Sünen-i Tirmizîجامع الترمذي
3998 hadis
Müellifi Ebû Îsâ Muhammed b. Îsâ et-Tirmizî'dir (209-279 / 824-892). Eserinin ayırt edici özelliği, naklettiği hadislerin sıhhat derecesini (sahih, hasen, zayıf) çoğunlukla açıkça belirtmesi ve mezheplerin görüşlerine yer vermesidir.
'Hasen' terimini yaygınlaştıran Tirmizî'nin eseri, hem hadis hem fıkıh açısından zengin bir kaynaktır ve altı temel hadis kitabından biri sayılır.
- Müellif
- İmam Tirmizî
- Yaşadığı dönem
- 209-279 / 824-892
- Tür
- Sünen / Câmi (Kütüb-i Sitte)
- Sünen-i Tirmizî, 3228
Enes b. Malik (r.a.)’den rivayete göre, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: “Bir davetçi bir şeye davet ettiği zaman kıyamet günü durdurulacak ve o kimseden ayrılmayacaktır hatta bir kimse bir kimseyi değişik bir şeye çağırsa bile.” Sonra Rasulullah Sallallahu…
- Sünen-i Tirmizî, 3229
Ubey b. Ka’b (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) Saffat sûresi 147. ayetini sordum: “Bu hadiseden sonra, Yunus’u kaçıp geldiği kavmine gönderdik. Onların nüfusu o gün için, yüzbin veya daha fazla idiler.” Rasûlullah (s.a.v.): “Yüzbinden yirmibin fazla”…
- Sünen-i Tirmizî, 3230
Semure (r.a.)’den rivâyete göre, Nebi (s.a.v), Saffat sûresi 77. ayeti: “Kavmini tufanla helak ettikten sonra, Nuh’un soyunu, yeryüzünde kalan ve O’ndan türeyip çoğalan bir toplum kıldık.” Hakkında Hâm, Sâm ve Yafes’den türediler
- Sünen-i Tirmizî, 3231
Semure (r.a.)’den rivâyete göre, Nebi (s.a.v) şöyle buyurdu: Sam, Arabların babası “Ham” Habeşlilerin babası “Yafes” ise Rumların babasıdır. (Tirmizî rivâyet etmiştir)
- Sünen-i Tirmizî, 3232
İbn Abbâs (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ebû Tâlib hastalanmıştı. Kureyş onu ziyarete geldi. Nebi (s.a.v)’de amcasını ziyarete gelmişti. Ebû Tâlib’in yanında bir kişilik oturma yeri vardı. Ebû Cehil kalkıp oraya Rasûlullah (s.a.v.)’in oturmasına engel olmaya çalıştı.…
- Sünen-i Tirmizî, 3233
İbn Abbâs (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: Ulu ve yüce Rabbim bu gece en güzel surette (İbn Abbâs dedi ki: Uyku aleminde) bana göründü ve: Ey Muhammed büyük ve ileri gelen melekler topluluğu hangi konuda münakaşa ediyorlar biliyor musun? Ben de: Hayır…
- Sünen-i Tirmizî, 3234
İbn Abbâs (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: Rabbim bana en güzel şekilde göründü ve: “Ey Muhammed!” dedi. Ben de, “Ey Rabbim, buyur emrine amadeyim” dedim. Şöyle buyurdu: “Büyük ve ileri gelen melekler topluluğu hangi konuda tartışıyorlar?” Ben de:…
- Sünen-i Tirmizî, 3235
Muâz b. Cebel (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), bir sabah namazına o kadar geç kalmıştı ki neredeyse güneş doğacaktı. Derken çabucak çıktı namazı için kamet getirildi. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), namazı…
- Sünen-i Tirmizî, 3236
Zübeyr (r.a.)’den rivâyet edilmiştir, dedi ki: Zümer sûresi 31. ayet indiği zaman Zübeyr dedi ki: Dünyada aramızda olanlardan sonra birbirimizden davacı olmamız tekrarlanacak mı? Rasûlullah (s.a.v.): Evet buyurdu. Bunun üzerine Zübeyr: “O halde iş o zaman çok ağırdır” dedi
- Sünen-i Tirmizî, 3237
