İslami Delil
Aramaya dön
Hadis

Sünen-i İbn Mâce · 530

The Book of Purification and its Sunnah

Arapça metin

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ الْهُذَلِيِّ، - قَالَ مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى وَهُوَ عِنْدَنَا ابْنُ أَبِي حُمَيْدٍ - أَنْبَأَنَا أَبُو الْمَلِيحِ الْهُذَلِيُّ، عَنْ وَاثِلَةَ بْنِ الأَسْقَعِ، قَالَ جَاءَ أَعْرَابِيٌّ إِلَى النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقَالَ اللَّهُمَّ ارْحَمْنِي وَمُحَمَّدًا وَلاَ تُشْرِكْ فِي رَحْمَتِكَ إِيَّانَا أَحَدًا ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ لَقَدْ حَظَرْتَ وَاسِعًا وَيْحَكَ - أَوْ وَيْلَكَ - ‏"‏ ‏.‏ قَالَ فَشَجَ يَبُولُ فَقَالَ أَصْحَابُ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مَهْ ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏"‏ دَعُوهُ ‏"‏ ‏.‏ ثُمَّ دَعَا بِسَجْلٍ مِنْ مَاءٍ فَصَبَّ عَلَيْهِ ‏.‏

Vasile bin el-Eska' (r.a. )'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Bir A'rabi, Nebi (Sallallahu aleyhi ve sellem)'e gelerek: Allah'ım! Bana ve Muhammed'e rahmet et ve bize olan rahmetinden hiç kimseyi ortak etme, dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem): «Sana yazıklar olsun. Veya veyl olsun. Sen, hakikaten çok geniş olan bir şeyi daralttın.» buyurdu. Ravi dedi ki, A'rabi, ayaklarını açıp işemeye başladı. Nebi (Sallallahu aleyhi ve sellem)'in ashabı (A'rabi'ye) hey dediler. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem): «Onu bırakınız.» buyurdu. Sonra, su dolu bir kova isteyip, o bevlin üzerine döktü. Not: Ravi Ubeydullah EI-Huzeli'nin zayıf olduğunda alimler ittifak ettikleri için Vasile bin EI-Eska'nın hadisine ait isnadın zayıf olduğu Zevaid'de bildiril miştir. El-Hakim: Anılan Ubyedullah'ın Ebü'I•Melih'ten acaip şeyler rivayet ettiğini söylemiş, Buhari de: Ubeydullah EI-Huzeli'nin hadisleri münkerdir, demiştir

Sünen-i İbn Mâce, 530

Benzer hadisler

HadisSünen-i İbn Mâce

حَدَّثَنَا سُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ مِسْعَرٍ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عُثْمَانَ بْنِ كَرَامَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ مِسْعَرٍ، عَنْ عَبْدِ الْجَبَّارِ بْنِ وَائِلٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ رَأَيْتُ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أُتِيَ بِدَلْوٍ فَمَضْمَضَ مِنْهُ فَمَجَّ فِيهِ مِسْكًا أَوْ أَطْيَبَ مِنَ الْمِسْكِ وَاسْتَنْثَرَ خَارِجًا مِنَ الدَّلْوِ ‏.‏

