Sünen-i İbn Mâce · 424
Arapça metin
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُصَفَّى الْحِمْصِيُّ، حَدَّثَنَا بَقِيَّةُ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْفَضْلِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ سَالِمٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ رَأَى رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ رَجُلاً يَتَوَضَّأُ فَقَالَ " لاَ تُسْرِفْ لاَ تُسْرِفْ " .
(Abdullah) ibn-i Ömer (Radiyallahu anhuma)'den: Şöyle söylemiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir adam'ı abdest alırken gördü ve ona buyurdu ki: «İsraf etme. İsraf etme.» Not: Senedindeki ravi Bakiyye tedlis yaptığından dolayı isnadının zayıf olduğu Zevaid'de bildirilmiştir. AÇIKLAMA 425’te
Benzer hadisler
حَدَّثَنَا عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ مُحَمَّدٍ الرَّقَاشِيُّ، حَدَّثَنَا مَعْمَرُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي رَافِعٍ، حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي رَافِعٍ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ إِذَا تَوَضَّأَ حَرَّكَ خَاتَمَهُ .
Ebu Rafi' (Radiyallahu anh)'den: şöyle söylemiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) abdest aldığı zaman yüzüğünü (altı iyice ıslansın diye) oynatırdı. Not: Ravilerinden Ma'mar bin Muhammed ve babası Muhammed bin Ubeydullah zayıf oldukları gerekçesi ile isnadın zayıf olduğu, Zevaid'de bidirilmiştir
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ سِنَانٍ، حَدَّثَنَا زَيْدُ بْنُ الْحُبَابِ، حَدَّثَنَا مِنْدَلُ بْنُ عَلِيٍّ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِسْحَاقَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ كَانَ لِرَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَدَحٌ مِنْ قَوَارِيرَ يَشْرَبُ فِيهِ .
İbn-i Abbâs (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bir cam bardağı vardı, onda içiyordu.*' Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Mendel bin Ali ve Muhammed bin İshak bulunur. Bu iki ravi de zayıftır
Ömer bin el-Hattab (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Hür kadının izni olmadıkça (kocası tarafından) ondan azil yapılmasını Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yasaklamıştır. Not: Bunun senedinde bulunan ravi İbn! Lahia'nın zayıf olduğu Zevaid'de bildirilmiştir
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُوسُفَ، حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ، حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرٍ يَعْنِي النَّهْشَلِيَّ، عَنِ الْحُسَيْنِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ ذُكِرَتْ أُمُّ إِبْرَاهِيمَ عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . فَقَالَ " أَعْتَقَهَا وَلَدُهَا " .
{Abdullah} bin Abbas (r.a.)'den: Şöyle demiştir; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in huzurunda (oğlu) İbrahim'in anası (ve Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in cariyesi olan Mâriye) (r.anha)'dan söz edildi. Resul-i Ekrem (Sallalîahu Aleyhi ve Sellem); «Onu, oğlu (İbrahim) âzadladı» buyurdu. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde el-Hüseyn bin Abdillah vardır. Bu ravi'nin durumu demin anlatıldı. (2515'te)
حَدَّثَنَا سُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، عَنْ عَاصِمٍ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ سَقَيْتُ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مِنْ زَمْزَمَ فَشَرِبَ قَائِمًا . فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لِعِكْرِمَةَ فَحَلَفَ بِاللَّهِ مَا فَعَلَ .
İbn-i Abbâs (r.a.)'dan: Şöyle demiştir: Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e zem-zem ikram ettim. O, ayakta içti. Râvî demiştir ki: Sonra ben bunu İkrime'ye anlattım. İkrime O'nun öyle yapmadığına (Yâni Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ayakta Zem-zem içmediğine) Allah'ın adı ile yemin etti
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا ابْنُ لَهِيعَةَ، عَنْ حُيَىِّ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ الْمَعَافِرِيِّ، عَنْ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ الْحُبُلِيِّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مَرَّ بِسَعْدٍ وَهُوَ يَتَوَضَّأُ فَقَالَ " مَا هَذَا السَّرَفُ " . فَقَالَ أَفِي الْوُضُوءِ إِسْرَافٌ قَالَ " نَعَمْ وَإِنْ كُنْتَ عَلَى نَهَرٍ جَارٍ " .
Abdullah bin Amr (Radiyallahu anhuma)'den: şöyle demiştir: (Bir gün) Sa'd abdest alırken Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), onun yanından geçti ve: «Bu israf nedir?» buyurdu. Sa'd de : - «Abdestte israf var mı?» diye sorunca, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Akan bir nehir üzerinde bile olsan evet.» buyurdu. Not: Senedirıdeki ravilerden Huyey bin Abdillah ve İbn-i Lehia zayıf oldukları için isnadın zayıf olduğu Zevaid'de bildirilmiştir. AÇIKLAMA : 423, 424 ve 425 nolu hadisler de abdest alınırken israf etmenin yasaklığına delalet ederler. Ebu Davud'un süneninde Abdestte İsraf Babı var. Tirmizi de Abdestte İsrafın Keraheti Babı diye bir bölüm ayırmıştır. EI-Menhel yazarı, israf babında şu bilgiyi veriyor: Nevevi demiştir ki: «Deniz kıyısında bile olunsa suda israf'ın yasaklığı hakkında alimlerin icma'ı vardır. en açık kavle göre bu israf tenzihen mekruhtur. Bazı arkadaşlarımız, haramdır, demişlerdir.» Kerahet kavli Cumhurun sözüdür. Su israfı, bir zarara veya bir malı zayi etmeye sebebiyet vermediği takdirde durum böyledir. Aksi takdirde haram olur. Hanefi alimlere göre, kişi. kendisinin malı olan veya mübah (= her işte kullanılabilen sahipsiz) su ile abdest aldığında israf etmesi tahrimen nıekruhtur. Ama nıescitlerdeki su gibi taharet için vakfedilmiş olan suda israf etmek ise haramdır