"Onun verdiği haberin doğruluğunu bir zaman sonra öğreneceksiniz."
Sâd سُورَةُ صٓ · 88
Arapça metin
وَلَتَعْلَمُنَّ نَبَأَهُۥ بَعْدَ حِينٍۭ
Okunuşu
veleta'lemünne nebeehû ba'de hîn.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Onun verdiği haberin doğruluğunu bir zaman sonra çok iyi öğreneceksiniz.
Onun doğruluğunu, bir müddet sonra mutlaka bilip anlayacaksınız.
Tefsir
Temel gayesi nübüvvetin ispatı olan sûrenin bu son âyetlerinde bu gerçek üzerine son bir defa daha dikkat çekilmekte, Hz. Muhammed’in hak peygamber olduğunun kanıtları onun dilinden ifade edil- mektedir. Buna göre Hz. Peygamber, görevini sürdürmek için muhataplarından kişisel bir çıkar, maddî veya mânevî bir…
Sâd 86-88. ayetlerin tam tefsirini okuyun<i>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 593</i>
Sâd suresi 88. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Sâd suresinde yer alır. Bu sayfada Sâd 88. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Sâd suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 88 ayetten oluşur.
Meali: ""Onun verdiği haberin doğruluğunu bir zaman sonra öğreneceksiniz.""
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Sâd suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Sâd suresi 88. ayetin meali (anlamı) nedir?
"Onun verdiği haberin doğruluğunu bir zaman sonra öğreneceksiniz."
Sâd 88. ayetin okunuşu nasıldır?
veleta'lemünne nebeehû ba'de hîn. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Sâd suresi kaç ayettir?
Sâd suresi toplam 88 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Sâd suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Sâd suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Sâd 88. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
لِّكُلِّ نَبَإٍۢ مُّسْتَقَرٌّۭ ۚ وَسَوْفَ تَعْلَمُونَ
Her haberin gerçekleşeceği bir zaman vardır ki siz onu yakında bileceksiniz.
وَإِنْ أَدْرِى لَعَلَّهُۥ فِتْنَةٌۭ لَّكُمْ وَمَتَٰعٌ إِلَىٰ حِينٍۢ
"Bilmem; belki bu gecikme sizi denemek ve bir süreye kadar geçindirmek içindir."
وَأَهْدِيَكَ إِلَىٰ رَبِّكَ فَتَخْشَىٰ
"Rabbine giden yolu göstereyim ki O'na saygı duyup korkasın."
ثُمَّ لَتَرَوُنَّهَا عَيْنَ ٱلْيَقِينِ
And olsun ki, onu gözünüzle kesin olarak göreceksiniz.
ثُمَّ يُقَالُ هَٰذَا ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ
Sonra da: "yalanlayıp durduğunuz işte budur" denecektir.
قُلْ عَسَىٰٓ أَن يَكُونَ رَدِفَ لَكُم بَعْضُ ٱلَّذِى تَسْتَعْجِلُونَ
De ki: "Acele ettiğiniz şeyin bir kısmı belki hemen başınıza gelir."