İslami Delil
Aramaya dön
Hadis

Sünen-i İbn Mâce · 84

The Book of the Sunnah

Arapça metin

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، قَالَ حَدَّثَنَا مَالِكُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ عُثْمَانَ، مَوْلَى أَبِي بَكْرٍ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي مُلَيْكَةَ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ دَخَلَ عَلَى عَائِشَةَ فَذَكَرَ لَهَا شَيْئًا مِنَ الْقَدَرِ فَقَالَتْ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ ‏ "‏ مَنْ تَكَلَّمَ فِي شَىْءٍ مِنَ الْقَدَرِ سُئِلَ عَنْهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَمَنْ لَمْ يَتَكَلَّمْ فِيهِ لَمْ يُسْأَلْ عَنْهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو الْحَسَنِ الْقَطَّانُ حَدَّثَنَاهُ خَازِمُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ شَيْبَانَ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ عُثْمَانَ، فَذَكَرَ نَحْوَهُ ‏.‏

Ebu Müleyke r.a.’den rivayet edildiğine göre kendisi Aişe r.a.’ya giderek kader konusunda o'na bir şeyler anlattı Aişe (r.anha annemiz): Ben Resulullah s.a.v.’den işittim buyurdular ki: ‘‘ Kim kader meselesine ait az bir konuşma (bile) yaparsa Ahiret günü bu konuşmasından sorumlu tutulur. Ve kim bu konuda hiç konuşmaz ise niçin konuşmadı diye sorguya çekilmez.’’ Not: Zevaid’de şöyle denilmiştir: Bu hadis'in isnadı zayıftır

Sünen-i İbn Mâce, 84

Benzer hadisler

HadisSünen-i İbn Mâce

حَدَّثَنَا أَبُو التَّقِيِّ، هِشَامُ بْنُ عَبْدِ الْمَلِكِ الْحِمْصِيُّ حَدَّثَنَا بَقِيَّةُ، حَدَّثَنَا الزُّبَيْدِيُّ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتِ: اكْتَحَلَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَهُوَ صَائِمٌ ‏.‏

Aişe (radiyallahu anha)'dan; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) oruçluyken gözüne sürme sürmüştür. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu hadisin isnadı zayıftır. Çünkü ravi Zübeydi zayıftır. Onun adının Said bin Abdü'l-Cebbar olduğunu Ebu Bekir bin Ebi Davud beyan etmiştir

Sünen-i İbn Mâce, 1678
HadisSünen-i İbn Mâce

حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ عَمْرٍو، حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ حَبِيبٍ الْقَاضِي، قَالَ حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كُنْتُ أَلْعَبُ بِالْبَنَاتِ وَأَنَا عِنْدَ، رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَكَانَ يُسَرِّبُ إِلَىَّ صَوَاحِبَاتِي يُلاَعِبْنَنِي ‏.‏

Aişe (r.anha)'dan; Şöyle demiştir: Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanında iken (yani O'nunla evli iken) oyuncak bebeklerle oynardım. Efendimiz de benim (kız) arkadaşlarımı bana gönderirdi, arkadaşlarımla oynaşırdık. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir; Bunun. senedi zayıftır. Çünkü halife Memun döneminde önce Basra kadılığı, daha sonra Eş-Şarkiyye kadılığı yapmış olan ravi Ömer bin Habib el-Adevi'nin zayıflığı hususunda ittifak vardır. İbni Main de bu raviyi yalanlamıştır. Sindl: Ben derim ki bu hadis'in aslı şüphesiz sabittir, demiştir

Sünen-i İbn Mâce, 1982
HadisSünen-i İbn Mâce

حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ عَيَّاشٍ، حَدَّثَنَا شُرَحْبِيلُ بْنُ مُسْلِمٍ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا أُمَامَةَ، يَقُولُ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ الْعَارِيَةُ مُؤَدَّاةٌ وَالْمِنْحَةُ مَرْدُودَةٌ ‏"‏ ‏.‏

Ebû Umâme (r.a.)'den rivayet edildiğine göre kendisi: Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işittim şöyle buyurdu, demiştir: «Âriye (sahibine) ödenir. Minha da (sahibine) iade edilir.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu hadisin senedi zayıftır. Çünkü ravi İsmail bin Ayyaş tedlisçidir. Lakin bu hadisi yalnız İbn-i Ayyaş rivayet etmemiştir. Zira İbn-i Hibban de kendi sahih'inde bu hadisi başka bir senedIe rivayet etmiştir

