İnce ipekten ve parlak atlastan giyinerek karşılıklı otururlar.
Duhân سُورَةُ الدُّخَانِ · 53
Arapça metin
يَلْبَسُونَ مِن سُندُسٍۢ وَإِسْتَبْرَقٍۢ مُّتَقَٰبِلِينَ
Okunuşu
yelbesûne min sündüsiv veistebrakim mütekâbilîn.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
İnce ipekten ve parlak atlastan giyerek karşılıklı otururlar.
İnce ve kalın ipekliler giyerler, karşıkarşıya otururlar.
Tefsir
Dünyanın fâni, insanların ölümlü oldukları açıklanınca yeniden dirilişi takip edecek zaman içinde nelerin olacağı, insanların dünyada yapıp ettiklerine göre ebedî hayatta nelerle karşılaşacakları, kötüleri bekleyen cehennemin nasıl bir yer olduğu, oraya girenlerin çekecekleri ceza; iyiler için hazırlanmış olan…
Duhân 40-57. ayetlerin tam tefsirini okuyun<i>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 799-800</i>
Duhân suresi 53. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Duhân suresinde yer alır. Bu sayfada Duhân 53. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Duhân suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 59 ayetten oluşur.
Meali: "İnce ipekten ve parlak atlastan giyinerek karşılıklı otururlar."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Duhân suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Duhân suresi 53. ayetin meali (anlamı) nedir?
İnce ipekten ve parlak atlastan giyinerek karşılıklı otururlar.
Duhân 53. ayetin okunuşu nasıldır?
yelbesûne min sündüsiv veistebrakim mütekâbilîn. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Duhân suresi kaç ayettir?
Duhân suresi toplam 59 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Duhân suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Duhân suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Duhân 53. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
عَلَىٰ سُرُرٍۢ مَّوْضُونَةٍۢ
Mücevheratla işlenmiş tahtlara karşılıklı olarak yaslanırlar.
مُّتَّكِـِٔينَ عَلَيْهَا مُتَقَٰبِلِينَ
Mücevheratla işlenmiş tahtlara karşılıklı olarak yaslanırlar.
هُمْ وَأَزْوَٰجُهُمْ فِى ظِلَٰلٍ عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ مُتَّكِـُٔونَ
Onlar ve eşleri gölgeliklerde, tahtlar üzerine yaslanmışlardır.
بَيْنَهُمَا بَرْزَخٌۭ لَّا يَبْغِيَانِ
Aralarında bir engel vardır; birbirinin sınırını aşamazlar.
كَأَنَّهُنَّ ٱلْيَاقُوتُ وَٱلْمَرْجَانُ
Onlar yakut ve mercan gibidirler.
مُّتَّكِـِٔينَ فِيهَا عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ ۖ لَا يَرَوْنَ فِيهَا شَمْسًۭا وَلَا زَمْهَرِيرًۭا
Orada tahtlara yaslanırlar; orada yakıcı sıcak ve dondurucu soğuk görmezler.