Yahut, açlık gününde, yakını olan bir öksüzü, yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır.
Beled سُورَةُ البَلَدِ · 15
Arapça metin
يَتِيمًۭا ذَا مَقْرَبَةٍ
Okunuşu
yetîmen zâ makrabeh.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Yakınlığı olan bir yetime.
Yakınlığı olan bir yetimi.
Tefsir
İnsana lutfedilen duyu organlarından söz edildikten sonra ona, “iki yol”un da gösterildiği belirtilmektedir. Duyu organları dış dünyadan bilgi edinme araçlarıdır; “iki yol” ise genellikle “iyilik ve kötülük yolları” olarak açıklanmış olup bu ifade insanın, olgular ve eylemler üzerine “doğru-yanlış, iyi-kötü” şeklinde…
Beled 8-20. ayetlerin tam tefsirini okuyun<em>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt:5 Sayfa:626-627</em>
Beled suresi 15. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Beled suresinde yer alır. Bu sayfada Beled 15. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Beled suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 20 ayetten oluşur.
Meali: "Yahut, açlık gününde, yakını olan bir öksüzü, yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Beled suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Beled suresi 15. ayetin meali (anlamı) nedir?
Yahut, açlık gününde, yakını olan bir öksüzü, yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır.
Beled 15. ayetin okunuşu nasıldır?
yetîmen zâ makrabeh. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Beled suresi kaç ayettir?
Beled suresi toplam 20 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Beled suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Beled suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Beled 15. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
أَوْ إِطْعَٰمٌۭ فِى يَوْمٍۢ ذِى مَسْغَبَةٍۢ
Yahut, açlık gününde, yakını olan bir öksüzü, yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır.
أَوْ مِسْكِينًۭا ذَا مَتْرَبَةٍۢ
Yahut, açlık gününde, yakını olan bir öksüzü, yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır.
يُضَٰعَفْ لَهُ ٱلْعَذَابُ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ وَيَخْلُدْ فِيهِۦ مُهَانًا
Kıyamet günü azabı kat kat olur, orada, alçaltılarak temelli kalır.
عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ غَيْرُ يَسِيرٍۢ
Sura üflendiği vakit, işte o gün, inkarcılara kolay olmayan zorlu bir gündür.
يَوْمَ تَشَقَّقُ ٱلْأَرْضُ عَنْهُمْ سِرَاعًۭا ۚ ذَٰلِكَ حَشْرٌ عَلَيْنَا يَسِيرٌۭ
O gün, yer yarılır, onlar çabucak ayrılır; bu, Bize göre kolay bir toplamadır.
وَيَوْمَ نُسَيِّرُ ٱلْجِبَالَ وَتَرَى ٱلْأَرْضَ بَارِزَةًۭ وَحَشَرْنَٰهُمْ فَلَمْ نُغَادِرْ مِنْهُمْ أَحَدًۭا
Bir gün dağları yürütürüz de yeri dümdüz görürsün. Hiçbirini bırakmaksızın diriltip bir araya toplarız.