Sünen-i İbn Mâce · 3753
Arapça metin
حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا الْهِقْلُ بْنُ زِيَادٍ، حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِيُّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَامِرٍ الأَسْلَمِيِّ، عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " لاَ يَقُصُّ عَلَى النَّاسِ إِلاَّ أَمِيرٌ أَوْ مَأْمُورٌ أَوْ مُرَاءٍ " .
Amr bin Şuayb'ın dedesi (İbn Amr b. As) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: Emir, (görevli) memur ve riyakâr kişiden başka kimseler halka kıssa-hikâye anlatmaz (veya hutbe okumaz). Not: Zevaid'de şöyle denilmLştir: Bunun senedinde Abdullah bin Amir el-Eslemi bulunur. Bu ravi zayıftlI
Benzer hadisler
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُصَفَّى الْحِمْصِيُّ، حَدَّثَنَا بَقِيَّةُ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ وَاقِدٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَجْلاَنَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ عَنْ الاِحْتِبَاءِ يَوْمَ الْجُمُعَةِ - يَعْنِي - وَالإِمَامُ يَخْطُبُ .
Amr bin Şuayb'ın dedesi (Abdullah bin Amr bin As) (radiyallahu anh)'den; şöyle demiştir : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Cum'a günü ihtiba biçiminde oturmaktan nehiy etmiştir. Ravi demiştir ki: Yani imam hutbe okurken. Not: Zevaid'de deniyor ki: Bu hadisin isnadındaki Bakiyye tedlisçidir. Onun şeyhi (Abdullah bin Vakidi)yi Tirmizi. sika saymışsa da meçhuldür
حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ الْجَهْمِ الأَنْمَاطِيُّ، حَدَّثَنَا أَيُّوبُ بْنُ سُوَيْدٍ، عَنِ الْمُثَنَّى، عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَنْ أُودِعَ وَدِيعَةً فَلاَ ضَمَانَ عَلَيْهِ " .
Amr bin Şuayb'm dedesi (Abdullah bin Amr bin el-Âs (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), şöyle buyurdu, demiştir: «Bir mal hıfz edilmek üzere kimin yanına emaneten bırakılırsa o kimse üzerine tazminat yükleme yoktur.» Not: Ravi el-Müsenna ve onun ravisi zayıf oldukları için bu sened zayıftır
حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا حَاتِمُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَيَّاشٍ، عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، . أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَضَى أَنَّ عَقْلَ أَهْلِ الْكِتَابَيْنِ نِصْفُ عَقْلِ الْمُسْلِمِينَ وَهُمُ الْيَهُودُ وَالنَّصَارَى .
Amr bin Şuayb'in dedesi (Abdullah bin Amr) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) iki kitâb (yâni Tevrat ve İncil) ehlinin diyetinin müslümanların diyetinin yarısı olduğuna hükmetmiştir. İki kitâb ehli, yahüdîler ve hristiyanlardır." Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu hadisin senedi hasendir, çünkü sahih senedin derecesinden noksandır. Sebebi de şudur: Ravi Abdurrahman bin Ayyaş'ı zayıf sayanı da sika sayanı da görmedim. Amr bin Şuayb'ın dedesi, hakkında da ihtilaf vardır
حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ هِلاَلٍ الصَّوَّافُ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، عَنْ حُسَيْنٍ الْمُعَلِّمِ، عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، قَالَ رَأَيْتُ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَنْفَتِلُ عَنْ يَمِينِهِ وَعَنْ يَسَارِهِ فِي الصَّلاَةِ .
Amr bin Şuayb'ın dedesi (Abdullah bin Amr bin el-as) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir : Ben, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i namaz'dan çıktığında (bazen) sağ tarafına (bazen de) sol tarafına dönüp giderken gördüm.. Not: Zevaid'de bu hadisin senedindeki raviler sikadır. Müs!im, Amr bin Şuayb'ın babası (Şuayb) aracılığıyla dedesi (Abdullah bin Amr)'den olan rivayetiyle delil getirmiştir. Bu nedenle bu isnad Müs!im'in yanında sahihtir, denmiştir
حَدَّثَنَا جَمِيلُ بْنُ الْحَسَنِ الْعَتَكِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الأَعْلَى، حَدَّثَنَا سَعِيدٌ، عَنْ مَطَرٍ، عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " الأَصَابِعُ سَوَاءٌ كُلُّهُنَّ فِيهِنَّ عَشْرٌ عَشْرٌ مِنَ الإِبِلِ " .
Amr bin Şuayb'ın dedesi (Abdullah bin Amr) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «Parmakların hepsi (diyet mikdarı bakımından) eşittir. Bunlarda onar deve (diyeti) vardır.» Not: Bunun senedinin hasen olduğu, Zevaid'de bildirilmiştir
حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ عَيَّاشٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عُبَيْدِ اللَّهِ، عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، قَالَ إِنَّمَا سَنَّ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ الزَّكَاةَ فِي هَذِهِ الْخَمْسَةِ فِي الْحِنْطَةِ وَالشَّعِيرِ وَالتَّمْرِ وَالزَّبِيبِ وَالذُّرَةِ .
Amr bin Şuayb'ın babasının dedesi (Abdullah bin Amr bin el-As (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (toprak mahsullerinden) yalnız şu beş şey için zekatı meşru kılmıştır: Buğdayı, arpa. hurma, üzüm ve darı. Not: Zevaid'de şöyle denmiştir: Bunun isnadı zayıftır. Çünkü ravi Muhammed bin Ubeydillah, el•Hazreci olan Muhammed'dir. İmam Ahmed: Halk onun hadislerini terketmiş, demiştir. El-Hakim de: Onun hadislerinin terkedilmiş olduğu hususunda rivayet imamları arasında ihtilaf yok, demiştir. Es-Sa'd de : Rivayet ehli onun hadislerini bırakmaya ittifak etmişlerdir. Onun yanında münker hadisler var, demiştir