Yanına kör bir kimse geldi diye (Peygamber) yüzünü asıp çevirdi.
Abese سُورَةُ عَبَسَ · 2
Arapça metin
أَن جَآءَهُ ٱلْأَعْمَىٰ
Okunuşu
en câehül'a'mâ.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Âmanın kendisine gelmesinden ötürü
Yanına kör geldi diye.
Tefsir
Hz. Peygamber putperest önderlerin ikna edilmesi halinde onları izleyen halkın İslâm’ı daha kolay benimseyecekleri düşüncesiyle onlarla da meşgul oluyordu. Böyle biriyle yaptığı görüşmenin ortasında yanlarına gelen görme engelli sahâbî Abdullah İbn Ümmü Mektûm’un kendisine yönelttiği sorudan rahatsız olarak yüzünü…
Abese 1-10. ayetlerin tam tefsirini okuyun<em>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 555</em>
Abese suresi 2. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Abese suresinde yer alır. Bu sayfada Abese 2. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Abese suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 42 ayetten oluşur.
Meali: "Yanına kör bir kimse geldi diye (Peygamber) yüzünü asıp çevirdi."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Abese suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Abese suresi 2. ayetin meali (anlamı) nedir?
Yanına kör bir kimse geldi diye (Peygamber) yüzünü asıp çevirdi.
Abese 2. ayetin okunuşu nasıldır?
en câehül'a'mâ. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Abese suresi kaç ayettir?
Abese suresi toplam 42 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Abese suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Abese suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Abese 2. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ عَبَسَ وَتَوَلَّىٰٓ
Yanına kör bir kimse geldi diye (Peygamber) yüzünü asıp çevirdi.
مَا زَاغَ ٱلْبَصَرُ وَمَا طَغَىٰ
Gözü oradan ne kaydı ve ne de onu aştı.
إِذَا مَسَّهُ ٱلشَّرُّ جَزُوعًۭا
Başına bir fenalık gelince feryat eder,
ثُمَّ عَبَسَ وَبَسَرَ
Sonra kaşlarını çattı, suratını aştı;
وَإِذَا مَرُّوا۟ بِهِمْ يَتَغَامَزُونَ
Yanlarından geçtikleri zaman da birbirlerine göz kırparlardı.
وَلَقَدْ رَءَاهُ بِٱلْأُفُقِ ٱلْمُبِينِ
And olsun ki, o, Cebrail'i apaçık ufukta görmüştür.