Sünen-i İbn Mâce · 610
Arapça metin
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا الْفَضْلُ بْنُ دُكَيْنٍ، عَنْ هِشَامٍ الدَّسْتَوَائِيِّ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنْ أَبِي رَافِعٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " إِذَا جَلَسَ الرَّجُلُ بَيْنَ شُعَبِهَا الأَرْبَعِ ثُمَّ جَهَدَهَا فَقَدْ وَجَبَ الْغُسْلُ " .
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki : «Erkek, kadın'ın dört şu'besi arasında oturup, duhul ederse, her ikisine gusül vacip olur.» AÇIKLAMA : Bu hadisi Kütüb-i Sitte sahiplerinin hepsi, ayrıca Beyhaki , Darekutni ve Tahavi de az bir lafız farkıyla rivayet etmiştir. mana bakımından hepsi, meni gelmese bile sırf duhul ile iki tarafa ğuslün vacibliğini (farz oluşunu) ifade ederler. Hatta Müslim'in bir rivayetinde: ''Meniyi inzal etmese bile ... '' cümlesi de vardır. Hadiste geçen ''Şuab'' kelimesi, ''şu'be''nin çoğuludur. Şu'be aslında ağaç dalına denir. Hadisteki ''Şu'beler'' kelimesi ile kadının kolları ve ayakları kasdedilmiştir. Erginlik çağına gelen taraflara ğusletmek vacibtir. Hadis, bir önceki hadisi te'yid eder
Benzer hadisler
حَدَّثَنَا مُسْلِمُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الْفَرَاهِيدِيُّ، حَدَّثَنَا هِشَامٌ، وَشُعْبَةُ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنْ أَبِي رَافِعٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " إِذَا قَعَدَ بَيْنَ شُعَبِهَا الأَرْبَعِ وَأَلْزَقَ الْخِتَانَ بِالْخِتَانِ فَقَدْ وَجَبَ الْغُسْلُ " .
Ebu Hureyre (r.a.) Resulullah (sallallahu aşeyhi ve sellem)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir; "Erkek, kadının dört dalı (kolları ve bacakları) arasına oturur, (erkek) sünnet mahallini, (kadının) sünnet mahalline bitiştirirse (inzal vuku bulsun, bulmasın) gusül vacip olur." Diğer tahric: Buhari Gusl, Müslim, hayz; Tirmizî, Tahare; Nesai, tahare; îbn Mace, tahare; Darimî, Vudu; Muvatta, tahare; Ahmed b. Hanbel
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَهِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " التَّسْبِيحُ لِلرِّجَالِ وَالتَّصْفِيقُ لِلنِّسَاءِ " .
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Sübhanallah demek erkeklere, el çırpmak da kadınlara uygundur.» Bu hadisi Kütüb-i Sitte sahibIeri ve Ahmed rivayet etmişlerdir. AÇIKLAMA 1036’da EBU DAVUD RİVAYETİ VE AÇIKLAMASI İÇİN BURAYA TIKLAYIN
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ صَالِحِ بْنِ أَبِي الأَخْضَرِ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ وَضَعْتُ لِرَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ غُسْلاً فَاغْتَسَلَ مِنْ جَمِيعِ نِسَائِهِ فِي لَيْلَةٍ .
Enes (bin Malik) (r.a.)'dtn şöyle söylemiştir: «Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) için gusül suyunu koydum. Bir gecede bütün hanımlarına yaklaşmaktan ötürü bir gusül yaptı.» AÇIKLAMA : Buhari, Müslim, . Beyhaki, Nesai ve Ebu Davud, Resul-i Ekrem (s.a.v.)'in bu uygulamasına ait Enes (r.anh)'in hadisini değişik lafızia da rivayet etmişlerdir. Bütün rivayetlere göre birden fazla cinsi münasebet için bir ğusül kafidir. ilk hadisteki "dolaşmak'' kelimesiyle cinsi münasebet kasdedilmiştir. Buhari'nin bir rivayetinde o gün için Resul-i Ekrem (s.a.v.)'in dokuz eşi, diğer rivayetinde onbir zevcesi bulunduğu belirtiliyor. Bu husus alimler arasında ihtilaflıdır. Buhari'nin rivayetine göre, Katade, Resul-i Ekrem (s.a.v.)'in buna nasıl dayandığını Enes'e sormuş. Enes de: Ona otuz erkek kuvveti verildiğini aramızda konuşuyorduk, diye cevap vermiştir. Resul-i Ekrem (s.a.v.)'in hanımlarına bir ğusül ile