Sünen-i İbn Mâce · 3882
Arapça metin
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بِشْرٍ، ح وَحَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، جَمِيعًا عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ عُمَرَ بْنِ عَبْدِ الْعَزِيزِ، حَدَّثَنِي هِلاَلٌ، مَوْلَى عُمَرَ بْنِ عَبْدِ الْعَزِيزِ عَنْ عُمَرَ بْنِ عَبْدِ الْعَزِيزِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ جَعْفَرٍ، عَنْ أُمِّهِ، أَسْمَاءَ ابْنَةِ عُمَيْسٍ قَالَتْ عَلَّمَنِي رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَلِمَاتٍ أَقُولُهُنَّ عِنْدَ الْكَرْبِ " اللَّهُ اللَّهُ رَبِّي لاَ أُشْرِكُ بِهِ شَيْئًا " .
Esma bint-i Umeys (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana üzüntü zamanında söyleyeceğim kelimeleri öğretti: "Allahu, Allahu Rabbi La uşriku bihi aheda" (Allah, Allah Rabbimdir O'na hiçbir şeyi ortak koşmam.,.) Diğer tahric: Bu hadisi; Ebu Davud, Nesai ve Tabari de rivayet etmişlerdir. Tabari' de bu zikrin üç defa okunması kaydı vardır
Benzer hadisler
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ دَاوُدَ، عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ عُمَرَ، عَنْ هِلاَلٍ، عَنْ عُمَرَ بْنِ عَبْدِ الْعَزِيزِ، عَنِ ابْنِ جَعْفَرٍ، عَنْ أَسْمَاءَ بِنْتِ عُمَيْسٍ، قَالَتْ قَالَ لِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَلاَ أُعَلِّمُكِ كَلِمَاتٍ تَقُولِينَهُنَّ عِنْدَ الْكَرْبِ أَوْ فِي الْكَرْبِ اللَّهُ اللَّهُ رَبِّي لاَ أُشْرِكُ بِهِ شَيْئًا " . قَالَ أَبُو دَاوُدَ هَذَا هِلاَلٌ مَوْلَى عُمَرَ بْنِ عَبْدِ الْعَزِيزِ وَابْنُ جَعْفَرٍ هُوَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ جَعْفَرٍ .
Esma bint Umeys (r.anha)'dan; demiştir ki: Resulullah (s.a.v.) bana; "Sana sıkıntı esnasında -veya [Şek râvılerden birisine aittir] sıkıntıda- okuyacağın bir kaç kelime öğreteyim mi?" dedi ve Allah, Allah, Rabbim! Ona hiçbir şeyi ortak koşmam" buyurdu. İbn Mace, Dua; Ahmed b. Hanbel, VI, 369; İbn Hibban, Sahih, 11, 112. Ebu Davud dedi ki: "Bu Hilal, Ömer b. Abdu'l-Aziz'in azatlısı olan Hilâl'dir. îbn Ca'fer de Abdullah b. Cafer'dir
حَدَّثَنَا هَنَّادُ بْنُ السَّرِيِّ، حَدَّثَنَا أَبُو الأَحْوَصِ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ: مَا رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ صَامَ الْعَشْرَ قَطُّ .
Aişe (r.anha)'dan: Söyle demiştir: Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i Zilhicce'nin on gününün orucunu tutmuş olarak hiç görmedim. Diğer tahric: Bu hadisi Müslim, Ebu Davud. Tirmizi, Nesai ve Beyhaki de rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا مُحْرِزُ بْنُ سَلَمَةَ الْعَدَنِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ مُحَمَّدٍ الدَّرَاوَرْدِيُّ، عَنْ شَرِيكِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي نَمِرٍ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ أُبَىِّ بْنِ كَعْبٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَرَأَ يَوْمَ الْجُمُعَةِ تَبَارَكَ، وَهُوَ قَائِمٌ. فَذَكَّرَنَا بِأَيَّامِ اللَّهِ وَأَبُو الدَّرْدَاءِ أَوْ أَبُو ذَرٍّ يَغْمِزُنِي. فَقَالَ: مَتَى أُنْزِلَتْ هَذِهِ السُّورَةُ. إِنِّي لَمْ أَسْمَعْهَا إِلاَّ الآنَ . فَأَشَارَ إِلَيْهِ، أَنِ اسْكُتْ. فَلَمَّا انْصَرَفُوا قَالَ: سَأَلْتُكَ مَتَى أُنْزِلَتْ هَذِهِ السُّورَةُ فَلَمْ تُخْبِرْنِي؟ فَقَالَ أُبَىٌّ: لَيْسَ لَكَ مِنْ صَلاَتِكَ الْيَوْمَ إِلاَّ مَا لَغَوْتَ. فَذَهَبَ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَذَكَرَ ذَلِكَ لَهُ وَأَخْبَرَهُ بِالَّذِي قَالَ أُبَىٌّ. فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " صَدَقَ أُبَىٌّ " .
