İslami Delil
Aramaya dön
Hadis

Sünen-i Tirmizî · 1515

The Book on Sacrifices

Selman b. Âmir ed Dabbî (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Erkek çocuğun doğumuyla beraber akika vardır o çocuk adına akika kurbanı kesiniz ve çocuktan her türlü eziyeti gideriniz.” Diğer tahric: Buhârî, Akika; Nesâî, Akika Hasan b. A’yen, Abdurrezzak vasıtasıyla İbn Uyeyne’den, Âsım b. Süleym b. Ahvel’den, Hafsa binti Sirîn’den, Rebab’tan, Selman b. Âmir’den bu hadisin bir benzerini bize haber vermiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir

Sünen-i Tirmizî, 1515

Benzer hadisler

HadisSünen-i Tirmizî

حَدَّثَنَا أَبُو سَلَمَةَ، يَحْيَى بْنُ خَلَفٍ الْبَصْرِيُّ حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ الْمُفَضَّلِ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُثْمَانَ بْنِ خُثَيْمٍ، عَنْ يُوسُفَ بْنِ مَاهَكَ، أَنَّهُمْ دَخَلُوا عَلَى حَفْصَةَ بِنْتِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ فَسَأَلُوهَا عَنِ الْعَقِيقَةِ، فَأَخْبَرَتْهُمْ أَنَّ عَائِشَةَ أَخْبَرَتْهَا أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَمَرَهُمْ عَنِ الْغُلاَمِ شَاتَانِ مُكَافِئَتَانِ وَعَنِ الْجَارِيَةِ شَاةٌ ‏.‏ قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنْ عَلِيٍّ وَأُمِّ كُرْزٍ وَبُرَيْدَةَ وَسَمُرَةَ وَأَبِي هُرَيْرَةَ وَعَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو وَأَنَسٍ وَسَلْمَانَ بْنِ عَامِرٍ وَابْنِ عَبَّاسٍ ‏.‏ قَالَ أَبُو عِيسَى حَدِيثُ عَائِشَةَ حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ ‏.‏ وَحَفْصَةُ هِيَ بِنْتُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي بَكْرٍ الصِّدِّيقِ ‏.‏

Yusuf b. Mâhek (r.a.)’den rivâyet edilmiştir. Yusuf b. Mâhek ve arkadaşları Abdurrahman kızı Hafsa’nın yanına girip akıka kurbanı hakkında soru sormuşlardı. Hafsa onlara Âişe (r.anha)’nın kendisine şöyle haber verdiğini bildirdi: “Rasûlullah (s.a.v.) erkek çocuğun doğumunda iki, kız çocuğun doğumunda ise tek koyun kesmelerini emretti.” Diğer tahric: Buhârî, Akika; İbn Mâce, Zebaih Tirmizî: Bu konuda Ali, Ümmü Kürz, Büreyde, Semure, Ebû Hüreyre, Abdullah b. Amr, Enes, Selman b. Âmir ve İbn Abbâs’tan da hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Âişe hadisi hasen sahihtir. Hafsa, Ebû Bekir’in kızıdır

Sünen-i Tirmizî, 1513
HadisSünen-i Ebû Dâvûd

حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ عَلِيٍّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ حَسَّانَ، عَنْ حَفْصَةَ بِنْتِ سِيرِينَ، عَنِ الرَّبَابِ، عَنْ سَلْمَانَ بْنِ عَامِرٍ الضَّبِّيِّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَعَ الْغُلاَمِ عَقِيقَتُهُ فَأَهْرِيقُوا عَنْهُ دَمًا وَأَمِيطُوا عَنْهُ الأَذَى ‏"‏ ‏.‏

Selmân b. Amr'ed-Dabbiyyi'den demiştir ki:Rasûlullah (S.A.V.) (şöyle) buyurdu: (Yeni doğan her) bebekle beraber bir akîka bulunur. Öyleyse her yeni doğan çocuk için bir akîka kurbanı kanı akıtınız ve kendisinden ezayı kaldırın

