Doğrusu suçlular sapıklık ve çılgınlık içindedirler.
Kamer سُورَةُ القَمَرِ · 47
Arapça metin
إِنَّ ٱلْمُجْرِمِينَ فِى ضَلَٰلٍۢ وَسُعُرٍۢ
Okunuşu
innelmücrimîne fî dalâliv vesü'ur.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Şüphesiz suçlular sapıklık ve çılgınlık içindedirler.
Şüphe yok ki suçlular, sapıklık içinde ve yakıp kavuran ateşlerdedir.
Tefsir
Vahiy ile bildirilenleri inkâr etme tavrını inatla sürdüren toplumlardan örnekler verildikten sonra bu âyetlerde, inkârcılıkta öncekilere benzeyen Kur’an’ın muhataplarına çarpıcı sorular yöneltilmektedir: Siz onlardan daha mı iyisiniz? Sizin sorumluluktan istisna edildiğinize dair ilâhî kitaplarda özel bir hüküm veya…
Kamer 43-48. ayetlerin tam tefsirini okuyun<i>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 192-193</i>
Kamer suresi 47. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Kamer suresinde yer alır. Bu sayfada Kamer 47. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Kamer suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 55 ayetten oluşur.
Meali: "Doğrusu suçlular sapıklık ve çılgınlık içindedirler."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Kamer suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Kamer suresi 47. ayetin meali (anlamı) nedir?
Doğrusu suçlular sapıklık ve çılgınlık içindedirler.
Kamer 47. ayetin okunuşu nasıldır?
innelmücrimîne fî dalâliv vesü'ur. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Kamer suresi kaç ayettir?
Kamer suresi toplam 55 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Kamer suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Kamer suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Kamer 47. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
إِنَّ ٱلْمُجْرِمِينَ فِى عَذَابِ جَهَنَّمَ خَٰلِدُونَ
Doğrusu suçlular, temelli kalacakları cehennemin azabı içindedirler.
أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ ٱشْتَرَوُا۟ ٱلضَّلَٰلَةَ بِٱلْهُدَىٰ وَٱلْعَذَابَ بِٱلْمَغْفِرَةِ ۚ فَمَآ أَصْبَرَهُمْ عَلَى ٱلنَّارِ
Onlar doğruluk yerine sapıklığı, mağfiret yerine azabı alanlardır.
إِنَّا كَذَٰلِكَ نَفْعَلُ بِٱلْمُجْرِمِينَ
Doğrusu suçlulara böyle yaparız.
نَاصِيَةٍۢ كَٰذِبَةٍ خَاطِئَةٍۢ
Yalancı ve günahkar perçeminden cehenneme sürükleriz.
إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى ظِلَٰلٍۢ وَعُيُونٍۢ
Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanlar, elbette gölgeliklerde ve pınar başlarındadırlar.
وَيَوْمَ تَقُومُ ٱلسَّاعَةُ يُبْلِسُ ٱلْمُجْرِمُونَ
Kıyamet koptuğu gün suçlular umutsuz kalıverirler.