Vail (r.a.)'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir : Ben, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bir kova (su) getirildiğini gördüm. Kovadan mübarek ağzına su alıp çalkaladıktan sonra onu misk veya miskten daha güzel kokulu olarak ağzından kovaya attı. Burnuna da su çekip, kovanın dışına sümkürdü." Not: Ravi Abdü'l-Cebbar bin Vail'in babasından hadis işitmediğini İbn-i Main ve başkası söylediği için isnadının munkati' olduğu Zevaid'de bildirilmiştir. AÇIKLAMA : Bu hadis Zevaid türündendir. Buhari'nin Taif gazvesi bahsinde Ebu Musa El-Eş'ari (r.a.)'den rivayet ettiği şu mealdeki hadis, bu hadisin manasını te'yid eder (onaylar) mahiyettedir: '' Ebu Musa El-Eş'ari şöyle demiştir: 'Nebi (s.a.v.) Mekke ile Medine arasında Ci'rane mevkiinde konakladığında ben onun huzurunda bulunuyordum. Bu esnada bir a'rabi Nebi (s.a.v.)'e gelerek: Bana verdiğin sözü hala yerine getirmiyecek misin? dedi. Nebi (s.a.v.) : ''Sana müjdelerim!'' buyurdu. A'rabi: Bana, ''müjdelerim'' sözünü çok ettin, dedi. Bunun üzerine Nebi (s.a.v.) Ebu Musa ve Bilal (-i Habeşi)'ye dönerek öfkeli vaziyeti gibi şöyle buyurdu: '' Bu adam, verdiğim müjdeyi reddetti. ikiniz (bu müjdeyi) kabul ediniz'' buyurdu. Onlar da : Kabul ettik. dediler. Sonra Resulullah (s.a.v.) bir bardak su istedi. Mubarek ellerini ve yüzünü bu kab içinde yıkadı. Ağzına aldığı suyu bardağa döktü. Sonra: '' Bundan içiniz, yüzlerinize, göğüslerinize sürünüz! Sizi müjdelerim.'' buyurdu. Ebu Musa ile Bilal de, su kabını aldılar ve Resulullah (s.a.v.)'in emrini yerine getirdiler. -Bu arada Resulullah (s.a.v.)'in zevcesi Ümmü Seleme (r.anha), perde arkasından: Evladım. O sudan anamza da bir miktar bırakın. diye seslendi. Onlar da Ümmü Seleme (r.anha)'ya bir miktar su bıraktılar: Nebi (s.a.v.), Taif savaşına gitmeden önce Huneyn savaşına ait ganimet malını Ci'rane'ye gönderip Taif seferi dönüşünde böleceğini bildirmişti. Bedevi'nin,kendisine verildiğini söylediği söz bu vaad olabilir. Belki de bu bedeviye özel bir vaad de bulunmuştu. Hadis ravisi Vail bin Hucr El-Hadremi, sahabidir. yetmiş bir hadisi vardır. Müslim altı hadisini rivayet etmiştir. Ravileri. oğulları Abdül-Cebbar ve Alkama'dır

Sünen-i İbn Mâce, 659
HadisSünen-i İbn Mâce

حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ عُمَيْرٍ، عَنْ رِبْعِيِّ بْنِ حِرَاشٍ، عَنْ حُذَيْفَةَ بْنِ الْيَمَانِ، أَنَّ رَجُلاً، مِنَ الْمُسْلِمِينَ رَأَى فِي النَّوْمِ أَنَّهُ لَقِيَ رَجُلاً مِنْ أَهْلِ الْكِتَابِ فَقَالَ نِعْمَ الْقَوْمُ أَنْتُمْ لَوْلاَ أَنَّكُمْ تُشْرِكُونَ تَقُولُونَ مَا شَاءَ اللَّهُ وَشَاءَ مُحَمَّدٌ ‏.‏ وَذَكَرَ ذَلِكَ لِلنَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقَالَ ‏ "‏ أَمَا وَاللَّهِ إِنْ كُنْتُ لأَعْرِفُهَا لَكُمْ قُولُوا مَا شَاءَ اللَّهُ ثُمَّ شَاءَ مُحَمَّدٌ ‏"‏ ‏.‏ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ أَبِي الشَّوَارِبِ، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ عَبْدِ الْمَلِكِ، عَنْ رِبْعِيِّ بْنِ حِرَاشٍ، عَنِ الطُّفَيْلِ بْنِ سَخْبَرَةَ، أَخِي عَائِشَةَ لأُمِّهَا عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بِنَحْوِهِ ‏.‏

Huzeyfe bin el-Yeman (r.a.)'den şöyle demiştir: Müslümanlardan bir adam rüyasında ehl-i kitab'dan bir adamla karşılaşmış ve ehl-i kitap olan adam ona: Allah'a ortak koşmanız olmazsa siz (müslümanlar) ne güzel insanlarsınız. Siz Allah'ın dilediği ve Muhammed'in dilediği diyorsunuz, demiştir. Müslüman adam da sonra rüyasını Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e anlatmış, bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «Bilmiş olun ki Vallahi şüphesiz sizin bu kelimeyi kullandığınızı bilmiyordum. Şöyle deyiniz: Allah'ın dilediği sonra Muhammed'in dilediği.» buyurdu. Aişe (r.anha) ana bir erkek kardeşi Tufeyl bin Sahbere (r.a.) de bu Hadis'in mislini Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den rivayet etmiştir. Not: Bu senedin ravilerinin Buhari'nin şartı üzerine sika oldukları, Zevaid'de bildirilmiştir

