Doğrusu biz onu yeryüzüne yerleştirmiş ve her şeyin yolunu ona öğretmiştik.
Kehf سُورَةُ الكَهۡفِ · 84
Arapça metin
إِنَّا مَكَّنَّا لَهُۥ فِى ٱلْأَرْضِ وَءَاتَيْنَٰهُ مِن كُلِّ شَىْءٍۢ سَبَبًۭا
Okunuşu
innâ mekkennâ lehû fil'ardi veâteynâhü min külli şey'in sebebâ.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Gerçekten biz onu yeryüzünde iktidar ve kudret sahibi kıldık, ona (muhtaç olduğu) her şey için bir sebep (bir vasıta ve yol) verdik.
Biz, gerçekten de onu yeryüzünde yerleştirip yüceltmiştik, her şeyin yolunayoradamına ait ne bilgi varsa vermiştik ona.
Tefsir
\N
Kehf suresi 84. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Kehf suresinde yer alır. Bu sayfada Kehf 84. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Kehf suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 110 ayetten oluşur.
Meali: "Doğrusu biz onu yeryüzüne yerleştirmiş ve her şeyin yolunu ona öğretmiştik."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Kehf suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Kehf suresi 84. ayetin meali (anlamı) nedir?
Doğrusu biz onu yeryüzüne yerleştirmiş ve her şeyin yolunu ona öğretmiştik.
Kehf 84. ayetin okunuşu nasıldır?
innâ mekkennâ lehû fil'ardi veâteynâhü min külli şey'in sebebâ. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Kehf suresi kaç ayettir?
Kehf suresi toplam 110 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Kehf suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Kehf suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Kehf 84. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
ثُمَّ جَعَلْنَٰهُ نُطْفَةًۭ فِى قَرَارٍۢ مَّكِينٍۢ
Sonra onu nutfe halinde sağlam bir yere yerleştirdik.
وَٱلَّذِى قَدَّرَ فَهَدَىٰ
O, her şeyi ölçüyle yapıp doğru yolu göstermiştir.
وَرَفَعْنَٰهُ مَكَانًا عَلِيًّا
Biz onu yüce bir yere yükselttik.
كَذَٰلِكَ وَقَدْ أَحَطْنَا بِمَا لَدَيْهِ خُبْرًۭا
İşte bunun gibi, onun yaptıklarının hepsini baştanbaşa biliyorduk.
وَنَجَّيْنَٰهُ وَلُوطًا إِلَى ٱلْأَرْضِ ٱلَّتِى بَٰرَكْنَا فِيهَا لِلْعَٰلَمِينَ
Onu da, Lut'u da, alemler için kutsal kıldığımız yere ulaştırıp kurtardık.
وَشَدَدْنَا مُلْكَهُۥ وَءَاتَيْنَٰهُ ٱلْحِكْمَةَ وَفَصْلَ ٱلْخِطَابِ
Onun hükümranlığını kuvvetlendirmiştik. Ona hikmet ve kesin hüküm selahiyeti vermiştik.