Sünen-i İbn Mâce · 3950
Arapça metin
حَدَّثَنَا الْعَبَّاسُ بْنُ عُثْمَانَ الدِّمَشْقِيُّ، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ، حَدَّثَنَا مُعَانُ بْنُ رِفَاعَةَ السَّلاَمِيُّ، حَدَّثَنِي أَبُو خَلَفٍ الأَعْمَى، قَالَ سَمِعْتُ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ، يَقُولُ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ " إِنَّ أُمَّتِي لَنْ تَجْتَمِعَ عَلَى ضَلاَلَةٍ فَإِذَا رَأَيْتُمُ اخْتِلاَفًا فَعَلَيْكُمْ بِالسَّوَادِ الأَعْظَمِ " .
Enes bin Malik (r.a.)'den; şöyle demiştir: Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den şu buyruğu işittim! «Benim ummetim dalalet uzerinde şüphesiz toplanmaz (birleşmez). Bu itibarla siz bir ihtilaf gördügünüz zaman büyük müslüman topluluğundan ayrılmayınız.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Ebu Halef el-A'mmi bulunur. Adı da Hazim bin Ata'dır. Bu ravi zayıftır. Bu hadis birkaç senedle rivAyet edilmiş ise de, hepsinde zayıfiık belirtisi vardır. Bu durumu el-Irak1 şeyhimiz, Beydavi'nin hadislerinin tahrlci'nde söylemiştir
Benzer hadisler
حَدَّثَنَا سَهْلُ بْنُ أَبِي سَهْلٍ، حَدَّثَنَا أَبُو زُهَيْرٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِسْحَاقَ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي حَبِيبٍ، عَنْ سِنَانِ بْنِ سَعْدٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ " لاَ يَقْبَلُ اللَّهُ صَلاَةً بِغَيْرِ طُهُورٍ وَلاَ يَقْبَلُ صَدَقَةً مِنْ غُلُولٍ " .
Enes bin Malik r.a.’den rivayet edildiğine göre kendisi: Ben Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyururken işittim, demiştir: ‘‘ Allah taharetsiz hiçbir namazı ve ganimetten hiyanetle alınan mal'dan hiçbir sadaka kabul etmez. ‘‘ Not: Ravilerden Tabii olan Sinan bin Sa'd'ın zayıflığı ve kendisinden Yezid bin Ebi Habib'ten başka rivayet edpn olmadığı gerekçesi ile isnadının zayıf oluşu Zevaid'de bildirilerek hadisin meçhul olduğu belirtilmiştir
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ أَبِي يَحْيَى الطَّوِيلِ، - رَجُلٌ مِنْ أَهْلِ الْكُوفَةِ - عَنْ زَيْدٍ الْعَمِّيِّ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ كَانَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِذَا لَقِيَ الرَّجُلَ فَكَلَّمَهُ لَمْ يَصْرِفْ وَجْهَهُ عَنْهُ حَتَّى يَكُونَ هُوَ الَّذِي يَنْصَرِفُ وَإِذَا صَافَحَهُ لَمْ يَنْزِعْ يَدَهُ مِنْ يَدِهِ حَتَّى يَكُونَ هُوَ الَّذِي يَنْزِعُهَا وَلَمْ يُرَ مُتَقَدِّمًا بِرُكْبَتَيْهِ جَلِيسًا لَهُ قَطُّ .
Enes bin Malik (r.a.)'den şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir adam'a rastlayıpta onunla konuştuğu zaman adam gidinceye kadar Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mubarek yüzünü ondan çevirmezdi ve adamla tokalaştığı zaman, adam elini çekinceye kadar O mubarek elini adamın elinden çekmezdi. Hiç bir zaman O'nun mubarek dizlerini de yanında oturan adamın dizlerinden ileri görülmemiştir. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu hadisin sıhhatinin dönüm noktası ravi Zeyd el-Ammi üzerindedir, Bu ravi ise zayıftır
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْحَارِثِ الْمِصْرِيُّ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ رَاشِدٍ الْبَصْرِيُّ، عَنْ يَزِيدَ، مَوْلَى سَلَمَةَ عَنْ سَلَمَةَ بْنِ الأَكْوَعِ، قَالَ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ تَوَضَّأَ فَمَسَحَ رَأْسَهُ مَرَّةً .