Sünen-i İbn Mâce, 2118
HadisSünen-i İbn Mâce

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا زَيْدُ بْنُ الْحُبَابِ، حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ عُبَيْدَةَ، حَدَّثَنِي سَعِيدُ بْنُ أَبِي سَعِيدٍ، عَنِ الأَدْرَعِ السُّلَمِيِّ، قَالَ جِئْتُ لَيْلَةً أَحْرُسُ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَإِذَا رَجُلٌ قِرَاءَتُهُ عَالِيَةٌ فَخَرَجَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ هَذَا مُرَاءٍ ‏.‏ قَالَ فَمَاتَ بِالْمَدِينَةِ فَفَرَغُوا مِنْ جِهَازِهِ فَحَمَلُوا نَعْشَهُ فَقَالَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏"‏ ارْفُقُوا بِهِ رَفَقَ اللَّهُ بِهِ إِنَّهُ كَانَ يُحِبُّ اللَّهَ وَرَسُولَهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ وَحَفَرَ حُفْرَتَهُ فَقَالَ ‏"‏ أَوْسِعُوا لَهُ وَسَّعَ اللَّهُ عَلَيْهِ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ بَعْضُ أَصْحَابِهِ يَا رَسُولَ اللَّهِ لَقَدْ حَزِنْتَ عَلَيْهِ ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ أَجَلْ إِنَّهُ كَانَ يُحِبُّ اللَّهَ وَرَسُولَهُ ‏"‏ ‏.‏

el-Edra es-Sülemi (r.a.)'den şöyle demiştir: Bir gece Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) için nöbet tutmaya gittim. Basktım ki bir adam yüksek sesle Kur'an okuyor. Biraz sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) dışarı çıktı. Ben: Ya Resulallah bu adam riyakardır. dedim. Edra (r.a.) demiştir ki: Sonra o adam Medine de vefat etti. Techiz işi bittikten sonra na'şını taşıyıp götürdüler. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (oradakilere): «O'nu yavaş götürünüz. Allah onunla iyi mu'amele etti. Şüphesiz O Allah ve Resulünü seviyordu.» Edra (r.a.) demiştir ki: Efendimiz onun kabrini kazdırdı ve buyurdu ki: «Kabrini geniş tutun. Allah ona bolluk verdi.» Bunun üzerine Ashabından bazısı: Ya Resulallah, sen içinden ona üzüldün. dediler. Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Evet çünkü o şüphesiz Allah'ı ve Resulünü seviyordu.» buyurdu. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Kütüb-i Sitte'de Edra' es•Sülemi (r.a.)'ın bundan başka hadisi yoktur. Bunun senedindeki ravi Musa bin Ubeyde hakkında: Hadisleri münker veya zayıftır, denilmiştir. Sika olduğunu söyliyenler de vardır. Hüccet değildir

Sünen-i İbn Mâce, 1559
HadisSünen-i İbn Mâce

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَامِرِ بْنِ زُرَارَةَ، حَدَّثَنَا الْمُعَلَّى بْنُ هِلاَلٍ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ، قَالَ دَخَلْنَا عَلَى الْحَسَنِ نَعُودُهُ حَتَّى مَلأْنَا الْبَيْتَ فَقَبَضَ رِجْلَيْهِ ثُمَّ قَالَ دَخَلْنَا عَلَى أَبِي هُرَيْرَةَ نَعُودُهُ حَتَّى مَلأْنَا الْبَيْتَ فَقَبَضَ رِجْلَيْهِ ثُمَّ قَالَ دَخَلْنَا عَلَى رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ حَتَّى مَلأْنَا الْبَيْتَ وَهُوَ مُضْطَجِعٌ لِجَنْبِهِ فَلَمَّا رَآنَا قَبَضَ رِجْلَيْهِ ثُمَّ قَالَ ‏ "‏ إِنَّهُ سَيَأْتِيكُمْ أَقْوَامٌ مِنْ بَعْدِي يَطْلُبُونَ الْعِلْمَ فَرَحِّبُوا بِهِمْ وَحَيُّوهُمْ وَعَلِّمُوهُمْ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ فَأَدْرَكْنَا وَاللَّهِ أَقْوَامًا مَا رَحَّبُوا بِنَا وَلاَ حَيَّوْنَا وَلاَ عَلَّمُونَا إِلاَّ بَعْدَ أَنْ كُنَّا نَذْهَبُ إِلَيْهِمْ فَيَجْفُونَا ‏.‏

