İşte bunun gibi, onun yaptıklarının hepsini baştanbaşa biliyorduk.
Kehf سُورَةُ الكَهۡفِ · 91
Arapça metin
كَذَٰلِكَ وَقَدْ أَحَطْنَا بِمَا لَدَيْهِ خُبْرًۭا
Okunuşu
kezâlik. vekad ehatnâ bimâ ledeyhi hubrâ.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
İşte böylece onunla ilgili her şeyden haberdardık.
Böyleydi işte bu, gerçekten de nesi var, nesi yoksa bilgimiz hepsine şamildir, hepsinden de haberdarız.
Tefsir
\N
Kehf suresi 91. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Kehf suresinde yer alır. Bu sayfada Kehf 91. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Kehf suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 110 ayetten oluşur.
Meali: "İşte bunun gibi, onun yaptıklarının hepsini baştanbaşa biliyorduk."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Kehf suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Kehf suresi 91. ayetin meali (anlamı) nedir?
İşte bunun gibi, onun yaptıklarının hepsini baştanbaşa biliyorduk.
Kehf 91. ayetin okunuşu nasıldır?
kezâlik. vekad ehatnâ bimâ ledeyhi hubrâ. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Kehf suresi kaç ayettir?
Kehf suresi toplam 110 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Kehf suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Kehf suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Kehf 91. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
۞ وَلَقَدْ ءَاتَيْنَآ إِبْرَٰهِيمَ رُشْدَهُۥ مِن قَبْلُ وَكُنَّا بِهِۦ عَٰلِمِينَ
And olsun ki, daha önce İbrahim'e de akla uygun olanı göstermiştik. Biz onu biliyorduk.
فَـَٔامَنُوا۟ فَمَتَّعْنَٰهُمْ إِلَىٰ حِينٍۢ
Sonunda ona inandılar, bunun üzerine Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.
وَٱلَّذِى قَدَّرَ فَهَدَىٰ
O, her şeyi ölçüyle yapıp doğru yolu göstermiştir.
إِنَّا مَكَّنَّا لَهُۥ فِى ٱلْأَرْضِ وَءَاتَيْنَٰهُ مِن كُلِّ شَىْءٍۢ سَبَبًۭا
Doğrusu biz onu yeryüzüne yerleştirmiş ve her şeyin yolunu ona öğretmiştik.
وَشَدَدْنَا مُلْكَهُۥ وَءَاتَيْنَٰهُ ٱلْحِكْمَةَ وَفَصْلَ ٱلْخِطَابِ
Onun hükümranlığını kuvvetlendirmiştik. Ona hikmet ve kesin hüküm selahiyeti vermiştik.
وَأَزْلَفْنَا ثَمَّ ٱلْءَاخَرِينَ
İşte oraya, geridekileri de yaklaştırdık.