yaklaştığında iki yaklaşım arasında abdest almış olması kuvvetle muhtemeldir. Ebu Davud'un rivayetini açıklayan Menhel yazarı, Resul-i Ekrem (s.a.v.)'in hanımları ismen şöyle sıralamaktadır: Huveylid kızı Hadice, Zam'a kızı Sevde, Ebu Bekir kızı Aişe, Ömer bin El-Hattabın kızı Hafsa. Ebu Ümeyye El-Muğıre'nin kızı Ümmü Seleme (= Hind) El-Haris kızı Cüveyriye, Cahş kızı Zeyneb, Huzeyme kızı Zeyneb, Beni Kureyza kabilesinden, bir rivayete göre Beni Nadir kabilesinden Zeyd kızı Reyhane, Ebu Süfyan kızı Ümmü Habibe (= Ramle), Huyey bin Ahtab kızı Safiye ve El-Haris kızı Meymune. Bunlardan başka Dahhak kızı Fatima ve Nu'man kızı Esma radiyallahu anhuma PEYGAMBER'İN ÇOK KADINLA EVLENMESİNİN HİKMETİ EI-Menhel yazarı bu hususta şunları söyler: ''Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in çok kadınla evlenmesinin hikmeti, onların şer-i şerif'e ait ailevi ve dahili hükümleri hıfzetmeleri ve; bu hükümleri faydalanmak isteyenlere nakletmeleridir. Zevcelerinin çokluğu, dünyalık için, yahut nefsi arzuları tatmin için değildir ... '' Bilindiği gibi Resul-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz 25 yaşına kadar hiç evlenmemiş ve 25 yaşında iken 40 yaşında bir dul kadınla evlenmeye razı olmuş ve 50 küsür yaşına kadar onunla yaşamıştır. Birden fazla kadınla evlenmesi, O'nun, ömrünün son senelerine rastlar. Ömrünün bu bölümünde gıda alması bakımından da çok sade bir hayat sürdürdüğü, bazen' haftada iki gün oruç tuttuğu, bazen de aralıksız olarak bir aydan fazla oruç tuttuğu sabittir. Yukarıda isimleri anılan muhterem zevcelerin her birisi ile evlenmesinin nedenleri tetkik edildiği zaman, İslam dininin yayılması, yanlış fikir ve inanışların ezilmesi ve güzel ahlak düstürunun yerleştirilmesi gibi çok ulvi ve pek önemli amaçların güdüldüğü anlaşılır
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو الأَحْوَصِ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ صُرَدٍ، عَنْ جُبَيْرِ بْنِ مُطْعِمٍ، قَالَ تَمَارَوْا فِي الْغُسْلِ مِنَ الْجَنَابَةِ عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " أَمَّا أَنَا فَأُفِيضُ عَلَى رَأْسِي ثَلاَثَ أَكُفٍّ " .
Ciibeyr bin Mut'im (r.a.)'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir : Sahabiler Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in huzurunda gusül hakkında mübahase ettiler. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Bana gelince: Ben de başıma üç avuç su dökerim.» Diğer tahric: Buhari, Müslim, Beyhaki, Nesai ve Ebu Davud AÇIKLAMA : Ebu Davud'un rivayetine göre sahabiler Resul-i Ekrem. (s.a.v.)'in huzurunda cünüplükten ğusletmekten bahsettiler. Müslim'in, Cabir bin Abdillah r.a.'tan rivayetine göre Sakif hey'eti Resul-i Ekrem (s.a.v.)'e: Bizim memleketimiz soğuktur. Acaba nasıl ğusledeceğiz? diye sormuşlar. Resulullah (s.a.v.) de hadisteki cevabı buyurmuştur. Tercemede geçen mübahaseden maksat, her sahabinin nasıl ğuslettiğini anlatmasıdır. Bazıları; ğusül böyle yapılır, bazıları; şöyle yapılır deyince Resul-i Ekrem (s.a.v.) de: ''Ben şöyle yaparım'', buyurmuştur. HADİS'İN FIKHİ YÖNÜ: 1 - Cünüplükten dolayı ğusül- abdesti alırken başa üç defa su dökmek meşrudur. 2 - Din büyüklerinin huzurunda ilmi müzakere yapmak meşrudur. 3 - Öğretici, öğrencinin kolayca anlayabileceği bir yolla öğretim yapmalıdır . BUHARİ RİVAYETİ İÇİN BURAYA TIKLAYIN EBU DAVUD RİVAYETİ İÇİN BURAYA TIKLAYIN