Sünen-i Ebû Dâvûd, 2839
HadisSahîh-i Buhârî

وَقَالَ غَيْرُ وَاحِدٍ عَنْ عَاصِمٍ، وَهِشَامٍ، عَنْ حَفْصَةَ بِنْتِ سِيرِينَ، عَنِ الرَّبَابِ، عَنْ سَلْمَانَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم‏.‏ وَرَوَاهُ يَزِيدُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ عَنِ ابْنِ سِيرِينَ عَنْ سَلْمَانَ قَوْلَهُ‏.‏ وَقَالَ أَصْبَغُ أَخْبَرَنِي ابْنُ وَهْبٍ عَنْ جَرِيرِ بْنِ حَازِمٍ عَنْ أَيُّوبَ السَّخْتِيَانِيِّ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ سِيرِينَ حَدَّثَنَا سَلْمَانُ بْنُ عَامِرٍ الضَّبِّيُّ قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ مَعَ الْغُلاَمِ عَقِيقَةٌ، فَأَهْرِيقُوا عَنْهُ دَمًا وَأَمِيطُوا عَنْهُ الأَذَى ‏"‏‏.‏ حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ أَبِي الأَسْوَدِ، حَدَّثَنَا قُرَيْشُ بْنُ أَنَسٍ، عَنْ حَبِيبِ بْنِ الشَّهِيدِ، قَالَ أَمَرَنِي ابْنُ سِيرِينَ أَنْ أَسْأَلَ الْحَسَنَ، مِمَّنْ سَمِعَ حَدِيثَ الْعَقِيقَةِ، فَسَأَلْتُهُ فَقَالَ مِنْ سَمُرَةَ بْنِ جُنْدَبٍ‏.‏

