Bir haksızlığa uğradıklarında, üstün gelmek için aralarında yardımlaşırlar.
Şûrâ سُورَةُ الشُّورَىٰ · 39
Arapça metin
وَٱلَّذِينَ إِذَآ أَصَابَهُمُ ٱلْبَغْىُ هُمْ يَنتَصِرُونَ
Okunuşu
vellezîne izâ esâbehümülbagyü hüm yentesirûn.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Bir haksızlığa uğradıkları zaman, yardımlaşırlar.
Ve bir zulme uğradıkları zaman haddi aşmaksızın birbirlerine yardım ederek karşı duranlara.
Tefsir
Bireylerinin çoğu, başta inanç alanı olmak üzere birçok konuda bağnaz bir tutum sergiledikleri ve karanlık bir zihniyeti temsil ettikleri için Câhiliye toplumu olarak nitelenen sosyal yapıda köklü bir değişim meydana getirerek insanlık için örnek bir nesil ortaya çıkarmayı hedefleyen Kur’an, bu âyetlerde, daha Mekke…
Şûrâ 36-39. ayetlerin tam tefsirini okuyun<i>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 753-754</i>
Şûrâ suresi 39. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Şûrâ suresinde yer alır. Bu sayfada Şûrâ 39. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Şûrâ suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 53 ayetten oluşur.
Meali: "Bir haksızlığa uğradıklarında, üstün gelmek için aralarında yardımlaşırlar."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Şûrâ suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Şûrâ suresi 39. ayetin meali (anlamı) nedir?
Bir haksızlığa uğradıklarında, üstün gelmek için aralarında yardımlaşırlar.
Şûrâ 39. ayetin okunuşu nasıldır?
vellezîne izâ esâbehümülbagyü hüm yentesirûn. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Şûrâ suresi kaç ayettir?
Şûrâ suresi toplam 53 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Şûrâ suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Şûrâ suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Şûrâ 39. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
فَدَعَا رَبَّهُۥٓ أَنَّ هَٰٓؤُلَآءِ قَوْمٌۭ مُّجْرِمُونَ
Bunlar, suçlu bir millet olduğu için, Rabbine yardım etmesi için yalvardı.
وَإِن كَادُوا۟ لَيَفْتِنُونَكَ عَنِ ٱلَّذِىٓ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ لِتَفْتَرِىَ عَلَيْنَا غَيْرَهُۥ ۖ وَإِذًۭا لَّٱتَّخَذُوكَ خَلِيلًۭا
Seni, sana vahyettiğimizden ayırıp başka bir şeyi Bize karşı uydurman için uğraşırlar. O zaman seni dost edinirler.
وَوَقَعَ ٱلْقَوْلُ عَلَيْهِم بِمَا ظَلَمُوا۟ فَهُمْ لَا يَنطِقُونَ
Haksızlıklarından ötürü, söylenilen söz başlarına gelir. Artık konuşamaz olurlar.
بَيْنَهُمَا بَرْزَخٌۭ لَّا يَبْغِيَانِ
Aralarında bir engel vardır; birbirinin sınırını aşamazlar.
وَأَخَذَ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ ٱلصَّيْحَةُ فَأَصْبَحُوا۟ فِى دِيَٰرِهِمْ جَٰثِمِينَ
Haksızlık yapanları bir çığlık tuttu, oldukları yerde diz üstü çöküverdiler.
وَيَخِرُّونَ لِلْأَذْقَانِ يَبْكُونَ وَيَزِيدُهُمْ خُشُوعًۭا ۩
Ağlayarak yüz üstü yere kapanırlar; bu, onların gönüllerindeki saygıyı artırır.