O, ne geri bırakır ne de azabdan vazgeçer.
Müddessir سُورَةُ المُدَّثِّرِ · 28
Arapça metin
لَا تُبْقِى وَلَا تَذَرُ
Okunuşu
lâ tübkî velâ tezer.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Hem (bütün bedeni helak eder, hiçbir şey) bırakmaz, hem (eski hale getirip tekrar azap etmekten) vazgeçmez o.
Yakar bitirir de gene bırakmaz.
Tefsir
Rivayete göre müşrikler Hz. Peygamber’e ve tebliğ ettiği Kur’an’a karşı nasıl bir tavır takınmaları gerektiğini Velîd b. Mug^re’ye sormuşlar, o da düşünüp taşındıktan sonra Hz. Peygamber’in bir sihirbaz, Kur’an’ın da önceki sihirbazlardan intikal eden bir sihir, bir beşer sözü olduğunu insanlar arasında yaymalarını…
Müddessir 18-30. ayetlerin tam tefsirini okuyun<i>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 496</i>
Müddessir suresi 28. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Müddessir suresinde yer alır. Bu sayfada Müddessir 28. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Müddessir suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 56 ayetten oluşur.
Meali: "O, ne geri bırakır ne de azabdan vazgeçer."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Müddessir suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Müddessir suresi 28. ayetin meali (anlamı) nedir?
O, ne geri bırakır ne de azabdan vazgeçer.
Müddessir 28. ayetin okunuşu nasıldır?
lâ tübkî velâ tezer. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Müddessir suresi kaç ayettir?
Müddessir suresi toplam 56 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Müddessir suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Müddessir suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Müddessir 28. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
كَلَّا لَئِن لَّمْ يَنتَهِ لَنَسْفَعًۢا بِٱلنَّاصِيَةِ
Ama bundan vazgeçmezse, and olsun ki, onu perçeminden,
وَيَتَجَنَّبُهَا ٱلْأَشْقَى
Bedbaht olan ondan kaçınacaktır.
ثُمَّ لَا يَمُوتُ فِيهَا وَلَا يَحْيَىٰ
O, orada ne ölecektir ne de dirilecektir.
يَدْعُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَا يَضُرُّهُۥ وَمَا لَا يَنفَعُهُۥ ۚ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلضَّلَٰلُ ٱلْبَعِيدُ
Allah'ı bırakıp, kendisine fayda da zarar da veremeyen şeylere yalvarır. İşte derin sapıklık budur.
فَكُّ رَقَبَةٍ
O geçit, bir köle ve esir azadetmek,
إِن يَشَأْ يُذْهِبْكُمْ وَيَأْتِ بِخَلْقٍۢ جَدِيدٍۢ
Dilerse sizi yokeder, yeniden başkalarını yaratır.