Selman b. Amir ed-Dabbi'den, dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i şöyle buyururken dinledim: Erkek çocuk(un doğumu) ile birlikte bir akika vardır. O halde onun için bir kan akıtınız ve ondaki eziyet verici şeyleri izale ediniz." Diğer tahric edenler: Tirmizî, Kurban; Nesâî, Akika Fethu'l-Bari Açıklaması: "AkIkada küçük çocuğun üzerinden eziyet verici şeyleri izale etmek. .. Erkek çocuk(un doğumu) ile birlikte bir akika vardır." Bu hadisin mefhumunu el-Hasen ve Katade delil alarak: Erkek çocuk için akika kesilir, fakat kız çocuğu için kesilmez, demişlerdir. Ancak cumhur bu konuda onlara muhalefet ederek: Kız çocuğun doğumu dolayısı ile de akika kesilir, demişlerdir. Delilleri ise kız çocuğunu açıkça söz konusu eden hadislerdir. Bundan sonra bu hadisleri zikredeceğim. Eğer çocuklar ikiz olur ise her birisi için bir akika kesmek müstehap olur. Bunu İbn Abdilberr, el-leys'ten diye zikretmiş olup ilim adamlarından bunun hilafına bir nakil geldiğini bilmiyorum, demiştir. "Onun adına bir kan akıtınız." Bu hadiste bu şekilde akıtılacak kan ın neyin kanı olduğu müphem bırakılmıştır. Bundan sonra Semura yoluyla gelen hadiste de böyledir, ama bu birden çok hadis tefsir edilip açıklanmıştır. Bunlardan birisi de Tirmizi'nin sahih olduğunu belirterek rivayet ettiği Aişe radıyallahu anha'dan gelen hadis-i şeriftir. Bu hadiste Yusufb. Maheklin rivayeti ile gelmiştir. Buna göre: "Abdurrahman b. Ebi Bekr'in kızı Hafsalnın yanına girdiler ve ona akikaya dair soru sordular. Hafsa onlara Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem 'in kendilerine erkek çocuğu için birbirine denk iki koyun, kız çocuğu için ise bir koyun kesmelerini emrettiğini haber verdi." Ayrıca bu hadisi dört Sünen sahibi rivayet etmişlerdir. Bunu Ebu Davud ile Nesai de Amr b. Şuayb yoluyla babasından, o dedesinden diye rivayet etmiş olup bu hadisi: "Her kim çocuğu için bir kurban kesmek isterse, o takdirde erkek için birbirine denk iki koyun, kız çocuğu için de bir koyun kessin" hadisini merfu olarak zikretmiştir. Bu hadisi Amrldan rivayet eden Davud b. Kays şöyle demektedir: Ben Zeyd b. Eslem'e: "Birbirine denkılbuyruğu hakkında sordum. O birbirine benzer olsunlar ve her ikisi biri diğerinden geciktirilmeyerek bir arada kesilsinler, diye cevap verdi." Ebu Oavud da Ahmed'den, birbirine denk lafzının, birbirlerine yakın anlamında kullanıldığını nakletmiştir. el-Hattabı der ki: Yani yaşları birbirine denk olmalıdır. Cumhurun görüşüne göre deve ve koyun da kesilebilir. "Eziyet verici şeyler." Ebu Oavud'da, Said b. Ebu Arube ile İbn Avn yoluyla Muhammed b. SMn'den şöyle dediği nakledilmektedir: Eğer eziyetten, rahatsızlık edici şeylerden kasıt, başın traş edilmesi değil ise ne olduğunu bilmiyorum. Hakim'de de Aişe yoluyla gelen hadiste: 'Ve Başlarından rahatsızlık verici şeylerin izale edilmesini emir buyurdu" denilmektedir. Fakat bunun muayyen olarak başın traş edilmesi hakkında söylendiği ileri sürülemez. Taberani'de, İbn Abbas'ın rivayet ettiği hadiste: "Üzerinden rahatsızlık verici şeyler izale edilir ve Başı traş edilir" denilmiş ve böylelikle Başın traşını da ona atfetmiştir. O halde daha uygun olan, rahatsızlık verici şeylerin Başın traş edilmesinden daha genel bir anlamının olduğunun kabul edilmesidir. "Akika hadisi." Buhari'de sözü geçen hadis yer almamıştır. Sanki o, bu hadisin meşhur olması ile yetinerek ayrıca zikretmeye gerek görmemiş gibidir. Sünen sahipleri ise bu hadisi Katade'nin el-Hasen'den, onun Semura'dan bir rivayeti olarak kaydetmişlerdir. Buna göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Erkek çocuk akıkası karşılığında rehin alınmıştır. Bu akika onun için yedinci günü kesilir, başı traş edilir ve ona isim verilir." Tirmizi: Hasen, sahihtir, demiştir; ama Ebu Hureyre'nin rivayetinde "ve ona ad verilir" anlamındaki son kelime zikredilmemiştir. Katade'den bunu rivayet edenler bu kelime hakkında ihtilM etmişlerdir. Çoğunluğu: "Ona ad verilir (anlamında: müsemma şeklinde sin ile)" şeklinde rivayet etmişlerdir; ama Hemmam, Katade'den: "Yudma: Ona kan bulanır" diye dal harfi ile rivayet etmiştir. Abdurrezzak, Ma'mer'den, o Katade'den: Akikasının kesildiği günü ona ad verilir, sonra başı traş edilir, dediği rivayet edilmiştir. Ayrıca o şöyle derdi: Ve Başına kan sürülür. Ancak bunun nesh olduğuna dair birçok hadis vaı-id olmuştur. Bunlardan birisi İbn Hibban'ın Sahih'inde Aişe'den şöyle dediğine dair naklettiği rivayettir: "Cahiliye döneminde küçük çocuk için akika kestikleri takdirde bir pamuk parçasını akika kanına bularlardı. Çocuğun Başını traş ettikten sonra o pamuk parçasını başının üzerine koyarlardı. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bunun üzerine: Kan yerine oraya koku koyunuz, diye buyurdu." Ebu'ş-Şeyh ayrıca "doğan çocuğun başına kanın değdirilmesini nehyetmiştir" fazlalığını da eklemektedir. Bundan dolayı cumhur çocuğa kan bulaştırmayı mekruh görmüştür. İbn Hazm ise bunun müstehap olduğunu Ömer ve Ata'dan nakletmiştir. Ancak İbnu'lMünzir bunun müstehap .olduğu görüşünü el-Hasen ve Katade'den başkasından nakletrriiş değildir. Hatta Ibn Ebi Şeybede sahih bir sened ile el-Hasen'den, onun kan bulamayı mekruh gördüğü dahi nakledilmiş bulunmaktadır. Nebi efendimizin: "Akikası karşılığında rehindir" buyruğunun ne anlama geldiği hususunda da görüş ayn1ığı vardır. el-Hattabi dedi ki: İnsanlar bu hususta görüş aynlığı içindedirler. Bu hususta söylenmiş en güzel görüş Ahmed b. Hanbel'in benimsediği görüş olup o şöyle demiştir: Bu husus, çocuğun şefaati hakkındadır. Yani eğer çocuğun akikasını kesmeyip, çocuk da küçük yaşta ölürse annesi ve babası hakkında şefaatçi olmaz. Şu anlama geldiği de söylenmiştir: Akika gerekli ve kaçınılmaz bir şeydir. Bundan dolayı dağan çocuk için gerekliliği ve ondan aynlmaz bir şey olduğu, rehinin rehin alan kimsenin elinde oluşuna benzetilmiştir. Bu, akikanın vacip olduğunu kabul edenlerin görüşünü pekiştirmektedir. İbn ebi Şeybe, Muhammed b. SMn'den şöyle dediğini rivayet etmektedir: Eğer ben benim için akika kesilmemiş olduğunu bilseydim, şüphesiz kendi adıma ben akika keserdim. el-Kaffal da bu görüşü tercih etmiştir. el-Buveyti'de, Şafıl'nin açıkça şunları belirttiği naklediimiştir: Büyük bir kişi için akika kesilmez. Ancak bu, kişinin kendi adına akika kesmesinin men edildiği hususunda açık bir nas değildir. Aksine bu sözleri ile yaşı büyüdüğü takdirde başkası adına kendisinin aklka kesmeyeceğini kastetme ihtimali vardır. Bu sözleriyle de sanki Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in nübüvvetten sonra kendi adına aklka kesmiş olduğuna dair hadisin sabit olmadığına işaret etmek istemiş gibidir. Hadisin durumu da zaten böyledir

