Sünen-i Nesâî · 154
Arapça metin
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَمْرٍو، عَنْ عَطَاءٍ، عَنْ عَائِشِ بْنِ أَنَسٍ، أَنَّ عَلِيًّا، قَالَ كُنْتُ رَجُلاً مَذَّاءً فَأَمَرْتُ عَمَّارَ بْنَ يَاسِرٍ يَسْأَلُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْ أَجْلِ ابْنَتِهِ عِنْدِي فَقَالَ " يَكْفِي مِنْ ذَلِكَ الْوُضُوءُ " .
Ali b. ebi Talib (radıyallahü anh) anlatıyor: Benden sık sık mezi gelirdi. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in kızı nikahımda olduğu için bu meseleyi sormasını Ammar b. Yasir’den istedim. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) de: alması yeterlidir) buyurdu. (Buhârî, Gusül: 13; Tirmizî, Tahara:)
Benzer hadisler
أَخْبَرَنَا هَنَّادُ بْنُ السَّرِيِّ، عَنْ أَبِي بَكْرِ بْنِ عَيَّاشٍ، عَنْ أَبِي حَصِينٍ، عَنْ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ، قَالَ قَالَ عَلِيٌّ كُنْتُ رَجُلاً مَذَّاءً وَكَانَتِ ابْنَةُ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم تَحْتِي فَاسْتَحْيَيْتُ أَنْ أَسْأَلَهُ فَقُلْتُ لِرَجُلٍ جَالِسٍ إِلَى جَنْبِي سَلْهُ . فَسَأَلَهُ فَقَالَ " فِيهِ الْوُضُوءُ " .
Ali b. ebi Talib (radıyallahü anh) anlatıyor: sık sık mezi gelirdi, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in kızı ise nikahımdaydı. Bu yüzden mezi’nin durumunu Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e sormaktan utandım, yanımda oturan bir adama bunu Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e sormasını istedim o da sordu. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de: gelince abdest alması gerekir. (gusül gerekmez)) buyurdular. (Muvatta', Tahara: 13; Tirmizî, Tahara:)
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ، عَنْ شُعْبَةَ، قَالَ أَخْبَرَنِي سُلَيْمَانُ، قَالَ سَمِعْتُ مُنْذِرًا، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَلِيٍّ، عَنْ عَلِيٍّ، قَالَ اسْتَحْيَيْتُ أَنْ أَسْأَلَ النَّبِيَّ، صلى الله عليه وسلم عَنِ الْمَذْىِ مِنْ أَجْلِ فَاطِمَةَ فَأَمَرْتُ الْمِقْدَادَ بْنَ الأَسْوَدِ فَسَأَلَهُ فَقَالَ " فِيهِ الْوُضُوءُ " .
Ali b. ebi Talib (radıyallahü anh) anlatıyor: Fatıma nikahlım olduğu için mezi konusunu Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e sormaktan utandım. Mikdad b. Esved’e sormasını istedim o da sordu. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): için abdest yeterlidir) buyurdu. (Tirmizî, Tahara: 82; Buhârî, Gusül:)
أَخْبَرَنَا عَلِيُّ بْنُ مَيْمُونٍ، قَالَ حَدَّثَنَا مَخْلَدُ بْنُ يَزِيدَ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، عَنْ عَطَاءٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ تَذَاكَرَ عَلِيٌّ وَالْمِقْدَادُ وَعَمَّارٌ فَقَالَ عَلِيٌّ إِنِّي امْرَؤٌ مَذَّاءٌ وَإِنِّي أَسْتَحِي أَنْ أَسْأَلَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِمَكَانِ ابْنَتِهِ مِنِّي فَيَسْأَلُهُ أَحَدُكُمَا فَذَكَرَ لِي أَنَّ أَحَدَهُمَا وَنَسِيتُهُ سَأَلَهُ فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " ذَاكَ الْمَذْىُ إِذَا وَجَدَهُ أَحَدُكُمْ فَلْيَغْسِلْ ذَلِكَ مِنْهُ وَلْيَتَوَضَّأْ وُضُوءَهُ لِلصَّلاَةِ أَوْ كَوُضُوءِ الصَّلاَةِ " .
İbn Abbâs (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Ali, Mikdad ve Ammar kendi aralarında konuşurken Ali diyor ki: Benden çok mezi geliyor, kızı hanımım olduğu için bunu Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e sormaya utanıyorum. Biriniz benim için sorsanız ve bana anlatsanız. -Hangisi sormuştu onu unuttum- birisi sorduğunda; Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ona: mezidir, sizden birinden mezi gelirse organını yıkasın, namaz abdesti gibi abdest alsın.) (Ebû Dâvûd, Tahara: 82; İbn Mâce, Tahara:)
أَخْبَرَنَا عُثْمَانُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ أَنْبَأَنَا أُمَيَّةُ، قَالَ حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، أَنَّ رَوْحَ بْنَ الْقَاسِمِ، حَدَّثَهُ عَنِ ابْنِ أَبِي نُجَيْحٍ، عَنْ عَطَاءٍ، عَنْ إِيَاسِ بْنِ خَلِيفَةَ، عَنْ رَافِعِ بْنِ خَدِيجٍ، أَنَّ عَلِيًّا، أَمَرَ عَمَّارًا أَنْ يَسْأَلَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الْمَذْىِ فَقَالَ " يَغْسِلُ مَذَاكِيرَهُ وَيَتَوَضَّأُ " .
Rafi’ b. Hadîc (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ali b. ebi Talib, Ammar’a mezi konusunu Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e sormasını istedi. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de: organını yıkar ve abdest alır) buyurdular. (Tirmizî, Tahara: 82; Buhârî, Gusül:)
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ قَالَ: حَدَّثَنَا عَبِيدَةُ قَالَ: حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ الأَعْمَشُ عَنْ حَبِيبِ بْنِ أَبِي ثَابِتٍ عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ عَنْ عَلِيٍّ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ: كُنْتُ رَجُلاً مَذَّاءً فَأَمَرْتُ رَجُلاً فَسَأَلَ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَقَالَ: «فِيهِ الْوُضُوءُ»
Ali (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Çok mezi gelen bir kimseyim, bir kimseye bu durumu Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e sormasını emrettim. O da şöyle buyurmuştu: dolayı abdest almak yeterlidir.) (Ebû Dâvûd, Tahara: 82; İbn Mâce, Tahara:)
أَخْبَرَنَا سُوَيْدُ بْنُ نَصْرٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ، عَنْ لَيْثِ بْنِ سَعْدٍ، عَنْ بُكَيْرِ بْنِ الأَشَجِّ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ يَسَارٍ، قَالَ أَرْسَلَ عَلِيُّ بْنُ أَبِي طَالِبٍ - رضى الله عنه - الْمِقْدَادَ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَسْأَلُهُ عَنِ الرَّجُلِ يَجِدُ الْمَذْىَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " يَغْسِلُ ذَكَرَهُ ثُمَّ لْيَتَوَضَّأْ " .
Süleyman b. Yesar (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Ali b. ebi Talib, Mıkdad’ı, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e mezi gelen adamın ne yapması gerektiği hakkında soru sormaya göndermişti de Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: organını yıka ve abdest al.) (Ebû Dâvûd, Tahara: 82; İbn Mâce, Tahara:)