قَالَ ابْنُ شِهَابٍ وَقَالَ ابْنُ الْمُسَيَّبِ إِنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ قَالَ يَقُولُونَ إِنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ قَدْ أَكْثَرَ وَاللَّهُ الْمَوْعِدُ وَيَقُولُونَ مَا بَالُ الْمُهَاجِرِينَ وَالأَنْصَارِ لاَ يَتَحَدَّثُونَ مِثْلَ أَحَادِيثِهِ وَسَأُخْبِرُكُمْ عَنْ ذَلِكَ إِنَّ إِخْوَانِي مِنَ الأَنْصَارِ كَانَ يَشْغَلُهُمْ عَمَلُ أَرَضِيهِمْ وَإِنَّ إِخْوَانِي مِنَ الْمُهَاجِرِينَ كَانَ يَشْغَلُهُمُ الصَّفْقُ بِالأَسْوَاقِ وَكُنْتُ أَلْزَمُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى مِلْءِ بَطْنِي فَأَشْهَدُ إِذَا غَابُوا وَأَحْفَظُ إِذَا نَسُوا وَلَقَدْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَوْمًا " أَيُّكُمْ يَبْسُطُ ثَوْبَهُ فَيَأْخُذُ مِنْ حَدِيثِي هَذَا ثُمَّ يَجْمَعُهُ إِلَى صَدْرِهِ فَإِنَّهُ لَمْ يَنْسَ شَيْئًا سَمِعَهُ " . فَبَسَطْتُ بُرْدَةً عَلَىَّ حَتَّى فَرَغَ مِنْ حَدِيثِهِ ثُمَّ جَمَعْتُهَا إِلَى صَدْرِي فَمَا نَسِيتُ بَعْدَ ذَلِكَ الْيَوْمِ شَيْئًا حَدَّثَنِي بِهِ وَلَوْلاَ آيَتَانِ أَنْزَلَهُمَا اللَّهُ فِي كِتَابِهِ مَا حَدَّثْتُ شَيْئًا أَبَدًا { إِنَّ الَّذِينَ يَكْتُمُونَ مَا أَنْزَلْنَا مِنَ الْبَيِّنَاتِ وَالْهُدَى} إِلَى آخِرِ الآيَتَيْنِ .
İbni Şihâb demiş ki : İbnü'l-Müseyyeb şunu söyledi. Ebû Hureyre dediki: Ebû Hureyre çok hadis rivayet etti diyorlar. Varılacak yer Allah'ın huzurudur. Bir de neden Muhacirlerle Ensâr onun hadisleri gibi (çok) hadis rivayet etmiyorlar, diyorlar. Bunun sebebini size haber vereyim. Ensârdaıı olan kardeşlerimi topraklarında çalışmak meşgul ediyordu. Muhacirlerden olan kardeşlerimi de pazar yerlerindeki pazarlık işi meşgul ediyordu. Ben de boğaz tokluğuna Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellemi (in hizmetin) e devam ediyordum. Onlar bulunmadığı vakit ben bulunuyor; onlar unuttuğu vakit ben belliyordum. Gerçekten bir gün Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Hanginiz elbisesini yayacak da benim şu hadisimden (bir şeyler) alacak. Sonra onu göğsüne toplayacak. Muhakkak o, benden işittiği bir çeyi unutmayacaktır!» buyurdu. Hemen üzerimde bulunan bir cübbeyi yaydım. Tâ sözünü bitirinceye kadar! (bekledim). Sonra onu göğsüme topladım. O günden sonra bana söylediği bir şeyi bir daha unutmadım. Eğer Allah'ın kitabında indirdiği iki âyet olmasaydı; ebediyyen bir şey rivayet etmezdim. «Bizim İndirdiğimiz doğru yolu ve beyyineleri gizleyenler yok mu... [Bakara 159,160] ilâh...» buyurmuştur
حَدَّثَنَا أَبُو إِسْحَاقَ الشَّافِعِيُّ، إِبْرَاهِيمُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ الْعَبَّاسِ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ رَجَاءٍ الْمَكِّيُّ، عَنْ عَبَّادِ بْنِ إِسْحَاقَ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " إِذَا أَذَّنَ الْمُؤَذِّنُ فَقُولُوا مِثْلَ قَوْلِهِ " .
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Müezzin ezan okuduğu zaman, siz onun söylediğinin mislini söyleyiniz.»" Not: Zevaid'de: Ebu Hureyre (r.a.)'in bu hadisteki, isnadı Kütüb-i Sitte sahiblerinin kitabıarında tahric ettikleri gibi. ''Zühri'den. O da Ata'dan, O da Ebu Said'den olmak üzere bilinmiş ve hıfzedilmiştir, Ahmed, müsnedinde bunu Ali ve Ebu Rafi' hadisinden; Bezzar da. müsnedinde Enes'in hadisinden rivayet etmişler, denilmiştir: AÇIKLAMA : Telhis'te bildirildiğine göre bu hadisi Tirmizi, İbn-i Hibban ve El-Hakim de Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet etmişlerdir. Buradaki senede göre İbn-i Şihab, Said bin El-Müseyyeb aracılığıyla Ebu Hureyre (r.a.l'den rivayette bulunmuştur. Notta belirtildiği gibi Kütüb-i Sitte sahipleri İbn-i Şihab'ın Ata' aracılığıyla Ebu Said-i Hudri'den aynı mealdeki hadisi rivayet etmişlerdir. Bunların rivayet ettikleri hadisin lafzı sünenimizde 720 numarada geçmektedir. Hadis metninin izahı orada gelecektir)