine gelerek) beraberinde Cuma namazını kılarlardı. Not: Bunun senedindeki Nafi'nin ravisi olan Abdullah'ın zayıf olduğu Zevaid'de bildirilmştir. (Nafi’nin ravisi ibn-i Ömer sahabe değil, Nafi’den sonraki ravi Abdullah b. Ömer’dir)