Sünen-i Tirmizîجامع الترمذي
3998 hadis
Müellifi Ebû Îsâ Muhammed b. Îsâ et-Tirmizî'dir (209-279 / 824-892). Eserinin ayırt edici özelliği, naklettiği hadislerin sıhhat derecesini (sahih, hasen, zayıf) çoğunlukla açıkça belirtmesi ve mezheplerin görüşlerine yer vermesidir.
'Hasen' terimini yaygınlaştıran Tirmizî'nin eseri, hem hadis hem fıkıh açısından zengin bir kaynaktır ve altı temel hadis kitabından biri sayılır.
- Müellif
- İmam Tirmizî
- Yaşadığı dönem
- 209-279 / 824-892
- Tür
- Sünen / Câmi (Kütüb-i Sitte)
- Sünen-i Tirmizî, 3659
Ebû’l Mualla (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) bir gün hutbe irad etmiş ve adamın birini Rabbi dünyada dilediği kadar yaşamak dünyada dilediği kadar yiyip içmekle Rabbine kavuşmak arasında serbest bıraktı da o kimse Rabbine kavuşmayı seçti, buyurmuştu. Bunun üzerine…
- Sünen-i Tirmizî, 3660
Ebû Saîd el Hudrî (r.a.)’den rivâyete göre, Nebi (s.a.v), minber üzerinde oturdu ve: Allah bir kulunu dünya nimetlerinden ona dilediğini vermekle kendi katındaki nimetler arasında serbest bıraktı da o kul Allah katındaki nimetleri seçti buyurdu. Bunun üzerine Ebû Bekir: “Ey…
- Sünen-i Tirmizî, 3661
Ebû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Her kimin bize bir iyiliği dokunmuşsa mutlaka ona karşılığını vermişizdir. Ebû Bekir hariç çünkü onun bizim yanımızda öyle bir iyiliği vardır ki Allah onu kıyamet günü mükafatlandıracaktır. Ebû Bekir’in…
- Sünen-i Tirmizî, 3662
Huzeyfe (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Benden sonra Ebû Bekir ve Ömer’e uyunuz.” (İbn Mâce, Mukaddime:)
- Sünen-i Tirmizî, 3663
Huzeyfe (r.a.)’den rivâyet edilmiştir, şöyle dedi: NebiSallallahu Aleyhi ve Sellem’in yanında oturmakta idik şöyle buyurdu: “Aranızda ne kadar kalacağımı bilmiyorum. Benden sonrakilere uyunuz dedi ve Ebû Bekir ve Ömer’e işaret etti.” Diğer tahric: İbn Mâce, Mukaddime
- Sünen-i Tirmizî, 3664
Enes (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.), Ebû Bekir ve Ömer için şöyle buyurdu: Bu iki kimse Nebi ve elçilerden başka öncekilerden ve sonrakilerden Cennetliklerin gençlerinin efendisidirler. Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle hasen garibtir
- Sünen-i Tirmizî, 3665
Ali b. ebî Tâlib (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) ile birlikteydik. Ansızın Ebû Bekir ve Ömer çıkageldi. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Bu ikisi Nebiler ve elçilerden başka öncekilerden ve sonrakilerden Cennetliklerin…
- Sünen-i Tirmizî, 3666
Ali (r.a.)’den rivâyete göre, Nebi (s.a.v) şöyle buyurdu: “Ebû Bekir ve Ömer, Nebiler ve elçilerden başka öncekilerden ve sonrakilerden Cennetliklerin efendileridir. Ey Ali kendilerine haber verme!” Diğer tahric: İbn Mâce, Mukaddime
- Sünen-i Tirmizî, 3667
Ebû Saîd (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ebû Bekir şöyle demişti: “Müslüman olanların ilki ben değil miyim? Falan kimsenin (Nebilerin) arkadaşı değil miyim?” Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis garibtir. Bazıları bu hadisi Şu’be’den, Cüreyrî’den, Ebû Nadre’den…
- Sünen-i Tirmizî, 3668