Sahîh-i Buhârî, 5472
HadisSünen-i Tirmizî

حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ عَاصِمٍ الأَحْوَلِ، عَنْ حَفْصَةَ بِنْتِ سِيرِينَ، عَنِ الرَّبَابِ، عَنْ عَمِّهَا، سَلْمَانَ بْنِ عَامِرٍ يَبْلُغُ بِهِ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ إِذَا أَفْطَرَ أَحَدُكُمْ فَلْيُفْطِرْ عَلَى تَمْرٍ فَإِنَّهُ بَرَكَةٌ فَإِنْ لَمْ يَجِدْ تَمْرًا فَالْمَاءُ فَإِنَّهُ طَهُورٌ ‏"‏ ‏.‏ وَقَالَ ‏"‏ الصَّدَقَةُ عَلَى الْمِسْكِينِ صَدَقَةٌ وَهِيَ عَلَى ذِي الرَّحِمِ ثِنْتَانِ صَدَقَةٌ وَصِلَةٌ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنْ زَيْنَبَ امْرَأَةِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ وَجَابِرٍ وَأَبِي هُرَيْرَةَ ‏.‏ قَالَ أَبُو عِيسَى حَدِيثُ سَلْمَانَ بْنِ عَامِرٍ حَدِيثٌ حَسَنٌ ‏.‏ وَالرَّبَابُ هِيَ أُمُّ الرَّائِحِ بِنْتُ صُلَيْعٍ ‏.‏ وَهَكَذَا رَوَى سُفْيَانُ الثَّوْرِيُّ عَنْ عَاصِمٍ عَنْ حَفْصَةَ بِنْتِ سِيرِينَ عَنِ الرَّبَابِ عَنْ سَلْمَانَ بْنِ عَامِرٍ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم نَحْوَ هَذَا الْحَدِيثِ ‏.‏ وَرَوَى شُعْبَةُ عَنْ عَاصِمٍ عَنْ حَفْصَةَ بِنْتِ سِيرِينَ عَنْ سَلْمَانَ بْنِ عَامِرٍ ‏.‏ وَلَمْ يَذْكُرْ فِيهِ عَنِ الرَّبَابِ ‏.‏ وَحَدِيثُ سُفْيَانَ الثَّوْرِيِّ وَابْنِ عُيَيْنَةَ أَصَحُّ ‏.‏ وَهَكَذَا رَوَى ابْنُ عَوْنٍ وَهِشَامُ بْنُ حَسَّانَ عَنْ حَفْصَةَ بِنْتِ سِيرِينَ عَنِ الرَّبَابِ عَنْ سَلْمَانَ بْنِ عَامِرٍ ‏.‏