Seleme bin El-Ekva' (Radiyallahu anh)'den rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir: Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i gördüm abdest aldı da başını bir defa meshetti. Not: Zevaid'de: Hadisin ravilerinden Muhammed bin El-Haris'in sika olmakla beraber hataya düştüğü İbn-i Hibban tarafından belirtilmiştir, denilmiştir. Sindi diyor ki seneddeki ravi Yahya bin Raşid de zayıftır
حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ شُعَيْبِ بْنِ شَابُورَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ يَزِيدَ بْنِ جَابِرٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِي سَعِيدٍ، أَنَّهُ حَدَّثَهُ عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ إِنِّي لَتَحْتَ نَاقَةِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَسِيلُ عَلَىَّ لُعَابُهَا فَسَمِعْتُهُ يَقُولُ " إِنَّ اللَّهَ قَدْ أَعْطَى كُلَّ ذِي حَقٍّ حَقَّهُ أَلاَ لاَ وَصِيَّةَ لِوَارِثٍ " .
Enes bin Mâlik (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in devesinin (boynunun) altında idim. Devesinin ağzının köpüğü benim üstüme akıyordu. Resül-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den şu buyruğu işittim: «Allah şüphesiz her hak sahibine hakkını vermiştir. Bilmiş olunuz ki hiç bir vârise vasiyyet yoktur.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi sahihtir. Ravi Muhammed bin Şuayb'ı Rahim ve Ebu Davud sika saymışlardır. Senedin kalan ravileri Buhari'nin şartı üzerinedir
حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ سُلَيْمَانَ، حَدَّثَنَا كَثِيرُ بْنُ شِنْظِيرٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ سِيرِينَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " طَلَبُ الْعِلْمِ فَرِيضَةٌ عَلَى كُلِّ مُسْلِمٍ وَوَاضِعُ الْعِلْمِ عِنْدَ غَيْرِ أَهْلِهِ كَمُقَلِّدِ الْخَنَازِيرِ الْجَوْهَرَ وَاللُّؤْلُؤَ وَالذَّهَبَ " .
Enes bin Malik r.a.’den, rivayet edildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: '' İlim aramak her müslüman üzerine farzdır. Ehil olmayan insanların yanına ilim bırakan kimse, domuzların boynuna cevher, inci ve altın gerdanlık takan adama benzer. '' Not: Zevaid yazarı, Hadis’in senedindeki ravilerden Hafs bin Süleymanın zayıflığı nedeniyle isnadın zayıf olduğunu bildirmiştir. İmam Suyuti: ‘’Müslim şarihi Nevevi’ye Bu hadis sorulmuş, İmam Necevi: Bu Hadis sened bakımından zayıf ve mana olarak ise sahihtir.’’ Diye cevap vermiştir. Nevevinin öğrencisi Cemaluddin el-Mizzi de: Bu Hadis hasen mertebesine ulaşacak kadar yollarla rivayet edilmiş. Demiştir. Hakikaten dediği gibidir. Zira ben bu hadis’e aid elli rivayet gördüm ve bu rivayetleri bir fasikül de topladım, demiştir
حَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ الْجَهْضَمِيُّ، حَدَّثَنَا دُرُسْتُ بْنُ زِيَادٍ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ الرَّقَاشِيُّ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " الْمَحْرُومُ مَنْ حُرِمَ وَصِيَّتَهُ " .
Enes bin Mâlik (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Mahrum kişi, vasiyyet etmekten mahrum olan kimsedir.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Yezid bin Eban er-Rak. kaşl bulunur, bu ravi zayıftır