Ubeyy bin Ka'b (r.a.)'den: şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Cum'a günü (hutbesinde) 'Tebareke' suresini ayakta okudu. Allah'ın günleri (nde vuku bulacak büyük olaylardan bahis) ile bize (uyarıcı) nasihatta bulunda. Ebü'd-Derda veya Ebu Zer' (r.a.) beni dürterek: Bu sure ne zaman indirildi. Ben bu ana kadar bu sureyi işitmedim, dedi. Ubeyy (r.a.) O na: Sus! diye işaret etti. Bunlar namazdan dönüp gidince soru sahibi (Ubeyy (r.a.)'a) : Ben bu sure ne zaman indirildi diye sana soru sordum. Sen bana bildirmedin? dedi. Ubeyy (r.a.): Bu günkü namazından senin için bu sorudan başka hiç bir kazancın yoktur, dedi. Soru sahibi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e giderek kendisiyle Ubeyy (r.a.) arasında hutbe esnasında geçeni anlattı ve Ubeyy (r.a.)'in namaz'dan sonra kendisine söylediği sözü nakletti. Ubeyy (r.a.) demiştir ki : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ubeyy doğru söylemiştir.» buyurmuştur. Not: İsnadının sahih ve ricalinin sika oıduğu Zevaid'de bildirilmiştir. Diğer tahric: Ahmed de bu hadisi rivayet etmiştir
وَحَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنِ الثِّقَةِ، عِنْدَهُ عَنْ يَعْقُوبَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الأَشَجِّ، عَنْ بُسْرِ بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ سَعْدِ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ، عَنْ خَوْلَةَ بِنْتِ حَكِيمٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَنْ نَزَلَ مَنْزِلاً فَلْيَقُلْ أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللَّهِ التَّامَّاتِ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ . فَإِنَّهُ لَنْ يَضُرَّهُ شَىْءٌ حَتَّى يَرْتَحِلَ " .
Havle binti Hakim (r.a)'den rivayete göre, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Bir yerde konaklayan kimse şöyle desin: "Yarattığı şeylerin şerrinden Allah'ın tam ve noksansız kelimelerine sığınırım" kişi böyle derse ona hiçbir şey zarar vermez." Diğer tahric: Müslim, Zikir ve Dua
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ خَالِدٍ الْوَهْبِيُّ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ إِسْحَاقَ، عَنْ يَحْيَى بْنِ عَبَّادِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الزُّبَيْرِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ لَوْ كُنْتُ اسْتَقْبَلْتُ مِنَ الأَمْرِ مَا اسْتَدْبَرْتُ مَا غَسَّلَ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ غَيْرُ نِسَائِهِ .
Aişe (r.anha)'dan: şöyle demiştir: Bana şimdi beliren görüş, daha önce belirseydi Nebi {Sallallahu Aleyhi ve SelIem)'i(n cenazesini) hanımlarından başkası yıkamıyacaktı. Not: Sindi şöyle demiştir: Bu hadisi Ebu Davud da rivayet etmiştir. Bununla beraber Zevaid sahibi bunu zikrederek: İsnadı sahih. ricali sikadır. Çünkü ravi Muhammed bin İshak tedlisçi ise de Hakim ve başkasının rivayetinde bu hadisi an'ane ile değil. tahills ile rivayet etmiştir, demiştir. Diğer tahric: Ahmed, Ebu Davud, Beyhaki, İbn-i Hibban ve Hakim bunu uzun bir metin halinde Aişe (r.anha)'dan rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرٍ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، أَنْبَأَنَا أَبُو مَالِكٍ، سَعْدُ بْنُ طَارِقٍ عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ سَمِعَ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَقَدْ أَتَاهُ رَجُلٌ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ كَيْفَ أَقُولُ حِينَ أَسْأَلُ رَبِّي قَالَ " قُلِ اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي وَارْحَمْنِي وَعَافِنِي وَارْزُقْنِي " . وَجَمَعَ أَصَابِعَهُ الأَرْبَعَ إِلاَّ الإِبْهَامَ " فَإِنَّ هَؤُلاَءِ يَجْمَعْنَ لَكَ دِينَكَ وَدُنْيَاكَ " .
Tarik (b. Eşyem r.a.)'den rivayet edildiğine göre bir adam Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek, Ya Resulullah! Ben Rabbim'den dilekte bulunmak istediğim zaman nasıl söyleyeyim, dediğinde Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in (adama) şöyle buyurduğuna şahid olmuştur: « De ki : اللّهُمَّ! اغْفِرْ لِي وَارْحَمْنِي وَعَافِنِي وَارْزُقْنِي = Allahumme-ğfirli ve erhamni ve afini ve erzukni. » Ve Resul-i Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem) baş parmak hariç dört parmağını birleştirerek: «Şüphesiz şunlar senin için dinini ve dünyanı tıoplar » Dua’nın Meali: De ki: Allahım! Beni bağışla, bana rahmet et, beni afiyette kıl ve beni rızıklandır