Selman b. Âmir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Oruç açacağınızda hurma ile açın çünkü o berekettir. Hurma bulamaz iseniz su ile orucunuzu açın o temizdir. Yoksul kişiye sadaka vermekte sadece sadaka sevâbı vardır, akrabaya tasaddukta bulunmanın ise iki sevâbı vardır. Sadaka sevâbı ve akrabalık bağlarını kuvvetlendirme sevâbı.” (İbn Mâce, Zekât: 24; Nesâî, Zekât: 82) Bu konuda Abdullah b. Mes’ûd’un hanımı Zeynep’den, Câbir ve Ebû Hüreyre’den de hadis rivâyet edilmiştir. Selman b. Âmir hadisi hasendir. Rebab; Süley’in kızı Ümmür Raih’tir. hadisi aynı şekilde Sûfyân es Sevrî; Âsım, Hafsa binti Sirin, Rebab, Selman b. Âmir’den rivâyet ediyor. bu hadisi Âsım’dan, Hafsa b. Sirin’den, Selman b. Âmir’den rivâyet etmiş olup senedinde “Rebab’ı” zikretmemiştir. Sûfyân es Sevrî ve İbn Uyeyne’nin rivâyetleri daha sahihtir. Bu hadisi aynı şekilde İbn Avn; Hişâm b. Hassân’dan, Hafsa binti Sirin’den Rebab’tan ve Selman b. Âmir’den rivâyet etmiştir

Sünen-i Tirmizî, 658
HadisSünen-i Tirmizî

حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعْدِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ بْنِ سَعْدِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَوْفٍ، حَدَّثَنِي عَمِّي، يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ بْنِ سَعْدٍ حَدَّثَنَا شَرِيكٌ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِسْحَاقَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم أَمَرَ بِتَسْمِيَةِ الْمَوْلُودِ يَوْمَ سَابِعِهِ وَوَضْعِ الأَذَى عَنْهُ وَالْعَقِّ ‏.‏ قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ غَرِيبٌ ‏.‏

Amr b. Şuayb (r.a.)’ın babasından ve dedesinden rivâyete göre: “Rasûlullah (s.a.v.), yeni doğan çocuğa yedinci günde isim verilmesini çocuktan eziyetin kaldırılmasını ve akıka kurbanı kesilmesini emretmişti.” Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir

Sünen-i Tirmizî, 2832
HadisSünen-i Tirmizî

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عُمَرَ بْنِ عَلِيٍّ الْمُقَدَّمِيُّ، حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ عَامِرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ صُهَيْبٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنْ وَجَدَ تَمْرًا فَلْيُفْطِرْ عَلَيْهِ وَمَنْ لاَ فَلْيُفْطِرْ عَلَى مَاءٍ فَإِنَّ الْمَاءَ طَهُورٌ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنْ سَلْمَانَ بْنِ عَامِرٍ ‏.‏ قَالَ أَبُو عِيسَى حَدِيثُ أَنَسٍ لاَ نَعْلَمُ أَحَدًا رَوَاهُ عَنْ شُعْبَةَ مِثْلَ هَذَا غَيْرَ سَعِيدِ بْنِ عَامِرٍ وَهُوَ حَدِيثٌ غَيْرُ مَحْفُوظٍ وَلاَ نَعْلَمُ لَهُ أَصْلاً مِنْ حَدِيثِ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ صُهَيْبٍ عَنْ أَنَسٍ ‏.‏ وَقَدْ رَوَى أَصْحَابُ شُعْبَةَ هَذَا الْحَدِيثَ عَنْ شُعْبَةَ عَنْ عَاصِمٍ الأَحْوَلِ عَنْ حَفْصَةَ بِنْتِ سِيرِينَ عَنِ الرَّبَابِ عَنْ سَلْمَانَ بْنِ عَامِرٍ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ أَصَحُّ مِنْ حَدِيثِ سَعِيدِ بْنِ عَامِرٍ ‏.‏ وَهَكَذَا رَوَوْا عَنْ شُعْبَةَ عَنْ عَاصِمٍ عَنْ حَفْصَةَ بِنْتِ سِيرِينَ عَنْ سَلْمَانَ وَلَمْ يَذْكُرْ فِيهِ شُعْبَةُ عَنِ الرَّبَابِ ‏.‏ وَالصَّحِيحُ مَا رَوَاهُ سُفْيَانُ الثَّوْرِيُّ وَابْنُ عُيَيْنَةَ وَغَيْرُ وَاحِدٍ عَنْ عَاصِمٍ الأَحْوَلِ عَنْ حَفْصَةَ بِنْتِ سِيرِينَ عَنِ الرَّبَابِ عَنْ سَلْمَانَ بْنِ عَامِرٍ ‏.‏ وَابْنُ عَوْنٍ يَقُولُ عَنْ أُمِّ الرَّائِحِ بِنْتِ صُلَيْعٍ عَنْ سَلْمَانَ بْنِ عَامِرٍ ‏.‏ وَالرَّبَابُ هِيَ أُمُّ الرَّائِحِ ‏.‏

Enes b. Mâlik (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Hurma bulabilen hurma ile orucunu açsın hurma bulamayan da su ile iftar etsin. Çünkü su temizdir.” (Ebû Dâvûd, Sıyam: 21; İbn Mâce, Sıyam: 25) Bu konuda Selman b. Âmir’den de hadis rivâyet edilmiştir. Enes hadisini; Saîd b. Âmir’den başkasının Şu’be’den bu şekilde rivâyet ettiğini bilmiyoruz. Bu rivâyet pek sağlam değildir. Abdulaziz b. Suheyb’in, Enes’den rivâyeti hakkında elimizde bir belge yoktur. arkadaşları bu hadisi; Şu’be, Âsım el Ahvel, Hafsa binti Sirin, Rebab, Selman b. Âmir yoluyla rivâyet ediyor ki bu rivâyet Saîd b. Âmir’in rivâyetinden daha sahihtir. Aynı şekilde Şu’be’den, Âsım’dan, Hafsa binti Sirîn’den, Selman’dan (Şu’be, Rebab’tan demedi) rivâyet edilmiştir. olan rivâyet: Sûfyân es Sevrî’nin, İbn Uyeyne ve başkalarından, Âsım el Ahvel’den, Hafsa binti Sirîn’den, Rebab’tan ve Selman b. Âmir’in rivâyetidir. Avn diyor ki: Ümmür Raîh binti Suley’, Selman b. Âmir’den diyor “er Rebab” Ümmür Raih’in kendisidir

Sünen-i Tirmizî, 694

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.