Sünen-i İbn Mâce, 2398
HadisSünen-i İbn Mâce

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرٍ، حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ مُوسَى، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ سُهَيْلِ بْنِ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي عَيَّاشٍ الزُّرَقِيِّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏"‏ مَنْ قَالَ حِينَ يُصْبِحُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ - كَانَ لَهُ عَدْلَ رَقَبَةٍ مِنْ وَلَدِ إِسْمَاعِيلَ وَحُطَّ عَنْهُ عَشْرُ خَطِيئَاتٍ وَرُفِعَ لَهُ عَشْرُ دَرَجَاتٍ وَكَانَ فِي حِرْزٍ مِنَ الشَّيْطَانِ حَتَّى يُمْسِيَ وَإِذَا أَمْسَى فَمِثْلُ ذَلِكَ حَتَّى يُصْبِحَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ فَرَأَى رَجُلٌ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فِيمَا يَرَى النَّائِمُ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ أَبَا عَيَّاشٍ يَرْوِي عَنْكَ كَذَا وَكَذَا ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ صَدَقَ أَبُو عَيَّاشٍ ‏"‏ ‏.‏

Ebu Ayyaş ez-Züraki (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Kim sabahleyin ''La ilahe illallahu vahdehu la şerike leh. Lehu'l-mulu ve lehu'l-hamdu ve huve ala kulli şey'in kadir'' derse bu o kimse için İsmail A.S.'ın evladından bier rakabe (köle) yi azadlamak kadar (sevaplı) olur. O kimsenin on hatası (küçük günahı) silinir, onun için on derece terfi yapılır ve o gün akşama kadar o kimse şeytandan korunmuş olur. Akşamleyin de bu zikri okuyunca ertesi günün sabahına kadar anılan şeylerin mislini kazanır.» Ravi dediki: Sonra bir adam Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i rüyasında görüp: Ya Resulallah! Ebu Ayyaş senden şöyle şöyle bir hadis rivayet eder, demiş. Bunun üzerine Resul-i Ekrem de: Ebu Ayyaş doğru söyledi, buyurmuştur. Zikrin Meali: Allah'tan başka ilah yoktur. O, tektir, ortğı yoktur. Mülk O'nundur. Hamd O'na mahsustur. Ve O, her şey'e kadirdir. Diğer tahric: Ebu Davud da rivayet etmiştir. Nesai de bunu "Amelu'l-Yevme ve'l-Leyle" de rivayet etmiştir

Sünen-i İbn Mâce, 3867
HadisSünen-i İbn Mâce

حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَاصِمٍ الْعَبَّادَانِيُّ، حَدَّثَنَا بَشِيرُ بْنُ مَيْمُونٍ، قَالَ سَمِعْتُ أَشْعَثَ بْنَ سَوَّارٍ، عَنِ ابْنِ سِيرِينَ، عَنْ حُذَيْفَةَ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ ‏ "‏ لاَ تَعَلَّمُوا الْعِلْمَ لِتُبَاهُوا بِهِ الْعُلَمَاءَ أَوْ لِتُمَارُوا بِهِ السُّفَهَاءَ أَوْ لِتَصْرِفُوا وُجُوهَ النَّاسِ إِلَيْكُمْ فَمَنْ فَعَلَ ذَلِكَ فَهُوَ فِي النَّارِ ‏"‏ ‏.‏

Huzeyfe r.a.’den rivayet edildiğine göre kendisi: Ben Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’den şöyle buyururken işittim, demiştir: '' Alimlere karşı böbürlenerek övünmek veya cahillerle münakaşa etmek veyahut halkın teveccühünü kendinize çevirmek için (dini) ilim öğrenmeyiniz. Kim böyle yaparsa o kimse ateştedir. '' Not: Zevaid de: ‘’Bu hadis’in isnadı zayıftır’’ deniyor

Sünen-i İbn Mâce, 259
HadisSünen-i İbn Mâce

حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ، حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِيُّ، عَنْ عَطَاءٍ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ دَخَلَ عَلَيْهَا وَعِنْدَهَا حَمِيمٌ لَهَا يَخْنُقُهُ الْمَوْتُ فَلَمَّا رَأَى النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مَا بِهَا قَالَ لَهَا ‏ "‏ لاَ تَبْتَئِسِي عَلَى حَمِيمِكِ فَإِنَّ ذَلِكَ مِنْ حَسَنَاتِهِ ‏"‏ ‏.‏

Aişe (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir gün Onun odasına girmiş, o sırada Aişe (r.anha)'nın yanında bulunan bir yakınının nefesini ölüm tıkamıştı. (Can çekişiyordu.) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Aişe (r.anha) daki üzüntü halini görünce Ona :, «(Şu) yakının için üzülme. Çünkü şu (ızdırap) onun hasenatındandır.» buyurdu. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu isnad sahihtir. Ricali de sika zatlardır. Ravi el-Velid bin Müslim tedlisçi ise de burada tahdis etmiştir. (Yani an'ane ile rivayet etmemiştir.) Artık endişe yoktur

Sünen-i İbn Mâce, 1451

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.