Esma binti Yezîd (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.)’den işittim: Zümer sûresi 53. ayetini okuyordu: “De ki: Allah şöyle buyuruyor: “Ey nefislerine uyup da sınırlarımı aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden umudunuzu kesmeyin, Allah bütün günahlarınızı…
- Sünen-i Tirmizî, 3238
Abdullah b. Mes’ûd (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir Yahudi Nebie gelerek: “Ya Muhammed! Gökleri bir parmağıyla, dağları bir parmağıyla yeryüzünü bir parmağıyla, diğer tüm yaratıkları da bir parmağıyla tutarak mülkün sahibi benim buyurmaktadır. Öyle mi demiştir?”…
- Sünen-i Tirmizî, 3239
Abdullah (r.a.)’den rivâyet edilmiştir: Yahudinin geçen sözü üzerine Nebi (s.a.v), hayret ederek ve tasdik ederek gülümsedi
- Sünen-i Tirmizî, 3240
İbn Abbâs (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Yahudinin biri Nebi (s.a.v)’e uğramıştı. Nebi (s.a.v), ona, Ey Yahudi! buyurdu. Bize bazı şeyler anlat. Yahudi, Ey Ebû’l Kâsım dedi. Allah’ın gökleri şunun yerleri şunun denizleri şunun dağları şunun ve diğer yaratıkları da…
- Sünen-i Tirmizî, 3241
Mûcâhid (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: İbn Abbâs dedi ki: “Cehennemin genişliği ne kadardır. Biliyor musun?" Ben de: “Hayır” dedim. İbn Abbâs dedi ki: “Evet vallahi bilemezsin” Bana, Âişe anlattı kendisi Rasûlullah (s.a.v.)’e Zümer sûresi 67. ayetinin manasını…
- Sünen-i Tirmizî, 3242
Âişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Ey Allah’ın Rasülü: “Yeryüzü bunca genişliğine ve büyüklüğüne rağmen, kıyamet günü o allah’ın eli altında olacaktır. Gökler de O’nun sağ elinde toplanıp dürülecektir.” Zümer: 67. ayetinde de Rabbimiz böyle buyurur. O günde…
- Sünen-i Tirmizî, 3243
Ebû Saîd el Hudrî (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: Sur’a üfleyerek görevli melek surunu ağzına almış alnını eğmiş üfleme emrini beklemekte iken ben nasıl dünya zevkine dalabilirim? Bunun üzerine Müslümanlar: Böyle bir durum olursa ne diyelim.…
- Sünen-i Tirmizî, 3244
Abdullah b. Ömer (r.a.)’den rivâyete göre: Bir bedevî, Ey Allah’ın Rasûlü! “Sûr” nasıl bir şeydir? Diye sordu. Rasûlullah (s.a.v.)’de: “Boynuza benzeyen üflenecek ses çıkaran bir alettir” buyurdu
- Sünen-i Tirmizî, 3245
Ebû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Yahudinin biri Medîne çarşısında alışveriş ederken: “Musa’yı bütün insanlardan üstün kılan, Allah hakkı için hayır…” demişti. Bunun üzerine Ensâr’dan bir adam elini kaldırıp Yahudinin suratına bir şamar indirerek şöyle dedi:…
- Sünen-i Tirmizî, 3246
Ebû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.)’den şöyle buyurduğunu aktarılmıştır: Kıyamet günü bir tellal şöyle seslenecektir: “Size ölmemek üzere bir hayat aile hastalanmamak üzere bir sağlık, asla ihtiyarlığı olmayan bir gençlik ve darlığı olmayan bir bolluk…
- Sünen-i Tirmizî, 3247
Numân b. Beşîr (r.a.)’den rivâyet edildiğine göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.)’den işittim şöyle diyordu: “Duâ ibadetin kendisidir” sonra Mü’min sûresi 60. ayetini okudu: “Ama Rabbiniz buyuruyor ki: “Bana duâ edin, duânızı kabul edeyim. Şüphesiz ki, bana kulluk etmekten…