Aralarında bir engel vardır; birbirinin sınırını aşamazlar.
Rahmân سُورَةُ الرَّحۡمَٰن · 20
Arapça metin
بَيْنَهُمَا بَرْزَخٌۭ لَّا يَبْغِيَانِ
Okunuşu
beynehümâ berzehul lâ yebgiyân.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Aralarında bir engel vardır, birbirine geçip karışmazlar.
Fakat aralarında bir berzah var, birbirlerine karışmazlar.
Tefsir
“İki deniz” ve “aralarındaki engel”den maksadın ne olduğu hakkında değişik yorumlar yapılmıştır. Bazı müfessirler bunu Furkan sûresinde belirtildiği üzere tatlı ve tuzlu suların birbirine kavuşması ama karışmamasıyla açıklamışlardır (bilgi için bk. Furkan 25/53; Fâtır 35/12). Elmalılı farklı yorumları aktardıktan…
Rahmân 19-25. ayetlerin tam tefsirini okuyun<i>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 204</i>
Rahmân suresi 20. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Rahmân suresinde yer alır. Bu sayfada Rahmân 20. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Rahmân suresi Medine'de (Medenî) inmiştir ve toplam 78 ayetten oluşur.
Meali: "Aralarında bir engel vardır; birbirinin sınırını aşamazlar."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Rahmân suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Rahmân suresi 20. ayetin meali (anlamı) nedir?
Aralarında bir engel vardır; birbirinin sınırını aşamazlar.
Rahmân 20. ayetin okunuşu nasıldır?
beynehümâ berzehul lâ yebgiyân. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Rahmân suresi kaç ayettir?
Rahmân suresi toplam 78 ayetten oluşur ve Medine'de (Medenî) inmiştir.
Rahmân suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Rahmân suresi Medine'de (Medenî) indirilmiştir.
Rahmân 20. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
لَهُمْ فِيهَا زَفِيرٌۭ وَهُمْ فِيهَا لَا يَسْمَعُونَ
Orada onlara ah etmek vardır; birşey de işitemezler.
وَٱلَّذِينَ إِذَآ أَصَابَهُمُ ٱلْبَغْىُ هُمْ يَنتَصِرُونَ
Bir haksızlığa uğradıklarında, üstün gelmek için aralarında yardımlaşırlar.
أُو۟لَٰٓئِكَ مَأْوَىٰهُمْ جَهَنَّمُ وَلَا يَجِدُونَ عَنْهَا مَحِيصًۭا
İşte onların varacağı yer cehennemdir. Oradan kaçacak yer de bulamıyacaklardır.
وَيَخِرُّونَ لِلْأَذْقَانِ يَبْكُونَ وَيَزِيدُهُمْ خُشُوعًۭا ۩
Ağlayarak yüz üstü yere kapanırlar; bu, onların gönüllerindeki saygıyı artırır.
خَٰلِدِينَ فِيهَا لَا يُخَفَّفُ عَنْهُمُ ٱلْعَذَابُ وَلَا هُمْ يُنظَرُونَ
Orada temellidirler; onlardan azab hafifletilmez; onların azabı geciktirilmez.
فَمَنِ ٱبْتَغَىٰ وَرَآءَ ذَٰلِكَ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْعَادُونَ
Bu sınırları aşmak isteyenler, işte onlar, aşırı gidenlerdir.