Enes (r.a.)’den rivâyete göre, Nebi (s.a.v); “Muhâcir ve Ensâr’dan oluşan ashabı hep birlikte otururlarken aralarında Ebû Bekir ve Ömer de varken yanlarına çıkardı. Ebû Bekir ve Ömer’den başkası gözünü kaldırıp Nebi (s.a.v)’e bakmazdı. Sadece o ikisi bakardı. O’da onlara bakardı…
- Sünen-i Tirmizî, 3669
İbn Ömer (r.a.)’den rivâyet edilmiştir. Rasûlullah (s.a.v.) günlerden bir gün evinden çıkıp Ebû Bekir ve Ömer biri sağında biri solunda olmak üzere mescide girdi. Rasûlullah (s.a.v.) onların elinden tutmuştu ve şöyle demişti: “Kıyamet günü üçümüz birlikte böylece kalkacağız.”…
- Sünen-i Tirmizî, 3670
İbn Ömer (r.a.)’den rivâyete göre, Nebi (s.a.v), Ebû Bekir’e şöyle dedi: “Havuz başında arkadaşım ve mağarada arkadaşım sensin.” Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen sahih garibtir
- Sünen-i Tirmizî, 3671
Abdullah b. Hantab (r.a.)’tan rivâyete göre: “Rasûlullah (s.a.v.), Ebû Bekir ve Ömer’e baktı ve bu ikisi değer bakımından gözüm ve kulağım gibidirler.” Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu konuda Abdullah b. Amr’dan da hadis rivâyet edilmiştir. Bu hadis mürseldir. Abdullah b.…
- Sünen-i Tirmizî, 3672
Âişe (r.anha)’dan rivâyete göre, Nebi (s.a.v) son hastalandığında: “Ebû Bekir’e söyleyiniz cemaate namaz kıldırsın” buyurmuştu. Âişe: “Ey Allah’ın Rasûlü! Ebû Bekir senin yerine imamlığa geçerse ağlamaktan dolayı cemaate sesini işittiremez, Ömer’e emret cemaate namazı O…
- Sünen-i Tirmizî, 3673
Âişe (r.anha)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Aralarında Ebû Bekir’in bulunduğu bir cemaate ondan başkasının imam olması layık değildir.” Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir
- Sünen-i Tirmizî, 3674
Ebû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Kim Allah yolunda bir maldan çift çift verirse Cennete Ey Allah’ın kulu bu yaptığın büyük bir hayırdır, diye çağrılır. Namaz ehlinden olanlar namaz kapısından çağrılarak cihâd yapanlar cihâd kapısından…
- Sünen-i Tirmizî, 3675
Ömer b. Hattâb (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.), malî yönden yardım etmemizi emretmişti. Bu emir varlıklı olduğum bir zamana denk gelmişti. Ben de Ebû Bekir’i bir gün geçebilirsem işte bugün geçerim dedim, malımın yarısını getirip Rasûlullah…
- Sünen-i Tirmizî, 3676
Cübeyr b. Mut’ım (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle haber vermiştir: Bir kadın Nebi (s.a.v)’e gelerek bir konu hakkında kendisiyle konuştu ve Rasûlullah (s.a.v.), ona bir sonraki gelişinde bir şeyler verilmesini emretti. Kadın dedi ki: Ey Allah’ın Rasûlü! O gelişimde sizi bulamaz…
- Sünen-i Tirmizî, 3677
Ebû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: Adamın biri bir öküzün sırtına bindiği bir sırada o öküz: “Ben bunun için yaratılmadım, Ben ancak çift sürmek için yaratıldım” dedi. Rasûlullah (s.a.v.) buyurdu ki: “Ben Ebû Bekir ve Ömer bu işin böyle…
- Sünen-i Tirmizî, 3678
Âişe (r.anha)’dan rivâyete göre, Nebi (s.a.v): “Ebû Bekir’in kapısından başka mescide açılan tüm kapıların kapatılmasını emretti.” Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis garibtir. Bu konuda Ebû Saîd’den de hadis rivâyet edilmiştir