Senin hayatına and olsun ki, onlar sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.
Hicr سُورَةُ الحِجۡرِ · 72
Arapça metin
لَعَمْرُكَ إِنَّهُمْ لَفِى سَكْرَتِهِمْ يَعْمَهُونَ
Okunuşu
le'amruke innehüm lefî sekratihim ya'mehûn.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
(Resulüm!) Hayatın hakkı için onlar, sarhoşlukları içinde bocalıyorlardı.
Ömrün hakkı için onlar, gafletten adeta sarhoştular, gaflet içinde şaşkın bir haldeydiler.
Tefsir
Kentin ahlâksız halkı, Lût’un konukları olduğunu duyunca –muhtemelen onlara sarkıntılık etmek üzere– geldiklerinde Hz. Lût onların niyetlerini sezdiği için kendilerini uyardı; fakat “Seni el âlemi korumaktan menetmedik mi?” diyerek azgınlıklarında ısrar ettiler. Bu ifadeden anlaşıldığına göre Hz. Lût onları daha önce…
Hicr 67-72. ayetlerin tam tefsirini okuyun\N
Hicr suresi 72. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Hicr suresinde yer alır. Bu sayfada Hicr 72. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Hicr suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 99 ayetten oluşur.
Meali: "Senin hayatına and olsun ki, onlar sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Hicr suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Hicr suresi 72. ayetin meali (anlamı) nedir?
Senin hayatına and olsun ki, onlar sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.
Hicr 72. ayetin okunuşu nasıldır?
le'amruke innehüm lefî sekratihim ya'mehûn. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Hicr suresi kaç ayettir?
Hicr suresi toplam 99 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Hicr suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Hicr suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Hicr 72. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
فَهُمْ عَلَىٰٓ ءَاثَٰرِهِمْ يُهْرَعُونَ
Öyleyken yine de onların izlerinden kovalanırcasına koşturuyorlardı.
۞ وَلَوْ رَحِمْنَٰهُمْ وَكَشَفْنَا مَا بِهِم مِّن ضُرٍّۢ لَّلَجُّوا۟ فِى طُغْيَٰنِهِمْ يَعْمَهُونَ
Biz onlara acısak ve başlarındaki sıkıntıyı gidersek bile, azgınlıkları içinde bocalayıp kalırlar.
ٱللَّهُ يَسْتَهْزِئُ بِهِمْ وَيَمُدُّهُمْ فِى طُغْيَٰنِهِمْ يَعْمَهُونَ
Onlarla Allah alay eder ve taşkınlıkları içinde bocalar durumda bırakır.
يُجَٰدِلُونَكَ فِى ٱلْحَقِّ بَعْدَمَا تَبَيَّنَ كَأَنَّمَا يُسَاقُونَ إِلَى ٱلْمَوْتِ وَهُمْ يَنظُرُونَ
Sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi, gerçek ortaya çıktıktan sonra bile seninle tartışıyorlardı.
كُلُوا۟ وَتَمَتَّعُوا۟ قَلِيلًا إِنَّكُم مُّجْرِمُونَ
Yiyiniz, biraz zevkleniniz bakalım, doğrusu sizler suçlularsınız.
فَأَعْرِضْ عَنْهُمْ وَٱنتَظِرْ إِنَّهُم مُّنتَظِرُونَ
Onları bırak, bekle; zaten onlar da senin akıbetini beklemektedirler.