İnananları gördükleri zaman: "Doğrusu bunlar sapık olanlardır" derlerdi.
Mutaffifîn سُورَةُ المُطَفِّفِينَ · 32
Arapça metin
وَإِذَا رَأَوْهُمْ قَالُوٓا۟ إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ لَضَآلُّونَ
Okunuşu
veizâ raevhüm kâlû inne hâülâi ledâllûn.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Müminleri gördüklerinde: "Şüphesiz bunlar sapıtmış" derlerdi.
Ve onları görünce de şüphe yok ki derler bunlar, elbette sapıklar.
Tefsir
Bu kümedeki âyetler dünyada inançlarından dolayı müminlerle alay eden, onları küçümseyen ve yollarının yanlış olduğunu ileri süren inkârcılar hakkında inmiş olup onları kınamakta ve uyarmaktadır. Özellikle 33. âyette Allah tarafından kendilerine müminleri koruyup kollama görevi verilmediğinin belirtilmesi dikkat…
Mutaffifîn 29-36. ayetlerin tam tefsirini okuyun<i>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 581</i>
Mutaffifîn suresi 32. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Mutaffifîn suresinde yer alır. Bu sayfada Mutaffifîn 32. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Mutaffifîn suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 36 ayetten oluşur.
Meali: "İnananları gördükleri zaman: "Doğrusu bunlar sapık olanlardır" derlerdi."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Mutaffifîn suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Mutaffifîn suresi 32. ayetin meali (anlamı) nedir?
İnananları gördükleri zaman: "Doğrusu bunlar sapık olanlardır" derlerdi.
Mutaffifîn 32. ayetin okunuşu nasıldır?
veizâ raevhüm kâlû inne hâülâi ledâllûn. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Mutaffifîn suresi kaç ayettir?
Mutaffifîn suresi toplam 36 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Mutaffifîn suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Mutaffifîn suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Mutaffifîn 32. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
قَالُوٓا۟ إِنَّكُمْ كُنتُمْ تَأْتُونَنَا عَنِ ٱلْيَمِينِ
İleri gelenlerine: "Doğrusu siz bize sureti hakdan görünürdünüz" derler.
فَلَمَّا جَآءَهُمُ ٱلْحَقُّ مِنْ عِندِنَا قَالُوٓا۟ إِنَّ هَٰذَا لَسِحْرٌۭ مُّبِينٌۭ
Gerçek, katımızdan onlara gelince: "Doğrusu bu apaçık bir büyüdür" dediler.
فَلَمَّا جَآءَتْهُمْ ءَايَٰتُنَا مُبْصِرَةًۭ قَالُوا۟ هَٰذَا سِحْرٌۭ مُّبِينٌۭ
Ayetlerimiz gözlerinin önüne serilince: "Bu apaçık bir sihirdir" dediler.
قُلْ سِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَٱنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُجْرِمِينَ
De ki: "Yeryüzünde gezin, suçluların sonunun nasıl olduğuna bir bakın."
يَوْمَ يُسْحَبُونَ فِى ٱلنَّارِ عَلَىٰ وُجُوهِهِمْ ذُوقُوا۟ مَسَّ سَقَرَ
Ateşe yüzüstü sürüldükleri gün, onlara: "Cehennemin dokunan azabını tadın" denir.
ذُوقُوا۟ فِتْنَتَكُمْ هَٰذَا ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تَسْتَعْجِلُونَ
Onlara: "Azabınızı tadın; işte acele beklediğiniz bu idi" denir.