İsmail (İbni Müslim) r.a.’den rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir: Haseni Basri r.a. (Bir ara hasta olduğundan) ziyarıtine gittik. Evi ziyaretçilerle dolunca (önceden uzatmış olduğu) ayaklarını kendisine doğru çekti ve: Biz (hastalanan) Ebu Hureyre r.a.’ın ziyaretine gidip evini doldurduk. Ebu Hureyre ayaklarını kendisine doğru çekti sonra, şöyle buyurdu, dedi: Biz bir defa Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in yanına girerek evini ziyaretçilerle doldurduk. Resulullah, yan üstü yatıyordu. Bizi görünce ayaklarını kendisine doğru çekti sonra buyurdu ki: '' Muhakkak benden sonra bir takım topluluklar sizlere gelerek ilim talep edeceklerdir. Sizler onlara merhaba edip selamlayınız ve onlara ilim öğretiniz. '' Hasan(-ı Basri) dediki: Bu tavsiyeye rağmen Allah’a yemin ederim biz böyle topluluklara yetiştik ki bize ne merhaba ettiler, ne de selam verdiler ve ne de ilim öğrettiler. Ancak biz onların (ayağına) kadar gittikten sonra bir şeyler alırdık. O zaman da bize cefa ediyorlar idi. '' Not: Hadisin ravilerinden el•Mualla. bin Hilal: İbn-i Main, Ahmpel ve başkaları tarafından yalanlanmış ve b:izı kimselerce mevdu hadislerIe suçlanmıştır. Yine ravileden İsmail İbn-i Müslim'in zayıf ohışunda alimler ittifak etnıiştir. Zevaid Yazarı ravilere ait bu bilgiyi vererek isııadın zayıflığını bdirttikten sonra Resulullah'a ait metln kısmının bir önceki hadis ilc teyid edildiğini…Tirmizi de 247 deki Ebu Harun’un Ebu Said’den rivayeti dışında başka sened bilmiyoruz. Demiştir…

Sünen-i İbn Mâce, 248
HadisSahîh-i Müslim

وَحَدَّثَنِيهِ أَبُو بَكْرِ بْنُ نَافِعٍ، حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ، ح وَحَدَّثَنَاهُ مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا وَهْبُ، بْنُ جَرِيرٍ ح وَحَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ بْنُ عَبْدِ الصَّمَدِ، حَدَّثَنَا أَبِي قَالُوا، جَمِيعًا حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، بِهَذَا الإِسْنَادِ ‏.‏ فِي حَدِيثِ غُنْدَرٍ وَوَهْبٍ نُهِيَ ‏.‏ وَفِي حَدِيثِ عَبْدِ الصَّمَدِ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى ‏.‏ بِمِثْلِ حَدِيثِ مُعَاذٍ عَنْ شُعْبَةَ ‏.‏

{…} Bu hadîsi bana Ebû Bekr b. Nâfi de rivayet etti. (Dediki): Bize Gunder rivayet etti. H. Bize bunu Muhammed b. Müsennâ dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Vehb b. Cerîr rivayet etti. H. Bize Abdülvâris b. Abdissamed de rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. Bu râvilerin hepsi: Bize Şu'be bu isnâdla rivayette bulundu, demişlerdir. Gunder ile Vehb'in rivayetlerinde: «Nehyedildi» denilmiş; Abdüssamed rivayetinde ise: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) nehî buyurdu.» ifâdesi kullanılmış; hadîs, Muâz'ın Şu'be'den naklettiği tarzda rivayet olunmuştur. İzah 1516 da

Sahîh-i Müslim, 3817
HadisSünen-i İbn Mâce

حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا أَبُو حَفْصٍ، عُمَرُ بْنُ الدَّرَفْسِ حَدَّثَنِي عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ أَبِي قَسِيمَةَ، عَنْ وَاثِلَةَ بْنِ الأَسْقَعِ اللَّيْثِيِّ، قَالَ أَخَذَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بِرَأْسِ الثَّرِيدِ فَقَالَ ‏ "‏ كُلُوا بِسْمِ اللَّهِ مِنْ حَوَالَيْهَا وَاعْفُوا رَأْسَهَا فَإِنَّ الْبَرَكَةَ تَأْتِيهَا مِنْ فَوْقِهَا ‏"‏ ‏.‏

Vasile bin el-Eska' el-Leysî (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) tirit'in üstüne mübarek elini koyup şöyle buyurdu: Allah'ın ismini anarak tirit'in kenarlarından yeyiniz (yâni herkes kendisine en yakın yerinden yesin) ve tirit'in üst kısmını bırakınız. Çünkü bereket ona üstünden gelir. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Abdurrahman bin Ebi Kaslme bulunur. Ben hiç bir hadis imamının onun hakkında herhangi bir söz söylediğini görmedim. Ravi Ömer bin ed-Derefs'in hadisinin işe yararlı olduğu söylenmiştir. Kalan raviler de sıka, yani güvenilir zatlardır

Sünen-i İbn Mâce, 3276

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.