Ve sakın bir şey isteyeni azarlama;
Duhâ سُورَةُ الضُّحَىٰ · 10
Arapça metin
وَأَمَّا ٱلسَّآئِلَ فَلَا تَنْهَرْ
Okunuşu
veemmessâile felâ tenher.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
El açıp isteyeni de sakın azarlama.
Ve bir şey dileyeni boş çevirme, azarlama.
Tefsir
Câhiliye döneminde başlıca sosyal ve ahlâkî problemlerden biri de yetimlerin ve yoksulların durumu idi. Onların hakları gözetilmez, malları ellerinden alınır, kendilerine zulmedilirdi. Buna göre 9-10. âyetlerin ana hedefi Resûlullah’ ın şahsında bütünüyle toplumun dikkatini bu iki temel ahlâkî ve sosyal problem…
Duhâ 9-11. ayetlerin tam tefsirini okuyun<em>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt:5 Sayfa:639-640</em>
Duhâ suresi 10. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Duhâ suresinde yer alır. Bu sayfada Duhâ 10. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Duhâ suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 11 ayetten oluşur.
Meali: "Ve sakın bir şey isteyeni azarlama;"
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Duhâ suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Duhâ suresi 10. ayetin meali (anlamı) nedir?
Ve sakın bir şey isteyeni azarlama;
Duhâ 10. ayetin okunuşu nasıldır?
veemmessâile felâ tenher. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Duhâ suresi kaç ayettir?
Duhâ suresi toplam 11 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Duhâ suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Duhâ suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Duhâ 10. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
فَأَمَّا ٱلْيَتِيمَ فَلَا تَقْهَرْ
Öyleyse sakın öksüze kötü muamele etme;
فَلَا تُطِعِ ٱلْمُكَذِّبِينَ
Bundan böyle, yalanlayanlara itaat etme;
وَإِلَىٰ رَبِّكَ فَٱرْغَب
Ve ümit edeceğini yalnız Rabbinden iste.
لَا تُبْقِى وَلَا تَذَرُ
O, ne geri bırakır ne de azabdan vazgeçer.
تِلْكَ إِذًۭا قِسْمَةٌۭ ضِيزَىٰٓ
Öyleyse bu haksız bir paylaşma;
ثُمَّ يَطْمَعُ أَنْ أَزِيدَ
Bir de verdiğim nimetten artırmamı umar;