Oysa kendileri, inananlara gözcü olarak gönderilmemişlerdi.
Mutaffifîn سُورَةُ المُطَفِّفِينَ · 33
Arapça metin
وَمَآ أُرْسِلُوا۟ عَلَيْهِمْ حَٰفِظِينَ
Okunuşu
vemâ ürsilû aleyhim hâfizîn.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Halbuki onlar, müminleri denetleyici olarak gönderilmediler.
Ve bunlar, inananların yaptıklarını görüp bellemek için gönderilmediler.
Tefsir
Bu kümedeki âyetler dünyada inançlarından dolayı müminlerle alay eden, onları küçümseyen ve yollarının yanlış olduğunu ileri süren inkârcılar hakkında inmiş olup onları kınamakta ve uyarmaktadır. Özellikle 33. âyette Allah tarafından kendilerine müminleri koruyup kollama görevi verilmediğinin belirtilmesi dikkat…
Mutaffifîn 29-36. ayetlerin tam tefsirini okuyun<i>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 581</i>
Mutaffifîn suresi 33. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Mutaffifîn suresinde yer alır. Bu sayfada Mutaffifîn 33. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Mutaffifîn suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 36 ayetten oluşur.
Meali: "Oysa kendileri, inananlara gözcü olarak gönderilmemişlerdi."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Mutaffifîn suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Mutaffifîn suresi 33. ayetin meali (anlamı) nedir?
Oysa kendileri, inananlara gözcü olarak gönderilmemişlerdi.
Mutaffifîn 33. ayetin okunuşu nasıldır?
vemâ ürsilû aleyhim hâfizîn. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Mutaffifîn suresi kaç ayettir?
Mutaffifîn suresi toplam 36 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Mutaffifîn suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Mutaffifîn suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Mutaffifîn 33. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
لَا يَرْقُبُونَ فِى مُؤْمِنٍ إِلًّۭا وَلَا ذِمَّةًۭ ۚ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُعْتَدُونَ
Onlar hiçbir müminin yakınlık veya ahdini gözetmezler. İşte aşırı gidenler bunlardır.
لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنسٌۭ قَبْلَهُمْ وَلَا جَآنٌّۭ
Onlara daha önce insan da, cin de dokunmamıştır.
إِنَّ ٱلَّذِينَ ٱشْتَرَوُا۟ ٱلْكُفْرَ بِٱلْإِيمَٰنِ لَن يَضُرُّوا۟ ٱللَّهَ شَيْـًۭٔا وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌۭ
İmanı inkar edenler, kendilerine vermiş olduğumuz mühletin sakın kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar.
وَٱلَّذِينَ إِذَا ذُكِّرُوا۟ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِمْ لَمْ يَخِرُّوا۟ عَلَيْهَا صُمًّۭا وَعُمْيَانًۭا
Kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onlara karşı kör ve sağır davranmazlar.
لَا يَسْتَطِيعُونَ نَصْرَهُمْ وَهُمْ لَهُمْ جُندٌۭ مُّحْضَرُونَ
Oysa onlar yardım edemezler, ancak kendileri o tanrılara koruyuculuk için nöbet beklerler.
وَإِن تَدْعُوهُمْ إِلَى ٱلْهُدَىٰ لَا يَسْمَعُوا۟ ۖ وَتَرَىٰهُمْ يَنظُرُونَ إِلَيْكَ وَهُمْ لَا يُبْصِرُونَ
Onları doğru yola çağırırsanız duymazlar. Sana baktıklarını görürsün, oysa görmezler.